6. BÖLÜM: BENNETT MÜHRÜ
— Ben.
Lara'nın nefesi kesildi.
Ses aynanın içinden gelmişti.
Kendi sesiydi.
Ama değildi.
Aynadaki Lara hâlâ karşısında duruyordu. Gözlerinden yaşlar süzülüyor, dudakları kıpırdamadan Lara'ya bakıyordu.
Gerçek Lara ise birkaç adım geriye çekilmişti.
— Sen kimsin?
Aynadaki görüntü başını yavaşça kaldırdı.
Dudakları hareket etti.
— Bunu gerçekten bilmiyor musun?
Lara'nın kalbi hızlandı.
— Hayır.
Aynadaki Lara gülümsedi.
— Bennett.
O anda odadaki hava değişti.
Gizemli adam bir anda aynanın önüne geçti.
— Yeter.
Aynadaki görüntü ona baktı.
— Sen hâlâ onu koruyabileceğini mi sanıyorsun?
Adamın yüzü gerildi.
Lara ikisinin arasında bakışlarını gezdirdi.
— Siz birbirinizi tanıyorsunuz.
Cevap yoktu.
— Bana cevap verin!
Adam gözlerini kapattı.
Sonunda başını Lara'ya çevirdi.
— Ailenden sana hiçbir şey anlatmadılar mı?
Lara'nın aklına annesi geldi.
Çocukluğundan beri sorduğu sorular...
Eski evin bodrumuna neden girmesinin yasak olduğu...
Annesinin bazı geceler aynaların üzerini neden örttüğü...
Ve her yıl aynı tarihte evde neden bütün ışıkların erkenden kapatıldığı...
Lara'nın sesi kısıldı.
— Hayır.
Adam bir süre sustu.
— O zaman artık öğrenmenin zamanı geldi.
Lara'nın gözleri aynaya kaydı.
— Bennett ne demek?
Adam cevap vermeden önce aynaya baktı.
— Bennett sadece bir soyadı değil.
Bir adım attı.
— Yüzyıllar önce, insanların açıklayamadığı olayların başladığı bir aile vardı. Bennettler.
Lara dikkatle dinliyordu.
— Onlar diğerlerinden farklıydı. Bazıları buna büyü derdi. Bazıları lanet. Bazıları ise Bennettlerin yalnızca insanların göremediği şeyleri görebildiğine inanırdı.
— Peki hangisi doğru?
Adam Lara'ya baktı.
— Hepsi.
Lara'nın yüzü değişti.
Adam devam etti.
— Bennett soyunda nesilden nesile aktarılan bir yetenek vardı. Aynaları yalnızca yansıma olarak görmüyorlardı.
— Peki ne görüyorlardı?
— Hatıraları.
Lara'nın boğazı düğümlendi.
Adam aynayı işaret etti.
— Bir Bennett için ayna bazen geçmişe açılan bir pencereydi. Fakat bir şeyi bilmiyorlardı.
— Neyi?
— Her şeyi görmek, her şeyi geri getirebileceğin anlamına gelmez.
O sırada aynanın yüzeyinde küçük bir dalgalanma oluştu.
Lara istemsizce geri çekildi.
Adam devam etti.
— Yıllar önce Bennettlerden biri aynada birini gördü.
— Kimi?
Adam cevap vermedi.
Lara bekledi.
— Kimi gördü?
— Kendisini.
Lara kaşlarını çattı.
— Bunun neresi garip?
Adamın yüzü ciddileşti.
— Çünkü o kadın, aynada kendisini gördüğü gün henüz doğmamıştı.
Oda sessizliğe gömüldü.
Lara'nın zihni karıştı.
— Bu mümkün değil.
— Bennettler için bazı şeyler mümkün değildir.
Adam aynaya baktı.
— Bazı şeyler ise yalnızca onların başına gelir.
Aynanın içindeki görüntü bir anda değişti.
Bu kez eski bir ev görünüyordu.
