Keşfet

BÖLÜM 3

ANNEME NASIL KIYDINIZ

Ayşe, bu sözlerden sonra yumuşamış gardını indirmişti.

  ‘Peki, öyleyse gelin beni usulünce annemden isteyin’ dedi güler yüzle, ardından da müsaade isteyerek yanlarından ayrıldı.

Mustafa, oldukça mutlu olmuştu. Artık onu anlayacak, alay etmeyecek birisi vardı. Fakat bu mutluluğu sürekli mi olacaktı işte o meçhuldü.

Ayşe, yanlarından ayrılırken fark etmemişti ama onu uzaktan izleyen birileri daha vardı.

O, evlerine yaklaştıkça takip edildiğinin farkına varmış Mustafa’nın kendini takip ettiğini zannetmişti. Bundan dolayı da arkasını dönerek:

  ‘Mustafa’ dedi birkaç kez, ama ne bir ses vardı ne de bir seda. Sanki o ses bir anda durmuştu.

Neydi kendisini takip eden, bir dost muydu düşman mıydı, işte bunu bilemiyordu.

Ayşe, evine geldiği zaman nefes nefese kalmıştı. İçeriye girdiğinde ise gördüğü manzara oldukça korkutucuydu. Evin içi darmadağınıktı.

Gördüğü manzara karşısında şaşıran Ayşe:

  ‘Anne, anne neredesin, bu evin hali ne böyle?’ dedi, endişeli bir şekilde.

  ‘Kızım, kızım oturma odasındayım’ dedi annesi, bunu derken sesi hırıltılı çıkmıştı.

Ayşe, annesinin seslenmesinden sonra adımlarını hızlandırarak annesinin yanına vardı. O sırada annesi yerde cenin pozisyonunda yatıyordu.

  ‘Anne, ne bu hal yoksa hırsız mı girdi?’ dedi Ayşe, annesini yerden kaldırarak.

  ‘Buldular, buldular bizi kızım’ dedi annesi inleyerek.

  ‘Kim, kim buldu bizi’

  ‘Onlar, onlar buldu'

  ‘Onlar kim anne, açıkça konuşsana’

  ‘Kanlılarımız buldu bizi?’

  ‘Ne diyorsun anne ne kanlısı?’

  ‘Kızım, şimdi bunların sırası değil’ dedi annesi, daha sonra halıyı kaldırdı. Halının altında bir kapak vardı. Kapağı sert bir şekilde kaldırarak açtı. Açtığı yerden aşağıya doğru da merdivenler vardı.

  ‘Anne, burası da ne?’

  ‘Kızım, şimdi sırası değil. Çabuk gir şuraya yoksa yakalanacaksın’ dedi ve kızının aşağıya doğru inmesini izledi. Ardından da kapağı kapatıp üzerine de halıyı örttü. Tam düşündüğü gibi az sonra kanlıları çıkagelmişti.

  ‘Nerede o kızın çabuk söyle?’

  ‘Ne kızı, hangi kızdan bahsediyorsun?’ dedi, Ayşe'nin annesi.

  ‘Fatma, bizimle kafa mı buluyorsun?’ dedi kanlılarından Özgür ‘az önce kızını eve girerken gördüm'

  ‘Ne girmesi, siz neden bahsediyorsunuz. Kızım yok, olsa evde olur'

Serkan, diğerlerine evin her tarafını aramalarını söyledikten sonra:

  ‘Onu iki saattir izliyorum. Gencin biriyle buluştuktan sonra buraya geldi ve sen ona kapıyı açtın. Şimdi de hangi kız diyorsun'

  ‘Serkan Efendi, sana kız evde yok dediysem yoktur, anladın mı?’ dedi Ayşe'nin annesi diklenerek.

Serkan’la beraber evin altına üstüne getirdikten sonra:

  ‘Kızı evde bulamadık Serkan abi’ dediler.

Serkan, kızın evde bulunamaması üzerine yaşlı kadının boğazına sarılarak:

  ‘Nerede kızın söyle?’ dedi sinirle ‘sen söylemezsen biz onu bulur gerekeni yaparız’

  ‘Yok dedim işte yok. O geçen yıl vefat etti. Ölen birini mi sizin karşınıza çıkarayım' dedi Ayşe'nin annesi.

Serkan ve yanındakiler yaşlı kadının sözleri üzerine iyice sinirlenerek cam çerçeve ne varsa yere indirdiler.

