Keşfet

03.17 ?

bazen çok zor

03.17 ?

3. Bölüm — 03.17

Su, sabaha kadar telefonun ekranına baktı.

Mesaj hâlâ oradaydı.

“İstanbul'a hoş geldin, Su.”

Gönderen numara kayıtlı değildi.

Su numarayı aramayı düşündü.

Sonra vazgeçti.

Telefonu kapatıp yere bıraktı.

Belki bir şakaydı.

Belki yanlış numaraydı.

Belki de...

Biri gerçekten onu takip ediyordu.

Bu düşünceyi hemen kafasından uzaklaştırdı.

Çünkü korkacak zamanı yoktu.

Sabah olduğunda annesinin ilaçlarını hazırlaması gerekiyordu.

Kardeşini uyandırması gerekiyordu.

Sonra da yeni okuluna gidecekti.

Su için hayat, ne kadar kötü olursa olsun devam etmek zorundaydı.

Saat yedi olduğunda kardeşinin odasına girdi.

“Uyan.”

Çocuk battaniyenin altından başını çıkardı.

“Daha çok erken.”

“Okula gideceksin.”

“Gitmek istemiyorum.”

Su gülümsedi.

“Ben de istemiyorum.”

Kardeşi şaşkınlıkla ona baktı.

“Sen de mi okula gidiyorsun?”

“Evet.”

“Benim okulumda mı?”

“Hayır.”

“Keşke aynı okulda olsaydık.”

Su bir an sustu.

Sonra kardeşinin saçlarını dağıttı.

“Ben hep yanında olacağım.”

Kardeşi gülümsedi.

Su ise gülümseyemedi.

Çünkü annesinin odasından gelen öksürüğü duymuştu.

Koşarak odaya girdi.

Annesi yatağın kenarında oturuyordu.

“Anne?”

“İyiyim.”

“Yine mi kötü oldun?”

“Bir şeyim yok.”

Su dizlerinin üzerine çöktü.

“Bana bak.”

Annesi ona baktı.

Su'nun gözleri doldu.

“İlaçlarını içtin mi?”

Annesi başını salladı.

Su ilacı uzattı ve yanında bekledi.

Annesi ilacı içtikten sonra kızının elini tuttu.

“Bugün ilk günün.”

“Evet.”

“Korkuyor musun?”

Su kısa bir süre düşündü.

“Biraz.”

“Kimseye belli etme.”

Su hafifçe güldü.

“Sen de bana hep bunu söylüyorsun.”

“Çünkü hayat bazen insanın güçlü görünmesini ister.”

Su annesinin elini sıktı.

“Ben güçlü görünmek istemiyorum.”

Annesi cevap vermedi.

Su evden çıkmadan önce bir kez daha arkasına baktı.

Annesi pencerenin yanında oturuyordu.

Kardeşi kapının önünde ayakkabılarını bağlıyordu.

Su kapıyı kapattı.

Ve merdivenlerden inmeye başladı.

Okul beklediğinden daha büyüktü.

Su koridorda yürürken herkes ona bakıyormuş gibi hissediyordu.

Yeni okul.

Yeni şehir.

Yeni insanlar.

Ama içinde hâlâ aynı boşluk vardı.

Bir öğretmen onu sınıfa götürdü.

“Arkadaşlar, aranıza yeni bir öğrenci katıldı.”

Su sınıfa baktı.

“Merhaba. Ben Su.”

Arka sıralardan birkaç kişi fısıldaştı.

Su boş bulduğu sıraya geçti.

Ders başladı.

Yaklaşık yirmi dakika sonra telefonunun titrediğini hissetti.

Çantasından çıkardı.

Yeni mesaj.

Bilinmeyen Numara:

Dün gece neden 03.17'de uyanıktın?

Su'nun yüzü bembeyaz oldu.

Telefonu hemen kapattı.

Kimseye belli etmemeye çalıştı.

Ama birkaç saniye sonra yeni bir mesaj geldi.

Baban da o saatte uyanıktı.

Su'nun eli dondu.

Kalbi hızla çarpmaya başladı.

Babası...

03.17...

Bu saati daha önce nerede görmüştü?

Birden hatırladı.

Babası öldüğü gece...

Annesi hastanede ağlarken Su'nun elindeki eski saate baktığını hatırlıyordu.

Saat:

03.17

Su telefonunu sımsıkı tuttu.

Bu artık bir şaka değildi.

Birileri babasının ölümünü biliyordu.

Ve birileri...

Su'nun peşindeydi.