Keşfet

10.BÖLÜM:SES

03.17 YANSIYANLAR

II. EVDEKİ DÖRDÜNCÜ SES

Lara koridorun sonuna ulaştığında kapının kapalı olduğunu gördü.

Kapının kolu eski, pirinçten yapılmıştı. Üzerinde parmak izleri vardı.

Kapıya dokunmadı.

Önce kulağını yaklaştırdı.

İçeriden üç ayrı nefes sesi geliyordu.

Biri hızlı ve kesikti.

Biri düzenliydi.

Diğeri…

Lara'nın kendi nefesiydi.

Kendi nefesini duyduğu anda geri çekildi.

Avucunu ağzına kapattı.

Ses kesildi.

İçerideki nefeslerden biri de sustu.

Lara elini indirdi.

Nefes yeniden duyuldu.

Bu kez kapının öbür tarafından bir çocuk konuştu.

“Bizi duyuyor.”

Lara'nın boğazı düğümlendi.

Başka bir ses cevap verdi.

“Henüz değil.”

Ardından üçüncü bir ses geldi.

“Duyuyor. Sadece hatırlamıyor.”

Lara kapıdan uzaklaştı.

Çocuk sesi yeniden konuştu.

“Peki ya dördüncü?”

Sessizlik.

Sonra içeriden bir sandalye sürükleniyormuş gibi bir ses geldi.

Bir kadın fısıldadı.

“Dördüncü hiçbir zaman gitmedi.”

Lara'nın gözleri kapının üzerinde gezindi.

Kapının ortasında, daha önce fark etmediği küçük bir levha vardı.

Üzerinde dört isim yazılıydı.

İlk üçü silinmişti.

Dördüncüsü ise yeni kazınmış gibiydi.

LARA.

Lara levhaya dokundu.

Parmağını geri çektiğinde metalin üzerinde koyu bir iz kaldı.

İsim değişmeye başladı.

Harfler sanki görünmez bir el tarafından siliniyor, yerlerine yenileri yazılıyordu.

Lara gözlerini kırpmadan izledi.

L.

A.

R.

A.

Sonra son harf kayboldu.

Yerine başka bir harf geldi.

M.

Lara'nın nefesi kesildi.

İsim yeniden değişti.

MAVİRA.

Lara geriye sendeledi.

Bu ismi daha önce hiç duymamıştı.

En azından öyle sanıyordu.

Fakat ismi okuduğu anda zihninin derinliklerinde bir şey kıpırdadı.

Bir görüntü.

Beyaz bir oda.

Pencerenin önünde duran küçük bir kız.

Kızın elinde mavi bir kurdele vardı.

Birisi ona arkadan sesleniyordu.

“Mavira, sakın kapıyı açma.”

Görüntü kayboldu.

Lara başını iki yana salladı.

“Mavira…”

İsmi fısıldadığı anda kapının arkasındaki bütün sesler kesildi.

Sonra içeriden üç kez vuruldu.

Tak.

Tak.

Tak.

Lara geri çekildi.

Kapının kolu yavaşça döndü.

Ancak kapı açılmadı.

Ardından bir kâğıdın kapının altından sürüklendiğini gördü.

Kâğıt ayaklarının dibinde durdu.

Lara eğildi.

Üzerinde tek bir cümle vardı.

İsmi hatırladın. Şimdi kimin söylediğini hatırla.

Lara kâğıdı buruşturdu.

“Ben hiçbir şey hatırlamıyorum!”

Kapının arkasından bir çocuk güldü.

“İşte sorun da bu.”

Lara'nın gözleri kapıya kilitlendi.

“Sen kimsin?”

“Bunu bana sormamalısın.”

“Kime sormalıyım?”

Çocuk bir süre sustu.

Sonra kapının arkasından üç kelime duyuldu.

“Bizi doğurana.”

Lara'nın parmakları uyuştu.

“Annem mi?”

“Hayır.”

Lara'nın boğazından güçlükle bir ses çıktı.

“Öyleyse kim?”

Kapının altındaki karanlık çizgi genişledi.

Sanki içerideki ışık söndürülmüş, kapının altına gölge birikmişti.

Çocuk son kez konuştu.

“Bizi birbirinden ayıran kadın.”

