Keşfet

BÖLÜM 1

AŞKIN GÖZYAŞLARI

BÖLÜM 1

           ‘Baba, bıktım artık

hırsızlık yapmaktan. O yüzden beni buna zorlayamazsın’ dedi genç kız, babasının

karşına geçerek.

            ‘Bana karşı mı

geliyorsun?’ dedi babası, kızın yakasına yapışarak.

            ‘Yeter artık baba,

yeter. Senin yüzünden kaç sefer hapse girdim çıktım. Halen daha peşimi

bırakmadın’

            ‘Kız, yerden bitme

alırım şimdi ayağımın altına’

             ‘Sanki yapmadığın

şey mi baba, daha dün attığın dayağın acısını çekiyorum’

             ‘Yine dayak yemek

istemiyorsan, istediğimi yapacaksın’ dedi babası tehdit edercesine.

             ‘Asla baba asla,

artık dediğini yapmayacağım. Hem annem senin yüzünden kaçıp gitmedi mi?

Kardeşim senin yüzünden ölmedi mi?’ dedi genç kız, yiyeceği dayaktan

çekinmeyerek ‘Neden bunlar başımıza geldi biliyor musun baba senin içki

müptelalığın yüzünden ve kumar alışkanlığından’

            ‘Kız, her şeyin var

daha ne istiyorsun?’ dedi babası.

            ‘Evet, var baba ama

hepsi haramdan elde edilmiş şeyler. Artık kursağımdan haram geçmesini

istemiyorum’ dedikten sonra da ‘Ne olur, düzgün bir iş bulda boğazımızdan haram

lokma geçmesin’

           ‘Benim nasihatlere

karnım tok’ dedi babası. Ardından da kızını ayağının altına alarak yüzü, gözü

morarana kadar dövdü.

        Bölüm 1

        Eslem, dünyalar güzeli bir kızdı. Öyle ki ona bir bakan bir

daha bakmak isterdi. O güzelliği kadar ahlakıyla da insanları etkiliyordu.

Birçok aile ahlakı yüzünden oğullarına kızlarına almak istemişler, fakat babası

yüzünden geri gitmek zorunda kalıyorlardı.

        Babasının niyeti, kızının el çabukluğunu kullanarak alın teri

dökmeden para kazanmaktı. Bu yüzden de onunla evlenmek isteyenleri hep geri

çeviriyordu.

        Eslem, okumayı çok severdi. Özellikle de aşk romanlarını

okumayı severdi. Okudukça da kitapta yazılanlar gibi aşk yaşamayı istiyordu.

Ama nereden öyle bir baba varken değil aşk yaşamak, gün yüzü bile göremiyordu.

        O, babasının zorlamasıyla girdiği evlerden değerli eşyalar

alıp kaçıyordu. Babası da bunları alıp satıyordu. Onlardan elde ettiği geliri

de ya içki masalarında ya da kumar masalarında harcıyordu. Kız hırsızlık

veyahut yankesicilik yapmak istemediğinde ise dayaktan kırıp geçiriyordu. En

son attığı dayak hepsinden daha şiddetli olmuş, kolunun kırılmasıyla son

bulmuştu. Bu yüzden de birkaç gün hastanede yatmak zorunda kalmıştı. Hastanede

kolunun nasıl kırıldığını soranlara ise kaygan zemin yüzünden ayağının

kaydığını söylemişti. Yüzünün gözünün morarmasına da düşmeden dolayı

kaynaklandığını söylemişti.

        Eslem’in günleri hep dayak, taciz ve hakaretle geçiyordu.

Babası yetmezmiş gibi birde babasının arkadaşları onu taciz ediyorlardı.

        Bir gün babasının arkadaşlarından biri onu takip edip

kimsenin görmediği bir yerde sıkıştırdı. Daha sonra da öpmeye çalıştı. Eslem,

onun tacizinden kurtulmak için çırpınıp durdu. Bağırdı ama sesini duyan hiç

kimse yoktu. Ya da vardı ama babasından dolayı kimse yardıma gelmiyorlardı.

        Adam, Eslem’in gömleğini çıkarmaya yeltendiği anda güç geldi

kendisine. Bu güçle adamı geriye doğru öyle bir ittirdi ki adam geriye doğru

gidip yere düştü. Daha sonra da kalkamaz oldu yerinden.

        Adamın yerinden kalkamadığını gören Eslem, sinirle yanına

vardı. Daha sonrada yüzüne tükürdü ve ona:

            ‘İnşallah yerinden

kalkamaz olasın’ diye beddua ettikten sonra oracıktan ayrıldı. Bedduasından

birkaç gün sonra da onun felç geçirip yatağa bağımlı hale geldiğini öğrendi.

