Keşfet

🏙️ BÖLÜM 3 – ZAMANIN DİŞLERİ

AETHELGARD: İLK ARIZA

🏙️ BÖLÜM 3 – ZAMANIN DİŞLERİ

Aethelgard – Yargı Salonu

Yargı Salonu her zamankinden daha sessizdi.

Duvarlarda neon mor ışıklar yanıyor, tavandaki frekans çizgileri ağır ağır hareket ediyordu. Salonun ortasındaki şeffaf platformda Leoniss dizlerinin üzerinde bekliyordu.

Etrafındaki muhafızların mühürleri açıktı.

Ne zaman biraz hareket etse üzerindeki baskıyı hissediyordu.

Başını kaldırıp kürsüye baktı.

Baş Yargıç ona karşısında bir suçlu varmış gibi bakıyordu.

“Leoniss.”

Sesi salonda yankılandı.

“Görev alanından izinsiz ayrıldın. Sana verilen emirlere uymadın ve aşağı dünyaya ait bir frekansın sistemimize ulaşmasına neden oldun.”

Leoniss cevap vermedi.

Yan tarafta ailesi duruyordu.

Babası dimdikti.

Annesi ise gözlerini Leoniss'ten kaçırıyordu.

Abileri de sessizdi.

Leoniss bir süre hepsine baktı.

Kimse onun için konuşmuyordu.

Baş Yargıç elindeki kayda göz attı.

“Bu davranışın sonucunda ailenizin zaman kredisi düşürülecek.”

Leoniss'in gözleri ailesinin kollarındaki Zaman Saatlerine kaydı.

Aethelgard'da bu saatler yalnızca zamanı göstermiyordu. Bir ailenin sahip olduğu yaşam ve enerji miktarı da bu sistem üzerinden takip ediliyordu.

Aileden biri ciddi bir hata yaptığında, bunun bedelini sadece o kişi ödemezdi.

Yargıç başını kaldırdı.

“Karar verildi.”

Salondaki uğultu tamamen kesildi.

“Leoniss'in yaşam süresinden elli yıl düşülecek. Kesilen zaman şehrin ana çekirdeğine aktarılacak.”

Leoniss'in nefesi sıkıştı.

Elli yıl.

Bir başkasının hayatından elli yıl almak belki sistem için yalnızca bir sayıydı.

Ama onun için değildi.

Aethelgard'daki diğer insanlar gibi hücrelerini yenileyemiyordu. Yaşlanmayı durduracak bir gücü de yoktu.

Yargıç sözlerine devam etti.

“Leke Ailesi'nin kredi sınırı da yarıya indirilecek.”

Annesi bir anda öne çıktı.

“Hayır!”

Muhafızlardan biri hemen önüne geçti.

Annesinin sesi titriyordu.

“Lütfen. Ona başka bir ceza verin.”

Leoniss annesine baktı.

Annesini böyle görmek onu şaşırtmıştı.

Ama annesinin korktuğu şeyin ne olduğunu anlayamıyordu.

Kendisi miydi?

Yoksa kaybedecekleri zaman kredisi mi?

Annesi Yargıç'a döndü.

“Onun hiçbir gücü yok. Bunu siz de biliyorsunuz. Bir hata yaptı diye bütün aileyi cezalandırmayın.”

Yargıç kısa bir süre sustu.

Sonra Leoniss'e baktı.

“Gücü olmadığı için zaten sorun çıkarıyor.”

Leoniss dişlerini sıktı.

Babası o sırada öne çıktı.

“Başka bir çözüm var.”

Leoniss ona döndü.

Babası bu kez doğrudan Yargıç'a baktı.

“İnsan dünyasında Deniz adında bir genç var.”

Leoniss'in içi bir anda sıkıştı.

Deniz.

Babası devam etti.

“Elimizdeki kayıtlara göre kullandığı eski bir teknoloji, Aethelgard'ın frekans sistemiyle etkileşime girebiliyor.”

Yargıç kaşlarını çattı.

“Bundan emin misin?”

“Evet.”

Babası sonunda Leoniss'e baktı.

“Leoniss onunla karşılaştı.”

Leoniss hiçbir şey söylemedi.

Yargıç ona döndü.

“Onu bulabilir misin?”

Leoniss şaşırdı.

