Birinci bölüm
Aklımda cevaplanmayan sorularla arabamı sürüyordum. Gözlerim yola dönüktü ama aslında hiçbir şey görmüyordum. Bakışlarım önümdeki yola sabitlenmiş olsa da zihnim bambaşka bir evrende, cevabını bulamadığım soruların arasında kaybolmuştu.
Düşüncelerim birbirine karışmış, içimde susturamadığım bir ses durmadan konuşuyordu. Ne kadar zamandır böyle sürdüğümü bilmiyordum. Ta ki aniden gelen o çarpma sesiyle kendime gelene kadar...
Birine çarpmıştım.Kalbim yerinden çıkacakmış gibi oldu. Refleksle frene bastım ve arabayı hemen durdurdum. Ellerim direksiyonda donup kalmış, birkaç saniye boyunca ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Ardından büyük bir şaşkınlıkla arabadan indim.Etrafıma baktığımda gözlerim, yerde duran birkaç kâğıda ve dağılmış bir çantaya takıldı. Karşımda, üzerinde kareli bir gömlek ve siyah pantolon bulunan, yaşı oldukça büyük bir adam duruyordu. Çantası bir kenarda, birkaç kâğıt ise etrafa saçılmıştı.Adamın yüzündeki öfke, şaşkınlığımı daha da artırdı. Bana doğru dönerek yüksek sesle bağırdı:
— Araba kullanmasını bilmiyor musunuz? Nereden aldınız ehliyetinizi?
Söylediklerini duyuyordum ama sanki kelimeler bir sis perdesinin ardından geliyordu. Şaşkınlıkla yüzüne bakıyordum.
Ve o an...
Güneş, hafifçe yüzüne vuruyordu. Gözlerinin kahvesi, daha önce hiç görmediğim bir derinlikle karşıma çıkmıştı. Bakışlarım onun gözlerine değdiği anda, sanki ruhumun en derin noktalarına kadar inen bir şey hissettim.
Bir insanın sesi, nasıl olur da insanı kendi düşüncelerinden koparıp bambaşka bir dünyaya sürüklerdi?Bilmiyordum.Bildiğim tek şey, birkaç saniye içinde her şeyin değişmiş olduğuydu. Az önce zihnimi dolduran sorular susmuş, yerini onun yüzüne ve sesine bırakan garip bir sessizlik almıştı.Adam, benim hâlâ cevap vermediğimi görünce biraz daha yüksek sesle konuştu:
— Hanımefendi! Size söylüyorum, duymuyor musunuz?
Sesiyle kendime geldim. Gözlerimi kaçırıp derin bir nefes aldım. Ne yaşadığımı anlamaya çalışacak hâlim yoktu. Yüzümdeki şaşkınlığı gizlemeye çalışarak başımı eğdim.
— Özür dilerim. Kusura bakmayın.
Daha fazla konuşmadan arabaya bindim. Ellerim hâlâ hafifçe titriyordu. Dikiz aynasından son bir kez ona baktım. Yere saçılan kâğıtlarını topluyordu.
Nedenini bilmediğim bir his, içimde tuhaf bir iz bırakmıştı.Ama o an bunun üzerinde durmadım. Arabayı çalıştırıp oradan uzaklaştım.Sonunda adliyeye varmıştım.
Günlük işlerimi halletmeye çalışırken zihnim yeniden yoğun düşüncelerin içine gömüldü. Evraklar, görüşmeler, bitmek bilmeyen sorumluluklar... Günün nasıl geçtiğini anlamamıştım bile.İşlerimi tamamladığımda yorgunluğum iyice çökmüştü. Eve döndüğümde başım çok kötü ağrıyordu. Üzerimde, bütün günün ağırlığını taşıyordum.Mutfağa geçip kendime limonlu su hazırladım. Bardağı elime alıp yavaşça içtim. Belki biraz olsun rahatlarım diye düşündüm.Fakat gözlerim kapanmak üzereydi.O gün yaşananları düşünmeye fırsat bile bulamadan yatağıma uzandım ve hemen uykuya daldı.
Ertesi gün...
Güneşin ışıkları odaya süzülürken yeni bir güne uyandım. Her zamanki gibi hazırlandım ve yeniden adliyenin yolunu tuttum.
Dün yaşananları geride bıraktığımı düşünüyordum. Önümde halletmem gereken işler vardı ve ben de her zamanki düzenimle onlara odaklanmaya çalışıyordum.Adliyeye vardığımda günlük işlerimi yapmaya başladım. Evraklarla ilgileniyor, bir yandan da aklımdaki düşünceleri toparlamaya çalışıyordum.Her şey sıradan görünüyordu.Ama hayat, bazen en sıradan anların içine hiç beklemediğimiz karşılaşmaları saklardı.Ben ise henüz, dün yolda karşılaştığım o adamın hayatımda nasıl bir iz bırakacağından habersizdim...İşlerimi bitirmiş, son evrakları da düzenlemiştim. Çantamı alıp odadan çıkmak üzereyken koridorda onu gördüm.Dün arabamla çarptığım adam...Elinde birkaç kâğıt vardı. Bir sorun yaşadığı belliydi. Onu görünce kalbim hızla çarpmaya başladı. Dün yaşananlar aklıma geldi. Belki de bu kez ona yardımcı olabilirdim.
Yanına doğru ilerledim.
— Merhaba, bir sorun mu var?
Başını kaldırıp bana baktı. Gözlerinde kısa süreli bir şaşkınlık belirdi.
— Merhaba. Evet, küçük bir aksaklık nedeniyle buradayım.
— İsterseniz odama geçelim. Belki yardımcı olabilirim.Bir an düşündü, ardından başını salladı.
