3.BÖLÜM: GEÇMİŞİN İZLERİ
Timur-Firuze-Kemal
Yıllar önce...
Bazı karşılaşmalar yıllar sonra gerçekleşmezdi; bazıları insanın geçmişini yanında taşıdığı sürece hiç bitmezdi. Firuze Valentini bunu, o akşam kapısının zilini duyduğunda henüz bilmiyordu. Evin içinde ağır bir sessizlik vardı. Dışarıda başlayan yağmur, büyük camlara aralıklarla vuruyor, bahçedeki ağaçların yapraklarını rüzgârla birlikte savuruyordu. Firuze salonun penceresinin önünde durmuş, bir eliyle perdeyi hafifçe tutarken diğer elindeki kahvesinden küçük bir yudum almıştı. Timur'un eve gelmesini bekliyordu. Her zamanki gibi saatine bakmış, ardından telefonu eline alıp ondan bir mesaj gelip gelmediğini kontrol etmişti. Tam telefonu sehpanın üzerine bırakırken kapının zili çaldı. Firuze kaşlarını hafifçe çattı. Timur'un bu saatte birini beklediğine dair hiçbir fikri yoktu. Birkaç saniye kapıya doğru bakıp olduğu yerde kaldıktan sonra elbisesinin eteğini düzeltti, saçlarını omzunun arkasına attı ve koridordan ilerleyerek kapıya ulaştı. Eli kapının koluna uzandığında içinde anlamsız bir huzursuzluk belirdi. Kapıyı açtığı anda ise o huzursuzluğun sebebini anlamıştı.
Karşısında duran adamı görür görmez nefesi kesildi. Yıllar değişmişti, şehir değişmişti, hayatları değişmişti ama bazı insanlar değişmiyordu. Kemal Valentine tam karşısında duruyordu. Firuze'nin yıllar önce hayatından çıkardığını sandığı, adını bile düşünmemeye yemin ettiği adamdı. Yüzü eskisinden daha sertti; çenesindeki belirgin çizgiler, gözlerinin çevresindeki hafif yorgunluk ve yılların ona kattığı soğuk ifade onu gençlik yıllarındaki Kemal'den farklı gösteriyordu. Fakat gözleri aynıydı. Firuze o gözleri unutamazdı. Bir zamanlar okul koridorlarında kendisine baktığında kalbinin hızlanmasına sebep olan o bakışlar, şimdi karşısında hiçbir şey olmamış gibi duruyordu. Kemal de onu gördüğü anda birkaç saniye boyunca konuşmadı. Sadece başını hafifçe eğdi, dudaklarının kenarında belli belirsiz bir gülümseme oluştu ve gözlerini Firuze'nin yüzünde gezdirdi. "Firuze," dedi sonunda. Firuze'nin parmakları kapının kenarında istemsizce sıkılaştı. Dudakları aralandı fakat ilk anda hiçbir kelime çıkmadı. "Sen..." diyebildi yalnızca. Kemal hafifçe kaşını kaldırdı. "Beni beklemiyordun sanırım." Firuze gözlerini ondan ayırmadan başını yavaşça salladı. "Burada ne işin var?" diye sordu. Sesinin titrememesine dikkat etmişti. Kemal kısa bir nefes verdi ve bakışlarını onun omzunun üzerinden evin içine çevirdi. "Timur beni davet etti."