  ‘Söyle kadın kızın nerede?’ dedi Serkan, burnundan soluyarak ‘kızın evde biliyorum. O kendi rızasıyla ortaya çıkarsa ne ala, yok eğer ben bulursam ikinizin de benden çekeceği var o zaman'

  ‘Yok diyorum anlamıyor musunuz yok. O beni bırakıp sevdiğine kaçtı. O yüzden evlatlıktan reddettim’

Serkan, kadının söyledikleri karşısında deliye döndü. Belinden silahını çıkarıp etrafa rastgele ateş açtı. Daha sonra da silahında kalan son mermiyi yaşlı kadının kafasına doğrulttu.

  ‘Söyle kadın, yoksa seni şuracıkta gebertirim' dedi tehdit edercesine.

  ‘Yok, yok, yok benim öyle bir kızım yok' dedi yaşlı kadın.

  ‘Kızının yerini söylemiyorsun öyle mi?’ dedi Serkan. Ardından da silahında kalan son mermiyi kadının kafasına sıktı.

Kadın oracıkta ölürken Serkan, adamlarına dönerek:

  ‘Kadın öldüğüne göre, burada işimiz bitti. Hem artık kan davası da burada bitmiş oldu.' dedikten sonra adamlarını da toplayıp oracıktan ayrıldı.

Bütün bunlar olurken Ayşe’de olanları duymuştu. İçten içe ağlıyor, kalbi parçalanıyordu. Hele birde annesinin vurulduğunu duyduktan sonra iyice kendinden geçmişti. Sesinin duyulmaması içinde eliyle ağzını kapamıştı. O ancak annesini vuran adamların gittiğinden emin olduktan sonra çıkabilmişti.

  ‘Anne, anne’ dedi kanlar içerisinde yatan annesine sarılarak ‘Beni kime bırakıp gidiyorsun, ne bir akrabam var ne de bir kimsem'

Annesi ona cevap veremezdi. Çünkü o çoktan ölmüştü.

  ‘Anne kalk, bana cevap ver’ dedi yakasından tutup kaldırmaya çalışarak. Annesini kaldırmaya çalıştığından onun kanı üzerine bulaşmış, üstü başı kan içerisinde kalmıştı.

Komşuları patırtı seslerini duymuş, ne olduğunu anlamak için gelmişlerdi ama çok geç kalmışlardı.

  ‘Kızım, ne oldu? Evin hali ne böyle?’ dedi komşusu Serap Hanım.

  ‘Serap teyze annem, annem bana cevap vermiyor. Söyle ona bana cevap versin’ dedi hıçkırarak.Serap'ın eşi İkram, hızlıca giderek Ayşe'nin annesinin nabzını kontrol etti. Ardından da Serap'a dönerek:

  ‘O ölmüş'

  ‘Abla, annem bana niye cevap vermiyor' dedi Ayşe.

  ‘Ayşe, kuzum annen çoktan ölmüş'

  ‘Abla, o bana cevap niye vermiyor’

  ‘Kuzum, annen ölmüş o yüzden kalk bize gidelim’

  ‘Annesi, sen öldün mü? Yok, yok sen ölmedin. Sadece bana şaka yapıyorsun’ dedi Ayşe, garip şekilde hareket ederek.

  ‘Ablam, kendine gel de bize gidelim'

Ayşe, yerde duran bir cam parçasını alarak:

  ‘Anne, bunlar beni götürmek istiyorlar, ama ben seni bırakıp bir yere gidemem ki' gözleri dolu bir şekilde.

  ‘Ayşe, ne diyorsun kız ne annesi, elindeki cam parçası' dedi Serap.

  ‘Annem, bırakmam seni' dedi Ayşe, cam parçasını eliyle sıkarak. Öyle sıkmıştı ki eli kanamıştı.

  ‘Kızım yapma, bak emin kanadı. At o elindeki cam parçasını’

  ‘Bırakmam annemi, o benim annem' dedi cam parçasını iyice yapışarak ‘Annemi bırakıp bir yere gitmiyorum’

  ‘Serap, Ayşe kendinde değil. O yüzden ambulans çağıracağım. Birde polise haber vereyim. Sonuçta ortada bir ceset var' dedi İkram.

  ‘Ne cesedi, kim kim ölmüş' dedi Ayşe gözleri kaymış bir şekilde.

  ‘Acele et İkram, bu kız gittikçe kötüleşiyor' dedi Serap.

Yorumlar

  • Yasin Kaan Bulut: anneye yapılanları ve ayşenin hissettiklerini dile getirmek zor
  • Kadir karasu: Keşke annesinin yanına gitmeden önce dikkat etseydi
  • Erdem Sönmez: ayşe annene ne oldu böyle Kendine gel artık