Birlikte odama geçtik. Karşılıklı oturduk. Elindeki evrakları masaya bıraktı ve yaşadığı sorunu anlattı. Ben de dikkatle dinleyip gereken işlemleri yapmaya başladım. Güneş tekrar yüzüne vuruyordu gözlerim sürekli kahve gözlerine değiyordu.Bir süre sonra sorun çözüldü.
— Sanırım artık halledebilirsiniz. Başka bir eksik varsa birlikte kontrol edebiliriz.
Gülümsedi.
— Gerçekten çok teşekkür ederim. Bu arada, dün yaşananlardan sonra sizinle tekrar karşılaşacağımı düşünmezdim.
Ben de hafifçe güldüm.
— Ben de düşünmezdim. Dün için tekrar özür dilerim.Gülüşü odanın içinde yankılandı. Güneş, pencereden süzülerek yüzüne vuruyordu. Gözlerine baktığımda yine o tuhaf heyecanı hissettim.Bir süre sessizlik oldu.Sonra birbirimize baktık.
— Bu arada, adınızı öğrenebilir miyim? dedim.
— Necip. Sizin adınız?
Kalbim hızlandı.
— İmre.
— Memnun oldum, İmre Hanım.
— Ben de memnun oldum, Necip Bey.
İsmimi onun sesinden duymak, içimde tarif edemediğim bir sıcaklık oluşturdu. Daha birkaç dakika önce adını bile bilmediğim bu adam, sanki çok daha uzun zamandır tanıdığım biriymiş gibi hissettiriyordu.Kalbimde kendine bir yer açtığını fark etmiştim.Ama bu kadar kısa sürede böyle hissetmeyi kendime bile itiraf etmek istemiyordum.Necip evraklarını toparladı ve ayağa kalktı.bende tam gitmek üzereydim isterseniz sizi gideceğiniz yere bırakabilirim.
— teşekkür ederim imre hanım ama bu güvenli bir teklif değil.
İkimizde gülmeye başladık.sonra kapıya doğru ilerlediğinde cesaretimi topladım.
— Necip bey...
Dönüp bana baktı.
— Buyurun?
— Dünkü yaşananları telafi etmek için bir kahve ısmarlamak istiyorum sizde isterseniz?Gülümseyerek başını salladı.
— Olur. Memnuniyetle.
İçimde küçük bir sevinç oluştu.
— O zaman akşam mesajlaşırız.
— Görüşürüz, İmre hanım.
— Görüşürüz, Necip bey.
Kapıdan çıkışını izledim. O uzaklaşırken ben hâlâ olduğum yerde duruyordum.Artık birbirimizin adını biliyorduk. Ama birbirimiz hakkında bilmediğimiz çok şey vardı.Eve geldiğimde üzerimi değiştirip yatağımın kenarına oturdum. Gün boyunca yaşananlar aklımda dönüp duruyordu. Necip'in bakışları, gülüşü ve odadan çıkarken söylediği ismim...
Telefonumu elime aldım. Bir süre ekranına baktıktan sonra cesaretimi toplayıp mesaj yazmaya başladım.
İmre:
— Necip Bey?
Mesajı gönderdikten sonra kalbim hızla çarpmaya başladı. Acaba rahatsız mı ediyordum? Birkaç saniye sonra telefonum titredi.
Necip:
— Buyurun, İmre Hanım
.İmre:
— Yarınki kahve için nerede buluşacağımızı konuşacaktık.
Necip:
— Elbette. Siz nereyi isterseniz oraya gidelim.
İmre:
— Olur,Beykoz tarafında yeni bir kafe açılmış oraya gidelim sizin için uygun mu?
Necip:
— olur.
İmre:
— Yarın görüşürüz o zaman.
Necip:
— Yarın görüşürüz.Telefon ekranına bakarken kalbim yine hızlıca çarpmaya başladı. Mesajlarımızı baştan sona tekrar okudum. Özellikle bana İmre Hanım deyişi, yüzümde tatlı bir gülümseme oluşturuyordu.mesajlara bakarak. Gözlerimi kapattığımda aklımda yalnızca yarın vardı. Elimde telefonla uyuya kaldım.
Yarın Necip'i yeniden görecektim.Bu düşünceyle, içimde tarif edemediğim bir heyecanla uykuya daldım.Sabah olduğunda bugün izinliydim. Kahvaltımı yaptım, ardından spora gittim. Ama zihnimde tek bir şey vardı: Buluşma saatimiz yaklaşıyordu.Eve döndüğümde üzerime beyaz takımımı giydim. Takılarımla kıyafetimi süsledim, sade bir makyaj yaptım. Aynanın karşısında son kez kendime baktım. İçimde tarif edemediğim bir heyecan vardı.Sonunda evden çıktım ve buluşacağımız yere gittim.Necip henüz gelmemişti.Bir yere oturdum ve kahve istedim. Onu beklemeye başladım. Dakikalar geçtikçe içimdeki heyecan daha da büyüyordu. Saatime baktım, sonra kapıya çevirdim gözlerimi.On dakika sonra Necip geldi.Masaya doğru ilerledi ve karşıma oturdu.
— Beklettim, kusura bakma.
Hafifçe gülümsedim.
— Sorun değil. Nasılsın?
— İyiyim, teşekkür ederim. Bugün kimse bana çarpmadı, o yüzden gayet iyiyim.
Bir an birbirimize baktık. Ardınd
Yorumlar
- Zeynisnür: güzel sevindim 2. bölüm için sabırsızlanıyorum.
- Ebru Rüzgar: @zeynisnur9 bu bölümdeki gerilim harika bir okuma deneyimi sundu
- Zeynisnür: Devamı iki gün sonra
- ..: Devamını merak ediyorum Zeyneq`im hızlı yazzz