Firuze'nin yüzündeki ifade bir anda değişti. Timur. O ismi duyduğu anda kalbinin içinde yıllardır kilitli tuttuğu bir kapı sanki yeniden açılmıştı. Kemal ile Timur'un dost olduğunu biliyordu. Hatta Timur'un Kemal'den ne kadar bahsettiğini, ona ne kadar güvendiğini de biliyordu. Fakat Timur'un en yakın dostu olarak gördüğü adamın, karısının yıllar önceki sevgilisi olduğunu bilmemesi, Firuze'nin içindeki korkuyu daha da büyütüyordu. Birkaç saniye boyunca kapıyı açık tutarak Kemal'e baktıktan sonra istemeyerek bir adım kenara çekildi. "İçeri gel." Kemal başını hafifçe eğerek içeri girdi. Yanından geçtiği sırada Firuze onun parfümünü duydu ve yıllar önce unuttuğunu sandığı bir anı zihninde canlandı. Lise bahçesi, yağmurdan sonra ıslanan taş yollar, Kemal'in elinde tuttuğu siyah mont ve kendisine söylediği sözler... Firuze gözlerini bir an kapattı ve o görüntüyü zihninden kovmaya çalıştı. Kapıyı kapattığında Kemal çoktan salona geçmişti. Duvardaki fotoğraflardan birinin önünde durmuş, Firuze ile Timur'un birlikte çekilmiş fotoğrafına bakıyordu. Fotoğraftaki Firuze gülümsüyordu. Kemal'in yüzündeki ifade ise yavaşça değişti. Firuze bunu fark ettiğinde birkaç adım yaklaşarak, "Ne oldu?" diye sordu. Kemal gözlerini fotoğraftan ayırmadan, "Hiçbir şey," dedi. Ardından başını çevirip ona baktı. "Sadece bazı şeylerin sandığımdan daha farklı olduğunu düşündüm." Firuze'nin kaşları hafifçe çatıldı. "Ne demek istiyorsun?" Kemal bu kez doğrudan gözlerinin içine baktı ve başını hafifçe yana eğdi. "Sen hâlâ çok soru soruyorsun." Firuze istemsizce acı bir tebessüm etti. "Sen de hâlâ soruların cevabını vermekten kaçıyorsun."
Tam o sırada dış kapının açıldığını duydu. Timur'un sesi evin içinde yankılandı. "Firuze?" Firuze'nin yüzündeki ifade bir anda değişti. Kemal ise sanki az önce hiçbir şey olmamış gibi sakinleşti. Timur salona girdiğinde üzerindeki ceketi çıkarıyor, yorgun gözlerle etrafına bakıyordu. Kemal'i gördüğü anda yüzüne büyük bir gülümseme yerleşti. "Kemal!" diyerek arkadaşına doğru ilerledi ve ona sarıldı. "Seni burada görmek ne güzel." Kemal de gülümseyerek Timur'un sırtına hafifçe vurdu. "Ben de seni görmeyeli uzun zaman oldu." Firuze birkaç adım geride onları izliyordu. Timur'un yüzündeki samimi mutluluk, içindeki huzursuzluğu daha da ağırlaştırdı. Çünkü Timur, karşısındaki adamı hayatındaki en güvendiği insanlardan biri olarak görüyordu. Oysa Firuze, Kemal'in kim olduğunu biliyordu. Kemal de Firuze'nin kim olduğunu biliyordu. İkisi de geçmişlerini biliyordu. Ve şimdi o geçmiş, Timur'un evinin içinde, aynı çatı altında yeniden karşı karşıya gelmişti.
Akşam yemeği boyunca Timur eski günlerden bahsetti, Kemal'le birlikte güldü ve yıllardır görmediği dostuyla konuşmanın mutluluğunu yaşadı. Firuze ise çoğunlukla sessizdi. Önündeki tabağa bakıyor, arada bir başını kaldırdığında Kemal'in kendisine baktığını fark ediyordu. Her defasında bakışlarını başka yöne çeviriyordu. Bir keresinde Kemal'in bakışlarıyla doğrudan karşılaştığında adamın dudaklarının kenarı hafifçe kıvrıldı. Firuze hemen elindeki bardağına uzandı. Parmaklarının titremesini gizlemeye çalışıyordu. Timur hiçbir şey fark etmedi. Çünkü Timur'un gözünde o gece sadece en yakın dostu ve eşi aynı masadaydı. Geçmişten gelen hiçbir sırın o masaya oturduğundan haberi yoktu. Yemek bittikten sonra Kemal ayağa kalktı ve ceketini aldı. Timur onunla birlikte kapıya kadar ilerledi. "Yarın yine görüşelim," dedi. Kemal başını salladı. "Görüşürüz." Tam kapıdan çıkacağı sırada Kemal'in bakışları yeniden Firuze'ye döndü. Firuze koridorun başında durmuştu. İkisi birkaç saniye boyunca sessizce birbirlerine baktılar. Kemal başını çok hafifçe eğdi. Firuze'nin yüzündeki bütün renk çekildi. Kemal hiçbir şey söylemeden dışarı çıktı.