“Ben mi?”

Babası cevap verdi.

“Sistem seni diğerleri gibi algılamıyor. Seni daha kolay gizleyebilir.”

Leoniss birkaç saniye babasına baktı.

Şimdi anlıyordu.

Yıllardır kendisinde eksik olarak gördükleri şey, ilk kez onların işine yarıyordu.

“Yani beni bunun için kullanacaksınız.”

Babası cevap vermedi.

Yargıç kararını vermişti.

“Görevin nedir?”

Babası konuştu.

“Deniz'i bulacak. Elindeki teknolojiyi alıp Aethelgard'a getirecek.”

Leoniss'in yüzü gerildi.

“Ya vermezse?”

Babası sakin bir şekilde cevap verdi.

“Bir yolunu bulursun.”

Leoniss bunun ne anlama geldiğini anlamıştı.

Başkasının elindeki şeyi almak zorundaydı.

Yargıç tekrar konuştu.

“Görevi kabul edersen elli yıllık cezan kaldırılacak.”

Leoniss cevap vermeden önce ailesine baktı.

Annesi hâlâ endişeli görünüyordu.

Abilerinden biri yere bakıyordu.

Babası ise sanki bütün bunlar onun için yalnızca yapılması gereken bir işmiş gibi sakindi.

Leoniss bir süre düşündü.

Sonunda başını kaldırdı.

“Kabul ediyorum.”

Annesi ona baktı.

Leoniss devam etti.

“Aşağı dünyaya giderim.”

Babası yalnızca başını salladı.

Muhafızlar Leoniss'in kollarındaki mühürleri değiştirmeye başladı.

Kısa bir uyarı sesi duyuldu.

Görev Kilidi aktif olmuştu.

Leoniss koluna baktı.

“Bu da ne?”

Muhafızlardan biri cevap verdi.

“Görevden kaçmanı engelleyecek.”

“Kaçarsam?”

“Mühür devreye girer.”

Leoniss daha fazla soru sormadı.

Ne yapacağını biliyordu.

Muhafızlar enerji alanını kaldırdı.

Leoniss ayağa kalktı.

Bacakları uyuşmuştu. Birkaç saniye olduğu yerde bekledi.

Sonra kapıya doğru yürüdü.

Tam çıkacakken arkasından annesinin sesi geldi.

“Leoniss.”

Durdu.

Annesi ona bakıyordu.

“Sakın başarısız olma.”

Leoniss birkaç saniye cevap vermedi.

Annesinin yüzüne baktı.

Bu cümlede kendisi için bir endişe var mıydı, yoksa yalnızca ailelerinin başına geleceklerden mi korkuyordu, anlayamadı.

Sonunda hiçbir şey söylemeden kapıdan çıktı.

Frekans gemisine doğru yürürken aklında tek bir isim vardı.

Deniz.

Onu bulması gerekiyordu.

Ama bu kez aşağı dünyaya gittiğinde ne yapacağını kendisi bile tam olarak bilmiyordu.

Geminin kapısında bir an durup Aethelgard'a baktı.

Neon mor ışıkların altında şehir yine eskisi gibi görünüyordu.

Kusursuz.

Sessiz.

Uzak.

Leoniss arkasını döndü ve gemiye bindi.

Kapılar kapandı.

Bir süre sonra gemi aşağı dünyaya doğru hareket etti.

Leoniss kolundaki mühüre baktı.

Sonra gözlerini kapattı.

Aklına yine o sokak geldi.

Küçük kız.

Annesi.

Ve eski fotoğraf makinesini tamir etmeye çalışan Deniz.

Bu kez oraya yalnızca bir görev için gitmiyordu.

En azından kendine bunu söyleyemiyordu.

Yorumlar

  • Ötüken Kalemi 00 Kalem: çok haklısın balım yaaa
  • Ötüken Kalemi 00 Kalem: yargıç işte sıkıca çok teşekkür ederim
  • Ötüken Kalemi 00 Kalem: 👏👏 çok teşekkür ederim canım içi
  • Yağmur Erdoğan: Leoniss anlamakta zorlanıyor gibi görünüyor
  • Tarık Duman: @otukenkalem00 başyargıcın tavrı sıkıcıydı
  • Meloş: aile baskısını hissetmesi üzücüydü