Taş duvarlar...
Uzun bir koridor...
Duvarlarda onlarca ayna...
Ve koridorun sonunda tek bir kapı.
Lara görüntüye yaklaştı.
— Burası neresi?
Adam cevap verdi.
— Bennettlerin eski evi.
— Hâlâ duruyor mu?
— Hayır.
— Neden?
Adam sustu.
Lara onun yüzündeki ifadeden bir şeylerin saklandığını anladı.
— Neden?
Adam sonunda konuştu.
— Çünkü o gece evde kimse kalmadı.
Lara'nın gözleri büyüdü.
— Ne oldu?
— Bir ayin yapıldı.
Aynadaki görüntü karardı.
Sonra tekrar açıldı.
Bu kez odanın içinde birkaç kişi vardı.
Yüzleri seçilmiyordu.
Ortada büyük, eski bir ayna bulunuyordu.
Aynanın çevresine mumlar yerleştirilmişti.
Lara fısıldadı:
— Ne yapıyorlar?
— Birini geri getirmeye çalışıyorlardı.
— Kimi?
Adam sustu.
Lara ona döndü.
— Kimi geri getirmeye çalıştılar?
Adamın cevabı çok geç geldi.
— Ölen bir Bennett'i.
Lara'nın yüzü gerildi.
— Ve başardılar mı?
Adam aynaya baktı.
— Hayır.
Bir sessizlik oldu.
— Çünkü geri gelen şey...
Adam cümlesini tamamlamadı.
Lara'nın sesi titredi.
— Neydi?
Aynanın içinden bir fısıltı geldi.
— Ben.
Lara irkildi.
Adam hemen aynaya döndü.
— Sus.
Aynadaki görüntü gülümsedi.
— Benden korkuyorsun.
Adam cevap vermedi.
Lara ona baktı.
— Sen biliyorsun.
— Neyi?
— Aynadaki şeyin ne olduğunu.
Adam gözlerini Lara'dan kaçırdı.
— Bana söyle.
Sessizlik.
— Bana söyle!
Adam sonunda konuştu.
— O gece bir şey geri döndü.
— Ne?
— Bir insanın anıları vardı.
— Ama?
— Bir insan değildi.
Lara'nın içinden soğuk bir ürperti geçti.
Aynadaki görüntü yavaşça Lara'ya yaklaştı.
Camın diğer tarafında olmasına rağmen sanki birkaç santim uzağındaydı.
— Peki benim ailem bunun neresinde?
Adamın yüzü bir anda değişti.
Lara bunu fark etti.
— Annem bu hikâyeyi biliyor, değil mi?
Adam cevap vermedi.
— Annem biliyor.
Sessizlik.
Lara'nın gözleri doldu.
— O yüzden mi aynaları örterdi?
Adam başını kaldırdı.
— Evet.
Lara birkaç saniye hiçbir şey söylemedi.
Sonra aklına başka bir soru geldi.
— Peki neden bana hiçbir şey anlatmadı?
Adamın cevabı kısa oldu.
— Çünkü seni korumaya çalıştı.
Lara acı bir şekilde güldü.
— Beni korumak mı?
Aynayı gösterdi.
— Ben burada ne olduğunu bile bilmiyorum!
Adam cevap vermedi.
— Çocukluğumdan beri neden aynı rüyaları gördüğümü bilmiyorum. Neden her gece 03.17'de uyanmaya başladığımı bilmiyorum. Neden aynada kendimi göremediğimi bilmiyorum.
Bir an durdu.
— Ve şimdi bana Bennett olduğumu söylüyorsun.
Adam başını hafifçe eğdi.
— Tam olarak öyle demedim.
Lara dondu.
— Ne demek istiyorsun?
Adam ona baktı.
— Sen sıradan bir Bennett değilsin.
Aynanın içindeki görüntü bir anda sustu.
Lara'nın sesi fısıltıya dönüştü.
— O zaman neyim?
