8. bölüm
Rüveyda ve meriç o günden sonra çok karşılaşmadılar Meriç rüveydaya zaman tanımak istemişti çünkü yıllardır içinde büyüttüğü bu aşkı söküp atamazdı rüveydayada baskı yapıp kendinden nefret ettiremezdi öyle bir insanda değildi sevmeyi kitaplardan ,şiirlerden öğrenmişti sevgi gerçekten emek isteyen bir şeydi şimdi sadece sessizce bekliyordu ama harekete de geçmesi lazımdı
Meriç: anneciğim güzel annem
Şükran: efendim oğlum hayırdır yine ne isteyeceksin
Meriç:aşk olsun sultanım ben senden birşey isterken mi böyle seviyorum sadece
Şükran :evet meriç var senin bu yalakalığın arkasında birşey 😀
Meriç: kırılıyorum sultanım valla görende beni menfaatçi sanacak
Şükran : öylesinde işte yapacak birşey yok evladımsın söyle bakalım ne istiyorsun
Meriç : Zehra teyzegille pikniğe mi gitsek uzun zamandır gitmiyoruz bir mangal keyfi yaparız
Şükran: ayy doğru söylüyorsun meriç özledik mangalı dur ben hemen arayım zehrayı .
Meriç : ara ara sen ama bende çıktığını söyleme fikrin
Şükran:tamam tamam dur çalıyor
Meriç : hadi bakalım rüveyda hanım kaç bakalım 😉
Şükran zehrayı çenesi ile ikna etmiştim rüveyda gelmek istemesem bile şükranın ısrarına dayanamadı ve hazırlık süreci başladı artık yola çıkmışlardı
>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>>
Arabadan inmişler malzemeleri indiriyorlardı Şükran dediki rüveyda önden git sen bize yer tut kızım dedi bizde malzemeleri getirelim
Meriç: rüveyda gitmesin tek başına şimdi karşısına köpek çıkar korkar
Rüveyda: neden korkacakmışım giderim ben tek başıma
Meriç: iyi o zaman git ama sakın bağırarak buraya gelme
Rüveyda :buraya mı asla sen merak etme
Meriç gülüyordu seviyordu rüveydanın bu halini biliyordu korkacağın ama o rüveydaydı ona inat asla geri adım atmazdı
Rüveyda yer tutmuştu malzemeler taşınmıştı herkes kendi halindeydi şükranla Zehra yanyana rüveyda kitap okuyor meriç mangal yakıyordu keyifli geçiyordu vakitleri sofralar kurulmuş herkes yerini almıştı
Şükran: rüveydam sen buldun mu o kızı dedi şükran
hüveyda: öksürmeye başladı
Meriç: çok yaşa rüveydacım ne oldu birden dedi halbuki biliyordu herşeyi bir yandan da vuruyordu rüveydanın sırtına
Rüveyda : tamam yeter canımı çıkarttın vura vura
Meriç : anneğğ hangi kızı bulacakmış rüveyda merak ettim şimdi
Rüveyda: önemli biri değil seni ilgilendirmiyor meriç abiiii
Şükran : yanılıyorsun rüveyda tamda meriçi ilgilendiriyor
Meriç : öylemiiii bak sen anlat bakalım
Zehra: oğlum senin bu sakladığın kızı rüveyda ben bulurum dedi annen onu soruyor galiba rüveyda bulamamış bulsaydı bülbül gibi önerdi
Meriç imalı gözlerle rüveydaya bakarak buldun mu diye sordu
Rüveyda: kekeleyerek yani hayır bulamadım hem artık ben vazgeçtim herkesin işine karışmamak lazım dedi
Şükran : rüveydam senden çok umutluydum neyse artık bekleyeceğiz beyefendinin gönlünü
Meriç rüveydaya bakarak dediki ;sultanım sana söz kalbimdekinin kalbine gireyim söz ilk ben sana diyeceğim dedi
Rüveyda meriçe bakarak dediki; inşallah kalbinde ki doğru insandır zira senin üzülmeni hiç istemem dedi
Meriç rüveydaya bakarak hatta gülerek dediki biliyormusunuz rüveydaya benziyor huyları
Rüveyda : ben ne alaka meriççç abi
Meriç : yani lafına gelişi o da sen gibi çok konuşuyor da aklıma geldi
Rüveyda söylenerek yanlarından ayrıldı
Çok konuşuyormuşum o zaman gelme yanıma birde rüveydaya benziyor diyor desene o kız rüveyda diye aman Allahını ben neler diyorum sen bana sabır ver lütfen,sakinleş rüveyda hiçbirşey olmamış gibi bu pikniği bitir ve eve dön
Meriç rüveydanın arkasından bakmış keyifle gülüyordu 😀