Keşfet

üç; gülmüşsün, güldürmüşsün beni.

Aşkın Ritmi

"Pratikler bitmiştir, fakat, eşyalarınızı toplamadan önce, iki dakikanızı bana ayırabilir misiniz?"

Böylesine acı verici bir yorgunluğun arasında, gözleri kapalı bir şekilde yerde oturup, nefeslerini düzenlemeye çalıştığı an, duyduğu o naif, huzur verici ses, nefes olmuştu kumral gence.

Her seferinde, onu gördüğü, duyduğu, hissettiği her seferde, düşünüyordu Alp. Aklından sürekli, nasıl, neden, ne zaman gibi soru kalıplarından oluşan cümleler geçiyordu. Belki sorgulamayı bırakması lazımdı fakat, bu elinde olan bir şey değildi.

Herkes merakla, Ahu güzele bakıp, söyleyeceği şeyleri beklerken, konuştu bir çift mercan gözlü güzel.

"Yaklaşık bir ay sonra, bir sergi düzenlenecek. Kursumuzun en iyileri, bu hafta sonunda, belirlenen dansları kurs hocalarına sergileyecekler. Kursun belirlenmiş olan, en iyileri yarın açıklanacak, ve sıkı pratikler ile, benimle birlikte çalışacaklar. Bunu size bildirmekle yükümlüyüm fakat, lütfen heyecana kapılmayın."

Ahu güzelin son cümlesi üzerine, rica ettiği şeyin aksine, heyecanlı uğultular yükselmeye başlamıştı sınıfta. Kursun en iyilerinin bulunduğu sınıfta oldukları için, biliyorlardı aralarından bir kaç kişinin seçileceğini. Bundandı, bu uğultunun sebebi.

Ahu güzel, bu heyecana gülümseyerek çıkmıştı dışarı. Ah şu zarif tebessüleri yok muydu bu kadının, bitiriyordu Alp'i. Gömülesi geliyordu o küçük gamzeye. Belki de delirtiyordu Alp'i.

Birlikte, ıssız, sessiz ve cansız sokağı, bakışları ile doldurup, hoş mırıltıları ile seslendirip, canlarını katarak, solmuş bir çiçeği açtıracak kadar canlı dans ettikleri gece geldi aklına, genç adamın. O gece de, çokça serbest bırakmıştı tebessümlerini.

O gece bir şeyler kalbini değişik hislerle doldurmuştu kumral gencin. Mesela, Ahu güzelin tebessümleri, bakışları, sesi ve ellerine kenetli elleri. Her zaman izlemesine rağmen, o gece dansları bile farklıydı Alp'e göre. İlk defa çözmüştü, bazı şeylerin neden farklı hissettirdiğini.

"Alp."

"Efendim?"

"Ne oldu? Çok dalgınsın bakıyorum. Eğer şu dans sergisi seçimleri için ise, çok kafana takma, birinci zaten belli." dedi Selim, hafif bir alayla kendini göstererek. Alp ise sadece gülmekle yetindi.

"Şuradaki yeni kafeye gidelim mi? Biraz laflarız. Eve gitmeyi hiç mi hiç istemiyorum ya."

"Tabiki, gidelim. Hem bana da bir değişiklik olur." dediğinde, yanında yürüyen sarışın genç sevincini belli edercesine gülümsedi.

Zihninde, Ahu güzelin gülümsemesi belirdi yine. Ve yine, kalbini esir eden o hisse kapıldı kumral genç.

Kevser

Yorumlar

  • ..: @krvbecr Az olmasında problem yok böyle güzel bir aşkı derinden hissettim ben
  • Krvbecr: çok uzun bir hikâyw olmayacak ama sıra sıra atacağım
  • ..: Çok güzel yazmışsın diğer bölümleri beklemedeyim