2. Bölüm
Polis sirenlerinin çığlıkları geceyi yırtarken Kaan’ın adamları karanlık sokaklara dağılarak gözden kayboldu. Furkan ve Nazar, polis arabalarının kırmızı-mavi ışıkları duvarda akis bulurken ara sokaklara dalarak izlerini hızla kaybettirdi. İkisinin de nefesi kesilmişti. Nazar, Furkan’ın kanayan şakaklarına bakıp gözleri dolarak, "Buradan gitmelisin, benim yüzümden başın belaya girecek," diye fısıldadı. Furkan ise onun omuzlarından tutup gözlerinin içine baktı: "Seni bu halde asla yalnız bırakmam Nazar."
Sığınacak güvenli bir yer bulduklarında Kaan hamlesini geciktirmedi. Nazar’ın telefonuna babası Taner’in numarasından bir video mesaj düştü. Videoda Taner bir sandalyeye bağlanmıştı; arkasında duran Kaan soğuk bir gülümsemeyle ekrana yaklaştı: "24 saatin var Nazar. O zarfı getirmezsen baban bedelini öder." Nazar gözyaşlarına boğulurken Furkan sakin kalmaya çalıştı. Elindeki gizemli anahtarı inceleyen Furkan, üzerindeki ustalıkla işlenmiş sembolleri ve sayıları çözerek anahtarın Galata’daki tarihi bir sahaf dükkanının kasasına ait olduğunu fethetti.
Gece yarısı, kaldıkları odalarda sessizlik çökmüştü. Nazar, Furkan’ı korumak için tek başına Kaan’a gitmeye karar verdi. Furkan uyurken yataktan sessizce kalktı. Ancak kapı gıcırtısına uyanan Furkan, masanın üzerinde "Beni arama, kendini yakma" yazılı notu gördüğü an sokağa fırladı. Nazar, caddede bekleyen Kaan’ın siyah lüks arabasına binmek üzereydi. Furkan çıldırmış gibi koşarak Kaan’ın üzerine atıldı, aralarında sert bir yumruk kavgası başladı. Arabaya kilitlenen Nazar, içeriden çaresizce camlara vurup gözyaşı döküyordu. Kaan’ın adamları Furkan’ı tutup acımasızca döverek yere serdi. Kaan, kanlar içindeki Furkan’a küçümseyen bir bakış atıp arabaya bindi. Siyah camların arkasındaki Nazar’ın ağlayan yüzü, gecenin karanlığında hızla uzaklaşırken sahne karardı.
2. Bölüm sonuu