        Bölüm 2

        Günler günleri kovaladı ve Eslem yirmi yaşlarına geldi.

Güzelliği artık dillere destan olmuştu. Babası onun güzelliğinden faydalanarak

son derece zengin yaşlı bir adama sattı. Eslem yeni evine giderken gözyaşlarını

tutamamış ve hıçkırıklar içerisinde babasına da beddua etmişti. Ettiği beddua

çok geçmeden yerini bulmuş o da arkadaşı gibi felç geçirmişti. Çok geçmeden de

babasının vefat haberini aldı Eslem. Onun ölümüne üzülmüş müydü kayır, zerre

kadar bile olsa canı yanmamıştı.

        Artık yeni evindeydi Eslem. Geldiği yeni evinde de rahat bir

hayat yaşamayacağı ilk günden belli oldu. Onu satın alan adam aksi bir adamdı.

Sabahtan akşama kadar sağa sola bağırıp çağırır hizmetçileri illallah

ettirirdi. Birde sapıkça düşünceleri vardı yaşlı adamın.

Aslında

yaşlı adam Eslem’i kendisine karı olsun diye almıştı. Fakat onunda diğer

hizmetçilerden farkı yoktu. Hatta daha çok eziyet görüyordu.

Eslem’in

güzelliği yanında bir de kusuru vardı. Gördüğü işkencelerden dolayı kulağı az

duyuyordu. Tedavi edilse duyma ihtimali çok fazlaydı. Lakin bu da maddi imkân

gerektiriyordu. Eslem’in maddi imkânı olmadığı için tedavi olması imkânsızdı.

Satıldığı evde yaşadığı sıkıntılar tedavi imkânını da iyice sıfıra indiriyordu.

Yeni

evinde adı sağır Eslem olarak kalmıştı. Sağır aşağı sağır yukarı diye diye

iyice deli etmişlerdi kızı. Elbette üzülüyordu durumuna, ama ne yazık ki

elinden de hiçbir şey gelmiyordu. Onun tek sığınağı Allah Teâlâ’ya yaptığı

dualardı. Dualar sayesinde rahatlıyor, huzur buluyordu. Birde okuduğu aşk

romanlarıydı. Okudukça bambaşka bir âleme dalıyor, kafasındaki düşüncelerden

kurtuluyordu.

Yaşlı

adamın iki kız birde erkek evladı vardı. Kızları babalarının huyu yüzünden

kendilerine gelen ilk talipleriyle evlenip yuva kurmuşlardı. Evde sadece yirmi

üç yaşında oğlu kalmıştı. O da babasının kötü huylarından bıkmış, başını alıp

başka diyarlara gitmişti. O da evi terk edince meydan yaşlı adama kalmış malını

mülkünü har vurup harman savurmaya başlamıştı, ta ki oğlu geri dönene kadar

böyle harcama yapmaya devam etmişti.

Ensar,

çevresinde olgunluk ve güler yüzlülükle tanınıyordu. Ayrıca yardıma muhtaç kim

varsa hepsine yetişiyor, onların yüzünü güldürüyordu. Elinin altında olan

kişilere ise alınlarının teri kurumadan maaşlarını veriyordu. Bu yüzden de

herkes onu sever ve sayardı. Evlenme çağına geldiğinden herkes seferber olmuş

ona uygun kız aramaya başlamışlardı. Lakin görüştüğü kızlar onun içini

ısıtmamış, kalbini çarptırmamışlardı.

Yorumlar

  • Bahar Onat: bir baba olarak yaşadıklarını göz ardı etme sözlerine dikkat et
  • Ece Boz: Kararlarına saygı duymalıydın bu kadar sert olmamalıydın
  • Elif Pektaş: kızının yaşadığı acıların sorumlusunu doğru tespit etmelisin
  • Elif Levent: baba bu tavırlarınla kızı hayatan soğutuyorsun
  • Aysel Maden: ona yol gösterin artık
  • burak yılmaz: Kız okumak istiyor ama nereden başlasın?
  • Nisa Fidan: Kızına biraz destek olmayı düşünmüyorsan taşıdığın yük ağırdır
  • Vural: Şu içki ve kumar bağımlılığın kızı harap ediyor farkında mısın?
  • Salih Yıldırım: @hansel1976 bölümü ilgiyle bekliyorum kaleminize sağlık
  • Haticem kar.: dayak atmak yerine anlamaya çalışsan işlerin bu noktaya gelmeyeceği kesindi
  • Volkan Eryılmazlı: yüzüne tükürmesini sağladın buna alışmak zorundasın görünen o ki