Keşfet

13.BÖLÜM: GEÇMİŞTEN GEÇİT

AŞK HIZ VE GÜÇ

Yahudi aklı onu kitaplarda çok abiler

Gece, şehrin ışıklarının bittiği yerde başlıyordu.

Uçurumun kenarındaki geniş alana onlarca insan toplanmıştı. Farlar karanlığı yarıyor, motor sesleri kayalıkların arasında yankılanıyordu. Birkaç metre ileride, yolun devamını görmek neredeyse imkânsızdı.

Virajın hemen yanında uçurum vardı.

Arabalar yan yana dizilmişti.

Ateş direksiyonun başında otururken parmaklarını direksiyonun üzerinde bir kez sıktı. Yan koltuktaki Arya ona baktı.

— Bu yarışın sonunda hâlâ hayatta olursan sana söyleyeceklerim var.

Ateş başını çevirip kısa bir bakış attı.

— Yarış başlamadan tehdit mi ediyorsun?

Arya kollarını bağladı.

— Tehdit değil. Uyarı.

Ateş gülümsedi.

Kalabalığın önüne genç bir kadın çıktı. Elindeki bayrağı iki eliyle tuttu. Motor sesleri yükseldi.

Bir anda herkes sustu.

Bayrak havaya kalktı.

Bir saniye.

İki saniye.

Sonra aşağı indi.

Motorlar aynı anda haykırdı.

Arabalar çizgiden fırladı.

Arya’nın gözleri Ateş’in arabasını takip ederken kalabalığın bağırışları geceyi doldurdu.

İlk virajda araçlar birbirine yaklaştı. İkinci virajda aralarındaki mesafe açıldı. Ateş öndeki iki aracın arasındaki boşluğu kapattı.

Arya farkında olmadan bir adım öne çıktı.

— Hadi...

Ateş’in arabası karanlığın içinde küçülürken geride yalnızca kırmızı stop lambaları kaldı.

Ve uzaktan ilk kez Gasolina şarkısının ritmi duyuldu.

A ella le gusta la gasolina (dame mas gasolina!!)

Como le encanta la gasolina (dame mas gasolina!!)

A ella le gusta la gasolina (dame mas gasolina!!)

Como le encanta la gasolina (dame mas gasolina!!)

Yol yükseldikçe kalabalığın sesi geride kaldı.

Ateş önündeki araçla arasındaki mesafeyi kapatmıştı. Birkaç saniye sonra yan yana geldiler.

Son viraj görünüyordu.

Uçurumun hemen yanında kıvrılan o karanlık yol...

Ateş’in bakışları yola kilitlendi.

Bir anlık hata.

Arabanın dengesi bozuldu.

Arya uzaktan bunu gördüğü anda nefesi kesildi.

— Ateş!

Ateş direksiyona asıldı.

Arabanın bir kısmı yolun dışına taştı.

Kayalıkların üzerinden küçük taşlar aşağı yuvarlandı.

Bir saniyeliğine herkes sustu.

Ateş’in arabası yeniden yola döndüğünde kalabalıktan büyük bir çığlık yükseldi.

Ama yarış bitmemişti.

Tam arkasından gelen ilk araba aynı noktaya geldi.

Ardından ikinci.

Sonra üçüncü.

Üç aracın da yarış dışı kaldığı an ortalık karıştı.

Arya’nın yüzündeki renk çekildi.

— Hayır...

Ateş ise durmadı.

Yarışın son bölümünde geriye kalan araçlarla yeniden kıyasıya mücadeleye girdi.

Gasolina'nın ritmi hâlâ gecenin üzerinde yankılanıyordu.

Son düzlük göründü.

İki araç yan yana ilerledi.

Arya ellerini birbirine kenetledi.

— Hadi Ateş...

Bitiş çizgisi yaklaştı.

İki araç neredeyse aynı anda çizgiyi geçti.

Sonuç ekranda belirdi.

