Keşfet

BÖLÜM 8

AŞKIN GÖZYAŞLARI

Ensar, malikâneye geldikten sonra başına gelenleri anlattı. Daha sonra da:

  ‘İşte böyle abla, onu öyle bir yere gönderdim ki ne size ne de başkasına zarar verebilir’

   ‘Buraya gelirken babamdan dolayı endişemiz vardı. Neyse ki sen halletmişsin bütün işleri’ dedi Esma.

  ‘Haydi, o zaman ne duruyorsun, git kızın yanına da onu yalnız bırakma’ dedi Emine.

  ‘Daha yeni geldiniz abla, o yüzden bırakıp gitmek olur mu?’ dedi Ensar.

  ‘Hele şunun dediğine bak’ dedi Emine ‘Biz yabancı mıyız?’

Ensar, ablalarını dinlenmeleri için odalarına götürdü. Daha sonra da arabasına binerek hastaneye gitti. Fakat onu orada kötü bir sürpriz bekliyordu.

Neşe içerisinde Eslem’in yattığı odaya girdi ama o odasında yoktu. Sağa baktı sola baktı ama nafile Eslem, sanki yer yarılmış içine girmişti. Taburcu olup olmadığını anlamak için doktorlara sordu. Onlardan taburcu olmadığını öğrenince de:

  ‘Taburcu olmadıysa nerede?’ dedi doktorlara bağırarak.

Ensar’ın bağırmasını duyan başhekim Ekrem Bey odasından çıkarak yanına geldi ve ne olduğunu sordu.

    ‘Ne olacak Ekrem Bey, size emanet ettiğim Eslem ortada yok. Eğer onun nerede olduğunu bulamazsanız hem desteğimi çekerim hem de sizi dava ederim’ dedi Ensar, tehdit edercesine.

   ‘Ensar Bey, sakin olun’ dedi başhekim Ekrem Bey ‘Şimdi kameralara bakar, nerede olduğunu anlarız’

   ‘Çabuk olun, yoksa hastaneyi başınıza yıkarım’

Ekrem Bey, hemen kamera odasına geçti ve Eslem’in yattığı odanın kamerasını açtı. Kamera da yüzü maskeli bir adam görünüyordu. O maskeli adam Eslem uyurken girmiş ve kızı kaçırmıştı.

Bölüm 13

  ‘Ensar, Ensar bizim elimize düşen kız bir daha elimizden kaçamaz, anlıyor musun kaçamaz. Sen ne yaptın elimizden kızı zorla aldın. Bunun bedelini ödeyeceksin’ dedi Eslem’i kaçıran adam.

   ‘Sen ha Ethem Sarı, meşhur Miami masaj salonunun sahibi Ethem Sarı. Kızları zorla fuhuşa zorlayan Ethem Sarı. Söyle lan Eslem nerede?’

   ‘Demek yavru kuşun adı Eslem’miş’ dedi Ethem, telefonda kahkaha atarak ‘Kozlar benim elimde o yüzden bağırıp durma’

  ‘Ulan kızdan ne istiyorsun p….’

  ‘Ondan bir şey istediğim yok. Benim sorunum senin babanla. O bana ….. kadar borçlu, o yüzden kızı bana sattı. Eğer babanın borcu olan parayı üç güne kadar getirmezsen kızı çakallara yem ederim’

   ‘Tamam, istediğin parayı getireceğim yeter ki kıza bir zarar verme’ dedi Ensar, yalvarırcasına.

   ‘Hah şöyle yola gel’ dedi Ethem ‘Üç gün sonra sana tekrar telefon açıp parayı getireceğin yeri söyleyeceğim. O zamana kadar parayı hazırla. Ha bu arada polise haber verirsen kızı öldürürüm bunu bilmiş ol. Birde gelirken tek gel’ dedikten sonra da telefonu kapadı.

O sırada Eslem, bir depoda elleri ve ağzı bağlı bir şekilde tutuluyordu. Sonunun ne olacağını bilemeden, korku içerisinde bekleşiyordu.

  ‘Güzel kız, alacağım para olmasa seni kimseye yar etmez tadına bakardım, ama neyse’ dedi Ethem, Eslem’e ağzı sulanmış bir şekilde bakarak.

Eslem, ağzı bağlı olduğu için sesi çıkmıyordu, ama kalbi bana dokunma diye yalvarıyordu.

Ensar, aldığı haberden sonra hop oturup hop kalkıyordu. En yakın adamı Ersin onu durdurmasaydı çoktan dünyayı yakardı. Adamları her zaman ona ağam diye hitap ederlerdi. O, öyle söylemelerini istemese de onlar saygıdan diyorlardı.

  ‘Ağam sakin ol, elbette bir çaresini bulacağız’ dedi Ersin.

  ‘Ersin, Eslem’i kaçıran Ethem’in istediği para az değil. İstediği parayla kaç işçi ve ailelerinin karnını doyurabiliriz farkında mısın?’

  ‘Evet, ağam farkındayım ama başka şansımız var mı?’

  ‘Ulan Ethem, seni bir elime geçirsem lime lime doğrarım. Bununla da kalmam parçalarını da hayvanlara yediririm’ dedi Ensar yumruğunu masaya vurarak.

