🐝ARITÜRK🇹🇷: Dostluk 🫂 4.Bölüm✨️

Tamer, Tarık’ın balı nasıl fırlattığına bir türlü anlam veremiyordu. Şaşkınlık içinde Tarık’ın yanına gittiğinde, Tarık ona ciddi bir ifadeyle bakarak söze başladı:
"Burada olanları kimseye anlatmayacaksın! Bu ikimizin arasında bir sır olarak kalacak. Ne Türkan’a ne de Mehmet’e, tamam mı?"
Tamer, hala gördüklerinin etkisindeydi. "Peki!" dedi merakla. "Ama Tarık, sen onu nasıl yaptın kanka? Elinle balı nasıl fırlattın?"
"Otur önce bir hele, olayı sana en başından anlatacağım."
Tamer hemen olduğu yere çöktü. "Tamam, anlat hadi."
"Şimdi, siz beni arılar soksun diye o fabrikaya kapatmıştınız ya... Orada deney mağduru arılardan biri kaçmayı başarmış. O arının iğnesindeki DNA benim genlerimi değiştirdi ve bana süper güçler verdi. İşte ne bileyim; uçmak olsun, bal fırlatmak olsun ve daha nice özel güçler..."
Tamer’in gözleri parladı: "Yani sen Arı Adam oldun! Seni soktu ve sen süper kahraman oldun! İnanılmaz...”?"
"Evet, Arı Adam... Ama bir tek kostümüm eksik," diyen Tarık, Tamer ile birlikte kahkahayı patlattı. Dağın başında sesleri yankılanıyordu.
Tamer merakla sordu: "Peki seni hangi arı soktu Tarık, bunu biliyor musun?"
"Bilmiyorum kardeşim, cinsini falan bilmiyorum."
"Bunu öğrenmemiz lazım kanka. O bilim adamının yanına gidelim, ona soralım."
"Tamamdır, gidelim."
Tarık ve Tamer, vakit kaybetmeden bilim adamının olduğu fabrikaya gitmeye karar verdiler. Uzun bir yolun ardından vardıklarında, bilim adamı yine deney masasının başında arıların DNA'larını inceliyordu. Tarık usulca söze girdi:
"Efendim merhaba! Biz size bir şey soracaktık da..."
Bilim adamı tok bir ses tonuyla, "Buyurun, sorun bakalım," dedi.
"Efendim, geçen gün arkadaşlarım şaka niyetine beni buraya kapatmışlardı ya... O sırada beni bir arı sokuverdi. Cinsi nedir acaba, çok merak ettik de?"
Bilim adamı uzunca bir "of" çektikten sonra konuşmaya başladı: "Seni kraliçe arı soktu. DNA’sı değiştirildiği için bizim en önemli arılarımızdan biriydi. Ama maalesef seni soktuktan sonra öldü; sanırım senin kanındaki bir şeyden dolayı..."
Tarık bunu duyunca ağlamaklı bir ifadeye büründü: "Ne? Öldü mü? Benim yüzümden mi yani?"
"Zaten vadesi yetmişti de ölmüş, canını sıkma. Arılar, kraliçeleri ölünce kendilerine hemen yeni bir kraliçe seçerler zaten," dedi bilim adamı Faruk.
Faruk; 40 yaşında, siyah saçlı, kirli sakallı ve orta boylu bir adamdı. Tarık, "Oh, çok şükür... Ölümüne sebep olmadığım için rahatladım," derken Faruk sözünü keserek devam etti:
"Aslında sen sebep oldun ama dediğim gibi, süresi dolmuştu zaten. O arı çok özeldi; hem kraliçeydi hem de DNA işlemleri pozitif sonuçlanmıştı. Ona insani duygular yüklemiştik biz."
Tamer merakla araya girdi: "İnsani duygular derken?"
"Yani aşık olabilme, konuşabilme gibi... Daha birçok duygu yükleyecektik ama Tarık arkadaşımız sayesinde o iş çöp oldu. Şimdi yeni arılar üzerine DNA işlemesi yapıyoruz."
"Anladım," diyen Tarık daha fazla dayanamadı ve ölen kraliçe arı için sessizce gözyaşı döktü. Gözlerindeki yaşları silip konuşmaya hazırlanırken Tamer pat diye sordu:
"Ne yani, şimdi Tarık 'Kral Arı' mı oldu?"
Bilim adamı Faruk şaşkınlıkla, "Ne diyorsun evladım, anlamıyorum?" dedi.
Tarık hemen araya girdi: "Boş verin efendim, saçmaladı yine bizim Tamer işte!"
Tarık, fısıltıyla konuşarak Tamer’in koluna sert bir çimdik attı: "Sussana oğlum! Ne saçmalıyorsun? Oldu olacak bir de bal fırlattığımı söyle bari!"
"Efendim, anlamadım? Bana bir şey mi söylediniz evladım?" diye sordu Faruk.
"Yok yok! Neyse, biz gidelim artık. Kolay gelsin."
"Peki, siz bilirsiniz."
Tarık ve Tamer, Mavi Dağ’a, "sarı fırtınaların" olduğu yere doğru geri dönmeye başladılar. Dağa vardıklarında Tamer hala heyecanlıydı:
"Oğlum seni kraliçe arı sokmuş ya, ne şanslısın be! Keşke beni soksaydı."
"Nasip işi oğlum bu işler. Seni soksaydı belki de şu an hayatta olmazdın."
Tamer gururlu bir ses tonuyla, "Seni soktu ve sen süper kahraman oldun! İnanılmaz gibi..." dedi. "Neyse, gel sana bir ad bulalım ve şu özel güçleri denemeye başlayalım şu dağ başında."
"Hmmm... Ne olsun, ne olsun... Hah, buldum! Arı Adam nasıl?"
Tarık yüzünü buruşturdu: "Cık, beğenmedim. Daha özgün bir şeyler olsun oğlum, bizi anlatsın."
"O zaman Arımen olsun?"
"Daha özgün olsun dedik ya Tamer!"
Tamer bir süre düşündü ve heyecanla bağırdı: "O zaman 'ARITÜRK' olsun! Senin soyadın Aktürk'ün 'Türk'ü, arının da 'Arı'sı... Ne güzel olur!"
Tarık’ın gözleri parladı: "Hah! İşte bu oldu! 'ARITÜRK'... Yakıştı ha!"
Ve böylece süper kahramanımızın bir ismi olmuştu: ARITÜRK. Tarık, yeni ismiyle birlikte süper güçlerini keşfetmek için ilk antrenmanlarına o ıssız dağ başında başladı.