Keşfet

BÖLÜM 3

AŞKIN GÖZYAŞLARI

BÖLÜM 3

Bölüm

4

Bir

hafta sonra…

   ‘Hoş geldiniz efendim, sizin gelişiniz bizim

için bir müjdedir’ dedi baş hizmetçi Elanur. Zira o ve diğerleri Erhan Bey’in

zulmünden ve sapıklığından bıkmışlardı. En başta da baş hizmetçi Elanur

sevinmişti. Çünkü onun kızı da Erhan Bey’den nasibini almıştı. Son anda

yetişmese kızı perişan olacak, bu da bütün ömrüne yansıyacaktı.

Hizmetçilerin

her biri başka yapacak işi veyahut meslekleri olmadığı için ayrılamıyorlardı.

Bu yüzden de Ensar Bey’in gelişine sevinmişlerdi.

Hizmetçi

Elanur, Ensar Beyle konuşurken o sırada da Eslem’de sırtı dönük bir şekilde

kendi işiyle meşguldü.

Ensar

Bey bir ara gözü Eslem’e takıldı. Onu daha önce göremediği için tanıyamamıştı.

    ‘Bu da kim?’ dedi Elanur’a.

   ‘Ha o mu’ dedi Elanur ‘Babanızın besleme

olarak aldığı bir hizmetçi. Aslında evlenme niyetiyle almıştı onu. Fakat

babanızı biliyorsunuz daldan dala atlamaktan başka bir iş yapmıyor. Hatta bir

ara benim kızıma bile sarkıntılık yapmak istedi. Neyse ki son anda yetiştim de

kızımı kurtardım. Kurtarmasaydım kızımın hali perişandı. Bunlar yetmezmiş gibi

şimdi de dul bir kadınla gönül eğlendiriyor’

   ‘Ah baba ah! Sen akıllanmayacak mısın?’ dedi

Ensar, duydukları karşısında hayıflanarak.

    ‘Siz geldiniz ya, o bize yeter’ dedi

Elanur, daha sonra da ‘Umarım babanızın huylarını düzeltebilirsiniz’

    ‘Huylu huyundan vazgeçmez Elanur Hanım’

dedi Ensar, daha sonra da Eslem’e dönerek ‘Eslem, Eslem’ diye seslendi.

   ‘Onun kulakları duymaz Ensar Bey’ dedi

hizmetçi Elanur.

    ‘Ya, çok üzüldüm’ dedi Ensar, içi cız

ederek. ‘Eslem’le sonra ilgilenirim’ diyerek hizmetçinin yanından ayrıldı. Tam

Eslem’in yanından ayrılıyordu ki onun tarafından bir tatlı bir esinti geldi. Bu

esinti aşk esintisiydi, onun yıllarca arayıp durduğu ve bir türlü bulamadığı

aşk esintisi.

    ‘Ya Rabbi! Bu esinti yoksa arayıp durduğum

esinti mi?’ dedi Ensar, kendi kendine.

Aşk

öyle bir şey ki insanı deli divaneye çevirir. Aşk öyle bir şey ki gözyaşı

döktürür. Aşk öyle bir şey ki mecnun gibi çöllere düşürür. İşte Eslem’in de

Ensar’ın da hali böyle olacaktı.

Ensar,

Eslem’in yanından geçip gittikten sonra dönüp ona baktı. Eslem’de aynı şekilde

bakmıştı kendisine. Bu bakış öyle bir bakıştı ki kalpleri ısıtan ve

birbirlerine bağlayan bir bakıştı. Bakıştıkları o günden sonra da başka bir şey

göremez olmuşlardı.

   ‘Bu ne güzellik Ya Rabbi! Onu görünce

dünyalar durdu sanki benim için’ dedi Ensar.

