Keşfet

ÖNSÖZ

Ay Fırtınası Mührü

Sevgili okuyucum…

Bazı hikâyeler yalnızca kelimelerden oluşmaz.

Bazı hikâyeler insanın içine işler, yıllardır susturduğu duygulara dokunur. İşte bu hikâye de tam olarak böyle doğdu. Bir gecenin sessizliğinde, ay ışığının altında, içimde büyüyen fırtınalarla birlikte…

Küçüklüğümden beri gökyüzüne bakmayı severdim. Çünkü insan bazen cevapları yeryüzünde bulamaz. Kalabalıkların içinde bile yalnız hisseder kendini. Herkes konuşurken sessizleşir, herkes gülerken içinde kırılmış bir parçayı taşır. İşte ben bu kitabı, tam da o kırılmış parçaları hisseden insanlar için yazdım.

Belki siz de bazen kendinizi ait hissetmediniz.

Belki geceleri uyuyamadığınız oldu.

Belki içinizde anlatamadığınız savaşlar verdiniz.

Kimseye açıklayamadığınız korkularınız, sustuğunuz yaralarınız oldu.

İnsan bazen yalnızca anlaşılmak ister. Ama bunu söyleyemez. Çünkü bazı acılar görünmezdir. İnsan kolunu kırınca herkes görür, yarasını gösterir, iyileşir. Ama ruh yorulduğunda bunu kimse fark etmez. İçinizde kopan fırtınaları sadece siz duyarsınız.

Ben de bu satırları biraz böyle zamanlarda yazmaya başladım.

Ay Fırtınası Mührü benim için yalnızca fantastik bir hikâye olmadı hiçbir zaman. Bu kitap; korkuların, kaderin, kaybetmenin, yeniden ayağa kalkmanın ve insanın kendi içindeki karanlıkla savaşmasının hikâyesi oldu. İçinde büyüler, mühürler, eski krallıklar ve unutulmuş güçler var… Ama en çok da insan ruhu var.

Lunareth Krallığı’nı yazarken her taşını, her gölgesini, her gecesini gerçekten yaşadım sanki. Ay ışığının suya vurduğu sessiz geceleri düşündüm. Sonsuz fırtınaların altında ayakta kalmaya çalışan insanları düşündüm. Ve sonra Neris ile Aras çıktı karşıma…

“Biri su gibi sessizdi.

Diğeri fırtına gibi yıkıcı.”

Ama bazı insanlar birbirlerini bulduklarında kader değişir. Çünkü bazı bağlar tesadüf değildir. Bazı karşılaşmalar, yıllar önce yazılmış bir kehanetin parçasıdır.

Neris’in içindeki sessizlikte kaybolmuş tarafı yazarken kendi korkularımı gördüm bazen. Aras’ın öfkesiyle savaşırken insanın içindeki karanlığın ne kadar güçlü olabileceğini düşündüm. Çünkü insanın en büyük düşmanı bazen dünya değil, kendi içidir.

Bu kitapta iyilik ve kötülük arasındaki savaş kadar, insanın kendini bulma yolculuğu da var. Güç sahibi olmak değil, o gücün içinde kaybolmamak önemli. Çünkü bazı mühürler açıldığında yalnızca büyüler serbest kalmaz… İnsanların sakladığı gerçekler de ortaya çıkar.

Belki bu kitabın bazı satırlarında kendinizi bulacaksınız.

Belki bir karakterin sessizliği size tanıdık gelecek.

Belki de yalnız olmadığınızı hissedeceksiniz.

Eğer bir gün bu hikâye kalbinize dokunursa, bilin ki ben bu dünyayı yalnızca okunması için değil, hissedilmek için yazdım.

Çünkü bazen bir kitap, insanın karanlığında yanan küçük bir ışık olabilir.

Ve belki bir gün, siz de ay ışığının altında kendi fırtınanızla yüzleşirsiniz…

O zamana kadar şunu unutmayın:

“Su her şeyi unutur, fırtına her şeyi hatırlar”

-Beyza Sezgin

Yorumlar

  • Ötüken Kalemi 00 Kalem: çok güzel duruyor
  • Beyza: dimi kulağa hoş gelen bir tınısı var krallığımı sevdiğine sevindim
  • Ahucannn: lunareth adı kulağımda asılı şimdi