Ardından içeriden bir çığlık yükseldi.

Lara irkilerek geriye çekildi.

Çığlık bir anda kesildi.

Kapı sessizleşti.

Lara birkaç saniye boyunca kıpırdayamadı.

Sonra koridorun diğer ucundan ayak sesleri geldi.

Yavaş.

Ağır.

Düzenli.

Lara başını çevirdi.

Sarp, karanlığın içinden yürüyerek geliyordu.

Yüzü solgundu. Gömleğinin yakası dağılmıştı. Sağ elinde küçük, eski bir fotoğraf tutuyordu.

Lara'nın içine bir rahatlama duygusu doğacak oldu.

Ama Sarp ona yaklaştıkça bu duygu yerini şüpheye bıraktı.

Çünkü Sarp'ın gölgesi yoktu.

Lara fotoğrafa baktı.

“Bunu nereden buldun?”

Sarp cevap vermeden fotoğrafı ona uzattı.

Fotoğrafta dört kişi vardı.

İki kadın.

Bir erkek.

Bir çocuk.

Kadınlardan biri Lara'nın annesiydi.

Diğerinin yüzü çizilmişti.

Erkeğin yüzü görünmüyordu.

Çocuğun yüzüyse…

Lara'nın kendi yüzüydü.

Fotoğrafın arkasında bir tarih yazıyordu.

17 Ekim.

Yıl belirtilmemişti.

Altında da el yazısıyla bir cümle vardı:

Dördüncü geldiğinde hiçbirimiz aynı kişi olmayacağız.

Lara başını kaldırdı.

“Sarp, bu ne?”

Sarp'ın gözleri fotoğraftan ayrılmadı.

“Bilmiyorum.”

“Yalan söyleme.”

“Yalan söylemiyorum.”

“Az önce bana her şeyi bildiğini söyledin!”

Sarp'ın çenesi gerildi.

“Ben sana hiçbir zaman her şeyi bildiğimi söylemedim.”

Lara fotoğrafı havaya kaldırdı.

“Öyleyse bunu açıkla!”

Sarp'ın yüzü değişti.

Bir anlığına gözlerinin altında koyu gölgeler belirdi. Ardından bakışları fotoğraftaki silinmiş yüze kaydı.

“Onu görmemeliydin.”

Lara'nın içi buz kesti.

“Yine aynı şey.”

Sarp başını kaldırdı.

“Ne?”

“Burada herkes aynı şeyi söylüyor. Görmemeliydin. Hatırlamamalıydın. Sormamalıydın.”

Lara bir adım yaklaştı.

“Peki, neden?”

Sarp cevap vermedi.

“Benden ne saklıyorsunuz?”

Sessizlik.

Lara'nın sesi titredi.

“Ben gerçekten kimim?”

Sarp gözlerini kapattı.

O an Lara, onun korktuğunu anladı.

Sarp'ın yüzünde daha önce hiç görmediği bir ifade vardı.

Bir insanın kendisinden değil, vereceği cevaptan korkması gibi.

Sarp gözlerini açtı.

“Lara…”

“Konuş.”

“Seninle ilgili bildiğim tek bir şey var.”

“Neymiş?”

Sarp fotoğrafın arkasını çevirdi.

“Bu fotoğraf çekildiğinde…”

Bir an durdu.

“Sen henüz dünyaya gelmemiştin.”

Lara'nın kalbi hızlandı.

“Fotoğraftaki çocuk kim?”

Sarp cevap vermedi.

Lara fotoğrafa yeniden baktı.

Çocuğun yüzü kendisininkiyle aynıydı.

Ama fotoğrafın köşesinde küçük bir ayrıntı vardı.

Çocuğun boynunda bir kolye asılıydı.

Yuvarlak bir kolye.

Üzerinde üç ince çizgi bulunan bir daire.

Bennett mührü.

Lara kolyeye dokunmak için fotoğrafı kendisine yaklaştırdı.

Tam o sırada Sarp'ın eli titredi.

Fotoğraf yere düştü.

Lara eğilmeden önce Sarp onu ayağıyla ters çevirdi.

“Dokunma.”

Lara başını kaldırdı.

“Artık bana emir verme.”

Sarp'ın yüzü sertleşti.