İstemeye istemeye paranın tamamını hazırlamak zorunda kaldı Ensar. Ondan sonra da zamanın geçmesini bekledi. Bu bekleme öyle bir beklemeydi ki bir türlü geçmek bilmiyordu zaman. Bir gün, iki gün derken üçüncü gün olmuştu. Fakat halen daha telefon açılmamıştı.

  ‘Of, böyle eli kolu bağlı bir şekilde beklemek çok canımı sıkıyor’ dedi Ensar Bey, odada bir oyana bir buyana gidip gelerek.

Bir saat daha bekledikten sonra nihayet bekledikleri telefon geldi.

  ‘Ensar, parayı hazırladın mı?’ dedi Ethem.

  ‘Hazırladın o… ç…’ dedi Ensar, telefonda küfürlü konuşarak.

  ‘Senin gibi birine küfürlü konuşmak yakışıyor mu’ dedi Ethem ‘Küfürlü konuşmak ancak benim gibine yakışır’

  ‘O… ç…, bak bunu doğru söyledin’

  ‘Sende doğru söyledin’ dedi Ethem ‘Annem o….du, babamın da kim olduğunu bilmiyorum’ dedikten sonra da şuh bir kahkaha attı.

  ‘Kes tıraşı da parayı nereye getireceğim onu söyle’

  ‘….. getireceksin. Ha unutmadan dediğim gibi yalnız geleceksin. Eğer gelmezsen kızı ölmüş bil’

Bölüm 14

Eslem, eli kolu bağlı olmasına rağmen üç gün boyunca çabaladı ve elindeki ipi koparmayı başardı. Vakit kaybetmeden ağzındaki bağı çözdü. Daha sonra da ayağındaki ipi çözdü. Ethem’in adamları gelmeden de tutulduğu odanın camını kırarak aşağıya atladı. Atladığı yer iki katlı olduğu için ayağını incitti. Canı acımasına rağmen seke seke yürüdü. Yakalanma korkusu olmasa hayatta böyle şeyler yapamazdı. Birkaç adım daha atmıştı ki onu kaçıran adamları gördü. Görür görmez canını dişine takarak adımlarını hızlandırdı. Birkaç metre ötesinde de bir ev görünüyordu, etrafta da birkaç çocuk.

Çocukları görünce sevinçle onlara doğru ilerledi. Daha sonra da:

    ‘Çocuklar bana yardım eder misin?’ diye sordu.

İçlerinden büyük olanı ‘anne’ diye seslendi. Annesi evden çıkınca da ona:

   ‘Anne, bize doğru bir kız geliyor. Ayrıca yaralı gibi’

Annesi, söylenilen tarafa baktı. Gerçekten de kendilerine doğru seke seke bir kız geliyordu’

  ‘Hayırdır kızım, nedir bu halin’ diye sordu kadın.

  ‘Ne olur beni saklayın’ dedi nefes nefese ‘Sonra her şeyi açıklayacağım’

Kadın, Eslem’i kendi evinde sakladıktan on dakika sonra iki adam çıkageldi.

   ‘Hanımefendi’ dedi içlerinden biri. Daha sonra Eslem’i tarif ederek ‘Buralarda böyle birini gördünüz mü?’ diye sordu.

  ‘Beş dakika önce tarif ettiğiniz kızı gördüm’

  ‘Nereye gitti’ dedi diğer adam.

Kadın eliyle bir yerleri işaret ederek:

  ‘Şuraya doğru hızlı adımlarla yürüyüp gitti’ dedi.

Onlar gittikten sonra kadın evine girdi. Eslem’i sakladığı odaya geçerek:

  ‘Kızım, korkma adamlar gitti’ dedikten sonra da ona ‘Neden adamlar seni arıyor. Hele anlat bakalım da derdini anlayalım’

Eslem, başından geçen her şeyi teker teker anlattı kadına. Ardından da kadına:

  ‘Telefonunuz var mı, Ensar Bey’i arayayım da gelip beni alsın’ dedi.

   ‘Tabii ki kızım’ dedi kadın. Peşinden de cep telefonunu uzattı ‘İşte kızım telefonum, arada gelsin’

   ‘Allah sizden razı olsun’ dedi Eslem, elleri titreyerek telefonu aldı. Ensar’ın numarasını çevirerek ‘Alo ben Eslem, falan yerdeyim beni gelip alır mısın?’

Ensar, Eslem’in kurtulmasına öyle sevinmişti ki sevinçten telefonu elinden düşürdü. Heyecanı geçtikten sonra da telefonu eline alarak:

  ‘Eslem, ben gelene kadar hiçbir yere ayrılma. Ben yarım saate kadar gelirim’ dedi neşeli bir şekilde.

   ‘Tamam, Ensar Bey’ dedi Eslem ‘Yalnız çabuk olursanız sevinirim. Zira beni kaçıran adamlar her yerde beni arıyorlar. Buraya da geldiler, fakat sağ olsun beni saklayan kadın onları yanlış yere gönderdi de kurtuldum onlardan’

   ‘Sakın korkma, ben her zaman yanındayım’ dedi Ensar, daha sonra da arabasına binip yola çıktı.