Kahraman Çiğdem
Arkadaşlarıyla sokakta oynayan küçük kız yedi yaşında buraya gelmişti ailesiyle annesi türktü lakin babası Avusturalyalıydı babası orada Albaydı ve maalesef gittiği son görevde şehit düşmüştü sonrada kendilerini burada bulmuslardı anneannesi ve dedesinin yanında normalde Avusturalyalı kalabilirlerdi lakinannesi yapamadı o evde anılar doluydu dayanamazdı buraya gelince ilk işleri bir ev tutmak ve yerleşmek olmuştu odası çok güzeldi küçük kızın masmavi tavanda ay yıldız vardı birsürü dekuzeni vardı burada ilk başta konuşmada sıkıntı çekmişti ama şuan kendi dilini unutmuştu bile küçük kız sokakta arkadaslarıyla oynuyordu birden bir çığlık koptu yaslı bi adam bağırıyordu "kaçın kaçın geliyorlar öldürecekler hepimizi kaçın " neden bağırdığını anlayamadı küçük kız neden kaçacaklardı birden gelen seslerle daha da korktu küçük kız gidip saklanacaktı koşarak mahalleden uzaklaştı bilmiyordu ki şerefsizlerin kucağına koştuğunu annesi de yana yakıla kızını arıyordu küçük kız koşarken birden havalandı kulağının dibinden gelen sesle bağırdı "bak bak nereye gidiyorsun fare evlerde ararken kollarımıza bizzat gelmiş " öyle pis kokuyordu ki adam küçük kızın midesi bulanıyordu bir yandan da ağlıyordu "bırak beni bırak babam öldürür sizi babaa" kızın babası hala yaşıyordu ona göre adam ilerlerken bir ses duyuldu "bırak lan kızı şerefsiz " adam döndü kaldı arkasını yavaşça döndü gözleri irileşti türk askeriydi bu "bırakmam asker onunla güzel planlarımız var "
Kücük kız askere "abla nolur kurtar beni ben birşey yapmadım ki nolur iğrenc kokuyor bu adam" asker igrenç kokuyor diyen kıza gülümsedi "merak etme güzelim alacaz seni ondan merak etme sen sadece sakin ol olur mu?" Araya terörist girdi "eeehh yeter be asker bırak beni gideyim bir tane çocuk zaten kimse farketmez yokluğunu hem daha fazla zorlama öldürürüm bak" asker "sana bırak dediysem bırak it sence bende küçücük çocuğu sana bırakacak göz var mı lan " konuşurken de diğer askerin arkadan dolandıgını gördü asker eliyle işaret verdi ve serefsizi kafasından vurdu konuşan asker de hemen küçük kızı aldı kucağına "korkma korkma bak geçti " kızı oradan uzaklastırıp ailesini aramaya başladılar onlara götürmeden de muhabbet ettiler "söyle bakalım küçük ismin ne senin " sorulan soruyla askere baktı kız "Akay benim ismim aslında buradaki ismim Akay gerçek ismin farklı " asker kaslarını çattı "nasıl yani kücük" "benim babam Avustralyalı bende öyleyim aslında adım Adelaide" asker "bildiğimiz Adelaide mi hani şu dağda gezeninden mi ? Biliyor musun o çizgi filmi" kücük kız heyecanla basını salladı "evet evet buraya geldiğimde ilk izlediğim şey oydu benim gibi o hem asker abla sen korkmadın mı hiç o adamdan silah vardı elinde" asker "neden korkayım ki sonuçta iğrenç kokulu adam mide bulandırıcı değil miydi bende seni kurtardım bu yüzden korkamazdım hem bak bakalım burası mı eviniz " asker karşısındaki mavi evi gösterdi küçük kız cevap veremeden içerden bir kadın fırladı "annem annem nerdesin sen kaybettin sandım senide mis kokulum benim " askere döndü kızını kucağına alarak "Allah razı olsun senden çok teşekkürler bir tek kızım var benim sen beni ondan esirgemedin " asker "olur mu öyle şey abla görevimi yaptım ben hem çok tatlı bir kızın var Allah bağışlasın " "sağol kızım sağol" asker vedalasıp giderken Akay "asker abla bende asker olabilir miyim senin gibi hem kücük cocukları da kurtarırım " asker gülümseyip "olursun tabi küçük sen benim gördüğüm en güçlü asker olacaksın bak bir büyü asker abla söyledi dersin " Akay bu sözlerden sonra mutlulukla evine gitti gece ise hayallerle uykuya daldı hayalinde babasının mezarına gidiyordu ve asker olduğunu söylüyordu Akay büyüyecekti ve harika bir asker olacaktı .....
Yorumlar
- İkbal Sürücü: 😢
- İkbal Sürücü: 11.09.2026 başlangıç
- Edanur Kılıç: Yazım yanlışları fazlaca olmuş ve bir dahaki bölüme ayarlayacağım kusura bakmayın lütfen aceleyle yazdım çünkü okuyanlara teşekkürler fikirlerinizi bekliyorumm herkese iyi Geceler:))