Keşfet

🏙️ BÖLÜM 10 – TAKİP BAŞLIYOR

AETHELGARD: İLK ARIZA

🏙️ BÖLÜM 10 – TAKİP BAŞLIYOR

Gece iyice ilerlemişti.

Leoniss eve doğru yürürken yüzüğünün ısındığını hissetti.

Adımları yavaşladı.

Elini cebine attı.

Yüzük normalden daha sıcaktı.

Etrafına baktı.

Sokak sakindi.

Bir dükkânın ışığı hâlâ yanıyordu. Uzaktan birkaç araba geçiyordu.

Ama içindeki huzursuzluk geçmiyordu.

Bir adım daha attı.

Arkasından bir ses geldi.

Tak.

Leoniss durdu.

Ses de kesildi.

Yavaşça arkasını döndü.

Kimse yoktu.

Bir süre bekledi. Sonra tekrar yürümeye başladı.

Bu kez daha hızlıydı.

Köşeyi döndüğünde karşısında iki kişi belirdi.

Leoniss olduğu yerde kaldı.

Üzerlerindeki kıyafetleri hemen tanıdı.

Aethelgard muhafızları.

Muhafızlardan biri elindeki küçük cihazı kaldırdı.

Cihazdan mor bir ışık yayıldı.

Leoniss'in yüzü gerildi.

“Beni buldular.”

Muhafızlardan biri ona doğru yaklaştı.

“Leoniss.”

Leoniss bir adım geri çekildi.

“Beni takip etmeyin.”

“Görevini tamamlamadan bölgeden ayrıldın.”

“Görevimi yapıyorum.”

Diğer muhafız cihazın ekranına baktı.

“Frekans izi burada.”

Leoniss'in aklına hemen Deniz'in dükkânı geldi.

Cihaz.

Harita.

Demek hepsini birbirine bağlamışlardı.

“Deniz'i nereden öğrendiniz?”

Muhafız cevap vermedi.

Leoniss sokağın diğer tarafına baktı.

Üçüncü bir muhafız da oradaydı.

Kaçacak yeri kalmamıştı.

Bir an bekledi.

Sonra koşmaya başladı.

“Dur!”

Arkasından ayak sesleri geldi.

Leoniss dar sokağa girdi.

Hızını artırdı.

Bir kapının önünden geçti.

Sonra diğerini.

Sağa döndü.

Ama birkaç adım sonra durmak zorunda kaldı.

Çıkmaz sokaktı.

“Of…”

Arkasından sesler geliyordu.

“Orada!”

Leoniss duvara baktı.

Tam geri dönecekken gözü eski metal bir kapağa takıldı.

Kapağın üzerinde küçük bir işaret vardı.

Aethelgard işareti.

Elini kapağa uzattı.

Yüzüğü bir anda ısındı.

Metal kapak hafifçe titredi.

Leoniss elini geri çekti.

Kapak kendiliğinden açıldı.

Arkasında dar bir geçit vardı.

Düşünmeye vakti yoktu.

İçeri girdi.

Kapak hemen arkasından kapandı.

Birkaç saniye sonra muhafızlar sokağa ulaştı.

“Burada olmalı.”

Biri etrafına baktı.

“İz kayboldu.”

Diğeri cihazını kontrol etti.

“Bir dakika…”

Ekrana tekrar baktı.

“İz aşağıya gidiyor.”

---

Leoniss karanlık geçitte ilerliyordu.

Duvarlar nemliydi.

Ayaklarının altında eski taşlar vardı.

Nereye çıktığını bilmiyordu.

Ama dışarıdaki muhafızlarla karşılaşmaktan daha iyiydi.

Bir süre sonra ileride hafif bir ışık gördü.

Hızlandı.

Geçidin sonuna geldiğinde küçük bir depoya çıktı.

Kapıyı itti.

Açıldı.

“Sen burada ne yapıyorsun?”

Leoniss irkilip geri çekildi.

Deniz elinde küçük bir fenerle karşısında duruyordu.

“Deniz?”

“İyi misin?”

“Beni takip ediyorlar.”

Deniz'in yüzü ciddileşti.

“Kim?”

“Şimdi anlatamam.”

Dışarıdan metal bir ses geldi.

İkisi de sustu.

Deniz feneri kapattı.

“Bizi buldular mı?”

Leoniss başını hafifçe salladı.

“Yakındalar.”

Deniz etrafa baktı.

Depoda eski kutular, parçalar ve metal raflar vardı.

“Başka çıkış var mı?”

Leoniss cevap vermeden etrafa baktı.

Sonra aklına geldi.

“Cihaz nerede?”

Deniz ona baktı.

“Dükkânda.”

“Oraya dönmemiz gerekiyor.”

Deniz birkaç saniye sustu.

“Şaka yapıyorsun, değil mi?”

“Hayır.”

“Leoniss, dışarıda bizi arıyorlar.”

“Biliyorum.”

Deniz çantasını omzuna aldı.

“Tamam.”

Leoniss şaşkınlıkla baktı.

“Tamam mı?”

“Cihazı orada bırakamayız.”

“Yakalanabiliriz.”

Deniz kapıya doğru ilerledi.

“Zaten başımıza gelenlerden sonra biraz daha şaşırmam.”

Leoniss istemeden gülümsedi.

Tam o sırada dışarıdan bir ses duyuldu.

“Depoyu kontrol edin.”

İkisinin de yüzü değişti.

Deniz hemen kapının yanına geçti.

Leoniss duvarın kenarına çekildi.

Kapı kolu yavaşça aşağı indi.

İkisi de sessizce bekledi.

Tam kapı açılacakken depodaki eski cihazlardan biri çalıştı.

Mavi bir ışık yandı.

Deniz arkasına döndü.

“Bu ne?”

Leoniss'in gözleri cihazın ekranına takıldı.

Ekranda tek bir kelime vardı.

AETHELGARD.

Dışarıdaki muhafız da ışığı gördü.

“İçerideler!”

Kapı hızla açıldı.

Leoniss Deniz'i yana çekti.

Muhafız içeri girdiği sırada Deniz metal rafa çarptı.

Raf devrilip muhafızın önünü kapattı.

“Koş!”

Deniz önden fırladı.

Leoniss hemen arkasından koştu.

Depodan çıktılar.

Arkadaki sesler giderek yükseliyordu.

“Durun!”

“Kaçmalarına izin vermeyin!”

Deniz sokağın sonuna doğru koştu.

Leoniss peşinden gitti.

Bir köşeyi döndüklerinde Deniz durdu.

“Buradan.”

Önlerinde dar bir geçit vardı.

İkisi de içeri girdi.

Leoniss arkasına baktı.

Muhafızlar hâlâ peşlerindeydi.

“Daha ne kadar koşacağız?” diye sordu Deniz, nefes nefese.

Leoniss cevap vermedi.

Dükkâna ulaşmaları gerekiyordu.

Cihaz hâlâ oradaydı.

Ve muhafızlar çok yakındı.