Keşfet

BÖLÜM 1

ANNEME NASIL KIYDINIZ

Bölüm

1

‘Anne,

arkadaşlarımla buluşmak için dışarıya çıkıyorum’ dedi Ayşe.

   "Tamam, kızım yalnız fazla

oyalanma" dedi annesi, "İlaçlarımı alacağım zaman mutlaka burada ol.

Biliyorsun tek başıma bir iş yapamıyorum"

   “Benim tatlı annem, seni hiç muhtaç eder

miyim?” dedi Ayşe, tatlı bir eda ile.

Annesiyle

konuştuktan çok sevdiği kırmızı ayakkabılarını giydi. Ardından sessizce kapıyı

açtı. Annesini rahatsız etmemek için öyle yavaş hareket ediyordu ki ayak

sesleri bile duyulmuyordu.

Ayşe,

evden çıktıktan sonra arkadaşlarıyla çay içmek için otobüse bindi. Yirmi

dakikalık bir yolculuktan sonra arkadaşlarıyla buluşacağı yere vardı. Onlarla

bir müddet sohbet etti. Onlar sohbet ederken bir çift göz de onları izliyordu.

Hep beraber sohbet etmişler ve vaktin nasıl geçtiğini anlayamamışlardı. Ayşe,

bir ara saatine baktı ‘Eyvah geç kaldım' dedi kendi kendine. Vakit çabuk

ilerlemiş annesinin ilaç saatinin geldiğini fark etmemişti. Bu yüzden

arkadaşlarına:

   "Arkadaşlar, sohbet daldığımızdan eve

geç kaldım. O yüzden kalkmalıyım" dedi ve arkadaşlarıyla vedalaştı. O

vedalaşıp evine giderken onları izleyen göz de onunla beraber gidiyordu.

Acaba

kimdi o adam, niçin arkadaşlarından birini değil de Ayşe'yi izliyordu. O bir

katil miydi? Yoksa bir hırsız mı? Yoksa ondan alacaklı olan birisi miydi? Ama

bu olamazdı. Çünkü onlar hali vakti yerinde olan kişilerdi. Kimseye de borçları

yoktu.

O,

otobüsten indiğinde takip edildiğinin farkına varmış, bu yüzden de adımlarını

hızlandırmıştı. İzini kaybettirmek için elinden geldiği kadar sağa sola girmeye

çalıştıysa da olmuyor, ondan kurtulamıyordu. Bu arada kalbi küt küt atıyor,

elleri ayakları uyuşuyordu.

O,

sokak sokak dolanıp peşinde olanı atlatmaya çalıştıkça o da farklı yönlerden

gidiyor Ayşe'yi buluyordu. Böyle, böyle neredeyse akşam olmuş, yavaş yavaş

gökyüzüne kızıllık çökmüştü. Ondan kurtulmak isterken az kalsın arabanın

altında kalacaktı. Peşindeki kişiden kurtulamayacağını anlayan Ayşe, avazı

çıktığı kadar:

 "İmdat, kurtarın beni, bu adam sürekli

peşimde" diye bağırarak yardım istedi. Bu sesi duyan mahalleli, adamın

peşine düştüler, ama yakalayamadılar.

 Ayşe, peşine takılan sapıktan kurtulduktan

sonra kendini eve zor atmıştı. Eve girdiğinde nefes nefese kalmış, ayrıca

terlemişti. O yüzden de lavaboya gidip elini yüzünü yıkadı. Ardından havluyla

elini yüzünü sildi. Lavaboda işi bittikten sonra mutfağa gitti. Gitmişti,

gitmesine ama aklı halen daha bugünkü olaydaydı. O kimdi ve neden kendisini

takip ediyordu, biraz düşündükten sonra kendi kendine.

    "Yoksa..." dedi kendi kendine.

Ardından "Ama bu olamaz ki, o nerede ben neredeyim" dedi ve kendini

toparlayarak annesinin ilaçlarını aldı.

Mutfakta,

annesinin ilaçlarını aldıktan sonra onun yattığı odaya gitti. Annesi o sıra

uyuyordu. Onun uyuduğunu gören Ayşe, sessizce dışarı çıkacakken annesi:

   "Sen mi geldin kızım" diye

seslendi. Annesinin sesini duyan Ayşe, dışarı çıkmaktan vazgeçip geri döndü.