Kapı kapandığında ev yeniden sessizliğe gömüldü. Timur mutlu bir ifadeyle Firuze'nin yanına geldi. "İnanamıyorum," dedi. "Yıllar sonra Kemal'i yeniden görmek gerçekten garip." Firuze ona baktı. Yüzünde küçük, zoraki bir gülümseme oluşturdu. "Evet," diyebildi. Timur elini onun omzuna koydu. "İyi misin?" Firuze bir an cevap vermedi. Çünkü söylemesi gereken tek bir gerçek vardı ve o gerçeği söylerse hayatının bir daha eskisi gibi olmayacağını biliyordu. Karşısındaki adam, kocasının en yakın dostuydu. Aynı zamanda onun geçmişiydi. Ve o gece Firuze'nin henüz bilmediği bir şey daha vardı: Kemal'in bu eve gelişi yalnızca eski bir aşkı hatırlatmakla kalmayacak, üç insanın hayatını geri dönüşü olmayan bir şekilde değiştirecekti.
Kemal'in evden ayrılmasının üzerinden birkaç dakika geçmişti fakat Firuze hâlâ kapının önünde durmuş, gözlerini kapının üzerinde gezdiriyordu. Sanki biraz daha bakarsa kapı yeniden açılacak ve karşısında yıllardır görmediği o adamı tekrar bulacaktı. Timur ise hiçbir şeyden habersiz bir şekilde salona geçmiş, koltuğun üzerine bıraktığı ceketini alıp askılığa asıyordu. Sonra gömleğinin kollarını dirseklerine kadar sıvadı ve Firuze'ye dönerek gülümsedi. "Bugün seni biraz dalgın gördüm," dedi. Firuze bir an ne söyleyeceğini bilemedi. Ardından yüzüne küçük bir gülümseme yerleştirerek başını iki yana salladı. "Yorgunum sadece." Timur onun yanına gelip saçlarının arasından bir tutamı kulağının arkasına sıkıştırdı. "O zaman dinlenmelisin." Firuze başını eğerek onun eline kısa bir bakış attı. Timur'un dokunuşu sıcak ve tanıdıktı. Yıllardır hayatında olan, güvendiği, evini ve düzenini paylaştığı adamdı. Ama birkaç dakika önce kapının önünde duran kişi, onun yıllardır kimseye anlatmadığı bir geçmişi yeniden gün yüzüne çıkarmıştı.
O gece Firuze yatağa uzandığında uyumak için
Yorumlar
- Sevda: yani Firuze de iki adamla 😂niye birlikte oluyorsun kardeşim
- Sevgi Bulut: şaşkınım😮
- Sevgi Bulut: 😮
- Sevgi Bulut: 🔥👏
- Mustafa Mete Bulut: gerçek bir okuyucusunuz👏
- Mustafa Mete Bulut: Hayır yeni bölümü bekliyeceğiz
- Ahmet Demir: ne bu şimdi meraka mı batacağız
- Tarık Duman: aman Allahım bu ilk görüşmeye benzemez
- Mustafa Mete Bulut: tam olarak neresi
- nadire menekşe: iyi de bu tesadüf de ne
- Mustafa Mete Bulut: tam olarak nerede bana söylerseniz hemen size cevap vereyim
- Mustafa Mete Bulut: neresi