1
Abimin dükkanındaydım. Siparişlerin gelmesini beklerken mutfağa geçip kahve yapmış, sonra içeri dönmüştüm. Ben kahveyi yapana kadar siparişler gelmiş, abim kolileri açıp kitapları çıkarmaya başlamıştı bile.
Kahvemden bir yudum alıp abime seslendim: "Abi, kahven burada."
Bana bakıp tebessüm etti. "Tamam deli kızım."
Bana hep deli kızım derdi. O benim ikinci babamdı ve onun bana bu şekilde hitap etmesi çok hoşuma gidiyordu. Enerjik ve farklı biriydim ben; bir türlü büyümeyen, hiçbir şeyi fazla ciddiye almayan bir çocuk... Böyle biriydim işte. Sevmeyen de sevmesindi, açıkçası hiç umurumda değildi.
Birlikte kitapları raflara dizdik. Sonrasında abim bilgisayarın başına geçip kayıtları girmeye başladı. "Benden bu kadar beyefendi," deyip yanağından öptüm ve geri çekildim. "Sana kolay gelsin, ben kaçıyorum. Hadi byes!"
"Sağ ol bebeğim, dikkat et kendine, görüşürüz," dedi. O tekrar işine koyuldu, ben de dükkandan çıkıp yoluma devam ettim.
Biraz yürüyüp kendi dükkanımın önüne geldim ve canım, güzel dükkanımı gururla süzdüm. Adını Moon koymuştum; İngilizcede "ay" demekti.
Anahtarı çantamdan çıkarıp kapıyı açtım. İçeriye şöyle bir göz gezdirip arka tarafa geçtim. Çantamı askıya astıktan sonra tekrar kasaya dönüp telefonumu kenara bıraktım.
Bugün için sipariş var mı diye bakmak üzere bilgisayarı açtım. Hem internet üzerinden sipariş alıyor hem de özel tasarım takılar yapıyordum.
Gün boyunca gelen siparişlerle uğraşmış, kargoları özenle hazırlayıp teslim etmiştim. Yoğun bir günün ardından dükkanı erkenden kapatmaya karar verdim.
Dükkanı erken kapatmanın sebebi abimden bir mesaj gelmesiydi: "Dükkanı erken kapat, Edaların dükkanına geçelim, sana istediğin şeyleri alayım." Eee hazır iş de yoktu, üstelik tatlıya da asla hayır diyemezdim... Zayıf noktamdı tatlı!
"Çıkıyorum ben sende çık abiii 🐼"
""Tamam deli kızım çıkıyorum bende"
Çantamı alıp çıktım, kapıyı kilitledikten sonra etrafı süzerek abimin gelmesini bekledim. Dükkanlarımız yakın olduğu için hemen yanıma geldi, birlikte arka sokaktaki pastaneye geçtik.
İçeri girdiğimizde pastane bayağı kalabalıktı. Nevin teyze beni görünce gülümseyerek, "Aaa Ayşen, hoş geldin kızım! Burak sen de hoş geldin oğlum, geçin masaya. Eda da gelir şimdi, içeride sipariş hazırlıyordu," dedi.
"Hoş bulduk Nevin teyzoşum," dedim gülerek.
Abim de "Hoş bulduk Nevin teyzem, nasılsın?" diye sordu.
"İyiyim oğlum, gördüğün gibi... Sen nasılsın?"
"İyiyim ben de, çalışıyoruz işte aynı."
Boş bir masaya geçtik. Biz konuşurken Eda içeriden çıktı: "Ay hoş geldin güzelim! Abi sen de hoş geldin." Gelip yanımıza oturdu.
"Hoş bulduk Edoşum," dedim gülümseyerek.
Abim takıldı: "Hoş bulduk ufaklık. Yoruldun herhalde, yanaklar al al olmuş!"
"Hiç sorma abi ya! Ne sipariş çıktı bugün anlatamam. Herkesin yarın doğası tutmuş!" dedi bitkinlikle.
Abimle ikimiz Eda’nın bu haline güldük.
Eda, "Ne isterseniz söyleyin bebiş, Aykut getirsin," deyince kalkıp pasta ve tatlı reyonuna baktım. "Ben bir bakayım, evde yeriz canım," dedim. Eda da "Tamam, ben de eve geçeceğim artık," diye karşılık verdi.
İstediğim tatlıları söyledim, Nevin teyze özenle paketledi. Her ne kadar "Para istemez," dese de öyle olmazdı elbette. Abim zorla da olsa parayı ödedi ve dükkandan çıktık.
Eda’ya bize gelmesini söylemiştim ama çok yorgun olduğunu belirterek kendi evine geçti. Biz de eve gidip birlikte akşam yemeğimizi yedik, ardından bahçeye çıktık.
Çayı demleyip tatlıları tabaklara yerleştirdim. Yukarıdan gitarımı da alıp bahçeye döndüm. Gitar çalmayı ve şarkı söylemeyi çok seviyordum. Hafif ritimlerle bir şeyler mırıldanarak gitarın tellerine dokunmaya başladım. Abim o anlarımı videoya çekip durumuna yüklemişti... Gerçekten çok güzel bir aileye sahiptim.
Ama hayatımız her zaman böyle huzurlu değildi. Babaannem yaşarken annem ve babam sürekli kavga eder, evde hiç huzur olmazdı. Annem bir yandan öğretmenlik yapıp bir yandan da bizi büyütmeye çalışıyordu. Babaannem de ölmeden önce bizimle yaşıyordu ve anneme sürekli "Sen iyi bir anne değilsin, çalışmayı bırak, çocukları büyüt," deyip dururdu.
Babaannem bizi döverdi ama annem üzülmesin diye hiç sesimizi çıkarmazdık. On yıl önce vefat etmişti. Babamla annemin evliliği ise zorlada olsa ancak toparlanabilmişti.
O günleri hatırlamak hâlâ içimi sızlatıyordu... Ama belki de o zorluklar olmasaydı, bugünkü ben olamazdım.
Ayşe'nin takı dükkanı böyle hayal edin..
Yorumlar
- Beyza: Güzel bir bölüm daha eline sağlık canım 🥰