Annesine şefkatle bakıp, ellerini güzelce öptü ve ilaçlarını içirdi. Ardından

temizliğini yapıp, yatağına yatırdı. Onunla işini bitirdiğinde, annesinin

gözleri yaşarmıştı.

Annesinin

gözlerini yaşardığını gören Ayşe:

   ‘Böyle yapma anne" dedi annesinin

gözyaşlarını silerek.

   "Kızım, analık hakkım sana helal

olsun" dedi annesi kızının ellerinden tutarak "Allah Teâlâ seni her

türlü kötülükten korusun"

   "Âmin, annecim" dedi Ayşe iç

geçirerek "Senin dualarına ihtiyacım var" dedi tedirginlikle. Onun

tedirginliğini hisseden annesi:

    "Ne oldu kızım, neden öyle

tedirginsin?" diye sordu. Annesinin sorusuna sadece "hiiç"

diyerek geçiştirmiş, kafasını yana çevirmişti.

    "Ne demek hiç" dedi annesi kızmış

bir şekilde.

Kendisini

takip eden kişiyi daha fazla saklayamayacağını anlayan Ayşe:

    "Anne, aylardır peşimi bırakmayan biri

var. Onun kim olduğunu şu ana kadar öğrenemedim. Arkadaşlarımdan ayrılıp buraya

geldiğimde bile peşimdeydi’ dedi tedirgin bir şekilde.

    ‘Mademki ondan tedirgin oluyorsun, o zaman

polise gidip şikâyette bulun’ dedi annesi.

   "Çok korkuyorum anne, ya o bana bir şey

yaparsa’ dedi Ayşe, korkak bir ifade ile.

    ‘Korkma kızım, korkarak o tür insanlara

daha çok koz veriyorsun’ dedi annesi, onun korkusunu gidermek için.

   "İyi diyorsun da anne, onun yüzünü bile

görmedim. Sadece sesini duydum" dedi Ayşe.

    "Olsun kızım, sen yine de şikâyetini

bildir" dedi annesi.

Ayşe,

annesinin sözlerinden sonra:

    "Tamam" dedi ve üstünü giymek

için annesinin odasından ayrıldı.

Bütün

hazırlığını yapmış dışarıya çıkmıştı Ayşe. Maksadı polis karakoluna gidip

şikâyette bulunmaktı. Bu maksatla adımlarını hızlı hızlı atıyor, arada bir de

durup sağına soluna bakınıyordu. Sonunda karakola gelmiş, birkaç adım kalmıştı.

Tam karakoldan içeriğe girecekti ki beyaz bir araba yanına yanaştı. Onun

içinden de altmış yaşlarında bir adam indi. O adam iner inmez Ayşe'ye:

    "Bir dakika bakar mısınız?" dedi,

onun karakola girmesini önlemek için. Onun hitabı üzerine Ayşe, önce sağına

soluna baktı. Ardından adama:

   ‘Bayım, bana mı dediniz?" dedi merak

içerisinde.

    "Evet, kızım sana dedim" dedi

adam.

 Adamın cevabı üzerine:

    "Ne istiyorsunuz benden?" diye

sordu Ayşe, tedirgin bir şekilde.

Yorumlar

  • Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim kardeşim 👏👏👏👏
  • Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim kardeşim 👏👏👏👏
  • Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim kardeşim 👏👏👏👏
  • Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim kardeşim 👏👏👏👏
  • Murat Canpolat: Yorumun için teşekkür ederim kardeşim 👏👏👏👏
  • Akduman: Geç kaldığını fark ettin ama yine de çay molası vermişsin
  • Turan Kızılaya: Gerçekten hemen şikayet etmelisin annene güvenmelisin
  • İsmail Keskin: ayşe annene bunu daha iyi anlatmak zorundasın
  • Salih Yıldırım: Neden o kadar panik yapıyorsun bu sadece bir takipçi değil mi?
  • Aylin Okur: arkadaşların böyle bir durumu bilmeden seni gitsin istemezdi