“Bu kez seni korumaya çalışmıyorum.”

Lara dondu.

“Ne?”

Sarp yavaşça geri çekildi.

“Bu kez seni durdurmaya çalışıyorum.”

Koridorun sonundaki kapı kendi kendine açıldı.

İçeriden soğuk hava yayıldı.

Ve karanlığın içinden bir kadın sesi duyuldu.

“Sarp.”

Sarp'ın yüzündeki bütün renk çekildi.

Kadın yeniden seslendi.

“Onu içeri getir.”

Lara'nın gözleri Sarp'a döndü.

“Bu kim?”

Sarp cevap vermedi.

Kadın kapının arkasından son kez konuştu.

“Artık dördüncüyü saklayamayız.”

Sarp başını eğdi.

Lara ilk kez onun gerçekten korktuğunu gördü.

Ve o anda, kapının arkasındaki kişinin kim olduğunu bilmemesine rağmen, içinden korkunç bir düşünce geçti.

Belki de Sarp onu korumuyordu.

Belki de onu bir yere götürmekle görevlendirilmişti.

Belki de bütün bu süre boyunca Lara'nın kaçmasına değil, doğru kapıya ulaşmasına yardım etmişti.

Lara geriye doğru bir adım attı.

Sarp başını kaldırdı.

Bakışları karşılaştı.

“Bana güvenmiyorsun,” dedi Sarp.

Lara'nın sesi neredeyse duyulmayacak kadar kısıktı.

“Güvenebileceğim biri kaldı mı?”

Sarp cevap vermedi.

Çünkü kapının arkasındaki kadın bu kez Lara'nın sesiyle konuşmuştu.

“Hayır.”

🕯️ III. KADININ SAKLADIĞI

Kapı açıldığında Lara ilk olarak kokuyu fark etti.

Eski kitaplar.

Nemli duvarlar.

Uzun zamandır kapalı kalmış bir odanın ağır havası.

Ve bütün bunların arasında, nereden geldiğini çıkaramadığı hafif bir lavanta kokusu.

Oda beklediğinden daha küçüktü.

Duvarlar boyunca raflar uzanıyordu. Raflarda dosyalar, fotoğraflar, sararmış mektuplar ve kapakları numaralandırılmış defterler vardı.

Odanın ortasında bir masa duruyordu.

Masanın üzerinde dört sandalye.

Üçü boştu.

Dördüncüsünde bir kadın oturuyordu.

Yüzü Lara'nın annesine benziyordu.

Ama yalnızca benziyordu.

Kadının saçları daha koyuydu. Gözlerinin çevresinde ince çizgiler vardı. Ellerini masanın üzerinde birleştirmişti.

Lara içeri girdiğinde başını kaldırdı.

“Sonunda.”

Lara kapının yanında durdu.

“Siz kimsiniz?”

Kadın cevap vermek yerine karşısındaki sandalyeyi işaret etti.

“Otur.”

“Önce soruma cevap verin.”

Kadın hafifçe iç çekti.

“Annen de böyleydi.”

Lara'nın çenesi gerildi.

“Annemden bahsetmeyin.”

“Onu tanımıyorsun.”

“Beni büyüten kadını tanıyorum.”

“Büyütmekle tanımak aynı şey değildir.”

Lara'nın parmakları yumruk oldu.

“Beni buraya neden getirdiniz?”

Kadın dosyalardan birini açtı.

İçinden bir fotoğraf çıkardı.

Fotoğrafı masanın üzerinde Lara'ya doğr

Yorumlar

  • Elisa: lara kapının kapalı olması iyi bir şey değil uyan artık
  • Ahmet Gürsoy: lara karanlıkta başka bir ismin ortaya çıkmasına dikkat et
  • Tolga Korkut: sarpın yalan söylüyor gibi durması iyiye işaret değil
  • Gülay: kapının ortasında isimlerin olması beni rahatsız ediyor
  • Fulya Büyük: Bu sırları açıklamadıkça başın dertten kurtulmayacak dikkat et!
  • Duygu Esin Nalçacı: içeriden kötü sesler geliyor kulaklarını kapatma
  • ALİ BİLGİN: Bir görüntünün aniden belirmesi hiç hoş değil lütfen açığa çıkarma