Onu

gördükten sonra bir türlü dönüp de gidemiyordu babasının yanına. Eslem’de aynı

şekilde bakıyor, bakmaktan işini yapamıyordu. Erhan Bey’in bağırışları olmasa

uzun süre bakabilirdi Eslem’e.

Bölüm

5

    ‘Ensar, sana o gün demedim mi kapıdan adım

atarsan bir daha geri dönemezsin diye. Buna rağmen niçin geldin’

    ‘Baba, burası benim de evim’ dedi Ensar,

babasına bağırarak.

    ‘Hıh evinmiş’ dedi babası ‘Sen o hakkı

yıllar evvel kapıyı yüzüme çarparak kapattın’

     ‘Hep o celalli Ensar, bakıyorum da

huyundan vazgeçmemişsin’ dedi babası.

O

sırada Eslem, işini bitirmiş yanlarına gelmişti. Bu da ister istemez Ensar’ın

gözlerinin ona kaymasına sebep olmuştu.

   ‘Sen nereye bakıyorsun?’ dedi babası ‘Karıma

bir daha baktığını görürsem gözlerimi anlıyor musun?’

    ‘Hıh karınmış’ dedi Ensar ‘Seni tanımazsam

gerçekten karın olduğunu inanacağım’

    ‘Sana ne karım veya değil. Ona benden

başkası bakamaz. Onun babasına tonlarca para verdim. O yüzden onun tapusu benim

elimde. İster karı yaparım ister hizmetçi. Onu ne yapacağıma da kimse

ilgilendirmez’ dedi babası pişkin bir ifadeyle.

    ‘Baba, Allah var Allah onun huzurunda çetin

bir hesap var. Ölüp gittikten sonra bu yaptıklarının hesabını nasıl vereceksin’

dedi Ensar, çakmak çakmak gözlerle.

Babası,

onun sözleri üzerine pis pis gülerek:

   ‘Hah hesapmış, hangi hesap. Matematik hesabı

mı?’

    ‘Baba, böyle söyleyerek küfre düşüyorsun.

Ne olur yol yakınken tevbe et. Tevbe etmeden ölürsen Allah Teâlâ korusun ebedi

bir azaba çarptırılırsın’  dedi Ensar,

naif bir sözle.

O

istiyordu ki babası doğru yolu bulsun ve yaptıklarına pişman olsun. Fakat

heyhat, babası öyle katı kalpliydi ki değil tevbe etmek, gözünden bir damla

bile yaş gelmiyordu.

   ‘Ulan bunları söylemek için mi geldin’ dedi

babası Ensar’ı tersleyerek ‘Eğer bunun için geldiysen benim nasihatlere karnım

tok’

   ‘Buraya bunun için gelmedim baba’ dedi

Ensar. Bunu derken öyle sinirliydi ki sinirden gözleri seğiriyordu.

    ‘Ne için geldin o zaman’ dedi babası.

    ‘Sahip olduğumuz holdingin muhasebecisi

Engin Bey çağırdı. Ben burada yokken işleri birbirine katmışsın. İşlerin

karışıklığından dolayı neredeyse iflas etme eşiğine gelmişiz. Onu düzeltmeye

geldim’

Babası

peh dedikten sonra kendi odasına çekildi. O da kendi odasına geçti. Geçti ama

uyuyamıyordu, çünkü her gözlerini kapayışında gözlerinin önüne Eslem geliyordu.

Yorumlar

  • Nur: Evet ben de hissediyorum aşk esintisini ama dikkatli olmalısın ensar
  • Ceyda Sancak: ensar selam versene esleme neden dikkatini ondan başka yere kaydırıyorsun
  • Damla Çınar: Bu ortamda olmamalısın ensar biraz daha temkinli davranmanı öneririm
  • Sümeyye: Ah bu baba
  • Ebru Hazar: elanur çok haklısın ama ensar artık babasının yanında durmalı sıkı tut kendini
  • ERDOĞAN: Henüz akıl almadı gidişatın ciddiyetini belki bir gün anlar