Ateş — 1 milimetre farkla birinci.

Kalabalık ayağa kalktı.

Ateş arabasından indiği anda kimseye bakmadı.

Doğrudan Arya’ya koştu.

Ateş Arya’nın karşısında durdu.

Arya birkaç saniye hiçbir şey söylemedi.

Sonra elini kaldırdı.

Şak!

Ateş’in yüzü yana döndü.

— Ölebilirdin!

Ateş tekrar ona baktı.

Arya’nın gözleri dolmuştu.

— Bir daha böyle bir şey yaparsan...

Cümlesini tamamlayamadı.

Bir an sonra ona sarıldı.

— Gerçekten ölebilirdin.

Ateş’in yüzündeki gülümseme yavaşça kayboldu.

— Ama ölmedim.

Arya geri çekildi.

— Şu anda bunu söyleyebiliyor olman şans.

Tam o sırada arkadan bir ses geldi.

— Arya!

Arya başını çevirdi.

— Efendim?

Arkadaşı elini kaldırıp ona doğru işaret etti.

— Bir saniye buraya gelsene!

Arya birkaç adım uzaklaştı.

— Ne oldu?

Arkadaşının yüzündeki garip gülümsemeyi görünce kaşlarını çattı.

— Neden öyle bakıyorsun?

O sırada arkasında bir hareketlilik başladı.

Ateş, arabasının yanına dönmüştü.

Bagaj kapağı yavaşça açıldı.

Arya hâlâ arkasına bakmıyordu.

Hoparlörlerden “Teklif Ediyorum — Benimle Evlenir misin?” şarkısı yükseldi.

Teklif veriyorum, benimle evlenir yanlış mı?

Çok sonunda, son kararım, kendimden eminim

teklif veriyorum, benimle evlenir yanlış mı?

Çok düşündük, son kararım, kendimden eminim

Arya kaşlarını çattı.

Gel "evet" de, mutlu paketler, bir yuvada buluşalım

Seni benim için, beni senin için yaratmış güzel Allah'ım

Gel "evet" de, mutlu ayır, bir yuvada buluşalım

Seni benim için, beni senin için yaratmış güzel Allah'ım

— Bu da ne?

Arkadaşı gülmemek için dudaklarını birbirine bastırdı.

Bagaj tamamen açıldı.

İçeriden büyük bir poster yükseldi.

Üzerinde kocaman harflerle:

BENİMLE EVLENİR MİSİN ARYAM?

Arya’nın yüzündeki ifade bir anda değişti.

Gözleri postere kilitlendi.

Dudakları aralandı.

— Bu...

Yavaşça arkasını döndü.

Ateş tam karşısındaydı.

Tek dizinin üzerinde duruyordu.

Elinde küçük bir kutu vardı.

Arya birkaç saniye boyunca hiçbir şey söylemedi.

Az önceki yarışın bütün görüntüleri gözlerinin önünden geçti.

Uçurum.

O son viraj.

Ardından Ateş’in yüzü.

Arya başını iki yana salladı.

— Salak...

Ateş’in yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.

Arya gözlerini sildi.

— Biraz önce ölümden döndün.

Kalabalıktan birkaç kişi gülmeye başladı.

Ateş kutuyu açtı.

Arya ona doğru bir adım attı.

— Bütün bunları bunun için mi yaptın?

Ateş cevap vermeden elini ona uzattı.

Arya birkaç saniye yüzüne baktı.

Sonra elini tuttu.

— Evet.

Ateş’in bakışları değişti.

Arya gülümsedi.

— Evet.

Kalabalıktan yükselen alkışlar geceyi doldurdu.

Ateş ayağa kalktı.

Arya onun elini tuttu.

Ve o gece, herkes yarışın sonucunu konuşurken Arya’nın aklında yalnızca tek bir şey kaldı:

Bir milimetreyle kazanılan bir yarış...

ve bütün hayatını değiştirecek tek bir “evet.”