Adam cevap vermedi.
— Söyle.
Sessizlik.
— NEYİM BEN?
Adamın bakışları Lara'nın bileğine indi.
Lara da bileğine baktı.
Daha önce fark etmediği küçük bir iz vardı.
Dairesel bir sembol.
İçinde üç ince çizgi.
Adam bunu görünce geri çekildi.
— Bu mümkün değil.
Lara bileğini tuttu.
— Ne?
Adamın sesi titredi.
— Mühür.
— Ne mührü?
Adam aynaya baktı.
— Bennett mührü değil.
Lara'nın kalbi hızlandı.
— O zaman ne?
Adam cevap vermedi.
Aynadaki görüntü ilk kez korkmuş gibi göründü.
Sonra aynanın yüzeyinde yeni bir yazı belirdi.
Harfler yavaşça ortaya çıktı:
“ÜÇÜNCÜ ÇOCUK.”
Lara'nın yüzündeki bütün ifade kayboldu.
— Üçüncü çocuk ne demek?
Adam gözlerini kapattı.
— Demek sonunda hatırlamaya başladın.
— Ben hiçbir şey hatırlamıyorum!
— Hatırlıyorsun.
— Hayır!
— Sadece zihnin hatırlamana izin vermiyor.
Lara aynaya baktı.
Görüntü yeniden değişti.
Bir hastane odası.
Bir kadın.
Üç küçük yatak.
İki tanesi dolu.
Üçüncüsü boş.
Lara'nın nefesi kesildi.
Bir kadın sesi duyuldu.
— İki bebeği kurtardık...
Lara'nın gözleri büyüdü.
Ses devam etti.
— Üçüncüyü kurtaramadık.
Lara başını tuttu.
Görüntü bir anda kayboldu.
— Hayır...
Adam ona yaklaşmaya çalıştı.
Lara geri çekildi.
— Hayır!
Aynaya baktı.
— Ben o üçüncü çocuk muyum?
Adam cevap vermedi.
Lara'nın sesi titredi.
— Ben... o gece mi doğdum?
Adam sustu.
— Annem bana neyi saklıyor?
Sessizlik.
— O üçüncü çocuk kimdi?
Adamın yüzünde korku belirdi.
— Lara...
— Kimdi?
Adam cevap vermeden önce aynanın içinden bir ses yükseldi.
Bu kez ses Lara'nın sesi değildi.
Yaşlı bir kadının sesiydi.
— Üçüncü çocuk hiç ölmedi.
Lara'nın gözleri aynaya kilitlendi.
Kadının sesi yeniden duyuldu.
— Sadece aynanın diğer tarafında kaldı.
Aynanın yüzeyi çatlamadı.
Kırılmadı.
Ama içinden karanlık bir gölge yükseldi.
Lara geri çekildi.
Gölge yavaşça bir insan şekline dönüştü.
Yüzü görünmüyordu.
Fakat Lara onu tanıyordu.
Nereden tanıdığını bilmiyordu.
Ama tanıyordu.
Gölge elini aynaya koydu.
Lara istemsizce kendi elini kaldırdı.
Tam dokunacakken gizemli adam bağırdı:
— SAKIN!
Lara durdu.
Adamın yüzündeki korku her şeyi anlatıyordu.
— Ona dokunursan ne olur?
Adam cevap vermedi.
Lara gözlerini aynadan ayırmadan sordu:
— O benim ailemden biri mi?
Sessizlik.
— Annem mi?
Cevap yok.
— Kardeşim mi?
Adam sustu.
Lara son kez sordu:
— Yoksa... ben mi?
Aynadaki gölge başını kaldırdı.
Ve ilk kez yüzü görünmeye başladı.
Lara'nın gözleri büyüdü.
Çünkü aynanın içindeki yüz...
Lara'nın yüzüydü.
Ama daha yaşlıydı.
Ve dudakları yavaşça hareket etti.
— 03.17'de beni uy