Keşfet

Yeni hikayeme hoş geldiniz

Ayşen

​"Ayşen, Ayşen uyan hadi annem! Deli etme beni, abin de uyuyor. Uyanın! Burak, uyansana oğlum!"

​"Hanım ne oluyor ya?" diye babamın sesi de yankılandı odada.

​El mecbur tatlı uykumdan kalkacaktım artık, off! Güzelce esneyip yatağımdan doğruldum.

​Ayy, kendimi tanıtmayı unuttum! Ben Ayşen Akkaya. 21 yaşındayım, iletişim fakültesi mezunuyum.

​Annem Mine ve babam Kemal... İkisi de emekli öğretmen. Annem artık ev hanımı, babam ise vaktini bazen evde bazen de çarşıdaki kahvede geçiriyor.

​Abim Burak 25 yaşında. Kendini bildi bileli bir kitapçı açma hayali olduğu için genç yaşta hem okudu hem de dükkanını açtı. Bir yıldır nişanlı. Nişanlısı Filiz mahalleden biri ama ne onu ne de ailesini hiç sevmiyorum. Hayırlısı bakalım...

​Oturduğumuz mahalle çarşıya yakın, müstakil evlerden oluşuyor. Hatta bize ait iki dükkanımız var: Birinde abimin kitapçısı, diğerinde ise benim takı dükkanım yer alıyor. Mezun olduktan sonra hobi olarak takı yapmaya başlamıştım. Sonra kursa gittim ve babamdan kiradaki dükkanını istedim. Sağ olsun, hiç itiraz etmeden dükkanı bana verdi. Ailem her zaman arkamda durmuştur zaten.

Evleri böyle hayal edin karşılıklı olabilir mahalle böyle olarak bir sürü ev var ve her evin bahçesi var.

Çarşıyı böyle uzun düşünün boylu boyunca.

Banyoya girdim ve işlerimi hallettim, annemlerin konuşma sesi geliyordu aşağıdan. "Günaydın canım ailem, anne sabah sabah ne güzel uyandırdım bizi ya. Her zaman böyle uyandir!" dedim göz devirerek.

"Anneye göz devrilmez, terliği elime aldırma Ayşe".

"Tamam bir şey demedim tamam" diye elimi yukariya kaldırdım ve güldüm. Babam bıyık altından gülüyordu bizim atışmamıza.

Burak abimde tikiniyordu, sesi yoktu sonra bana döndü güya sesi yoktu. Hadi çabuk yede çıkarız birazdan Ayşen, anca çene vir vir".

Göz devirdim "acelen ne ya, yerim işte".

"Bugün siparişler vardı erken gelecekmiş, ondan diyorum. Bir el atarsın abine? he gülüm".

"Bakarız, pasta alırsan düşünürüm".

"Ayşen! çıkarın olmadan bir kere birşey yap annecim".

Omuz silktim, "aşk olsun Minoşum, ben öyle biri miyim?

Herkes aynı anda "evet!" dedi.

Yemeğim bitti için kalktık ve saçımı savurarak "aşk olsun size, eyvallah" dedi ve evden çıktım.

Abimde arkamdan geliyordu, ben önden gidiyordum. Yanıma yaklaştı, "yardım edecek misin kız?"

"Ona doğru döndüm"pasta alırsan Eda'dan neden olmasın".

"Ah Ayşen ah! tamam alırım benim deli kızım".

Abime döndüm "zaten yardım edecektim, pastaya gerek yoktu" dedim gülerek.

"Gel buraya deli kızım deyip kolunun altına aldı beni ve sohbet ede ede yürüdük.

Bu arada Eda benim en yakın arkadaşım. Gastronomi okuyup annesi ile pastahane, cafe tarzı bir dükkanları vardı. Babası o küçükken ölmüştü kuzumun.

Burada yeniyim inşallah hikayemi beğenirsiniz 🤍

Yorumlar

  • Es Es: 😅
  • Çiğdem Ülger: anneye göz devrilmez demek ne olursa olsun
  • Es Es: Deli dolu bir kız
  • Berk Emir Baran: ayşen çok eğlenceli bir kızsın
  • Es Es: 😅
  • Tuğba Derya Erdoğan: deli kızım
  • Es Es: @f.buyuk 😁 kadınlar her zaman haklıdır abiyi tutma😂
  • Es Es: @ruzgar_eda ivett😅
  • Es Es: Pek minoş değil ama 😅 her çocuk anne ve babası ile böyle atışır, bir şey olmas 😁
  • Umut Dündar: minoşum sana bu atışmalardan uzak durmayı öneririm
  • Es Es: İnşallah
  • Hakan Başkurt: Hikayenin gelişmenin peşindeyiz inşallah garanti gibi