Keşfet

Bir gece bir karar

BENİ BEKLEYEN HAYAT

Ve bir gün, yıllardır kaçtığı ailesini özlediğini fark etti.

Hem de dayanamayacak kadar çok.

Annesinin sesini…

Babasının kızgınlığını…

Kendi odasını…

Ailesinin sofrasında oturmayı…

Hepsini.

Bir gece yatağın kenarında sessizce ağlarken kendi kendine söyledi:

"Ben neden gittim?"

Sonra daha zor olan soruyu sordu:

"Acaba beni hâlâ kabul ederler mi?"

Cevabını bilmiyordu.

Ama ertesi sabah kararını vermişti.

Efnan, ailesine geri dönecekti.

Efnan, annesinin telefon numarasını ekranda uzun süre izledi.

Parmağı arama tuşunun üzerinde bekledi.

Aramak kolaydı.

Zor olan, karşı taraftan gelecek cevabı duymaktı.

Saatlerce cesaretini toplamaya çalıştıktan sonra nihayet aradı.

Telefon birkaç kez çaldı.

Sonra annesinin sesi duyuldu.

"Efendim?"

Efnan'ın boğazı düğümlendi.

Anne kelimesi dudaklarının arasından çıkmak için çırpındı ama sesi çıkmadı.

"Benim."

Karşı tarafta uzun bir sessizlik oldu.

Annesi onu sesinden tanımıştı.

"Efnan..."

Tek bir kelime.

Ama Efnan o kelimeyi duyduğu anda yıllardır içinde tuttuğu bütün özlem gözyaşlarına dönüştü.

"Anne, ben..."

Devam edemedi.

Annesi de konuşmadı.

"Ben eve gelmek istiyorum."

Bu kez sessizlik daha uzun sürdü.

"Ne oldu?"

Efnan gözlerini kapattı.

Her şeyi anlatmak istedi.

Süleyman'ın öfkesini, yalnızlığını, korkusunu...

Ama bazı acılar anlatılmaya başladığında insanın içinde yeniden yaşanıyordu.

"Ben hata yaptım anne."

Annesinin sesi titredi.

"Biz sana söylemedik mi?"

Efnan sustu.

"Biz seni uyarmadık mı?"

Sustu.

"Sen bizi dinlemedin Efnan."

" Biliyorum."

"Sen o gece kendi isteğinle gittin."

" Biliyorum anne."

"Şimdi neden dönmek istiyorsun?"

Efnan'ın gözlerinden yaşlar süzüldü.

"Çünkü artık dayanamıyorum."

Annesi ağlamaya başladı.

Fakat ağlamak, her zaman kapıyı açmak anlamına gelmiyordu.

"Benim tek başıma karar vereceğim bir şey değil baban ile konuşacağım."

Efnan telefonu kapattığında ilk kez umutlandığını hissetti.

Belki babası kızardı.

Belki bağırırdı.

Ama sonunda kapıyı açardı.

Çünkü insan, ne kadar kırılmış olursa olsun ailesinin onu tamamen bırakacağına inanmak istemezdi.

---

Akşam olduğunda Efnan küçük çantasını hazırladı.

Süleyman evde yoktu.

Efnan aynanın karşısına geçti.

Kendine baktı.

"Bu son," dedi.

"Bu kez kendimi kurtaracağım."

Evin kapısından çıktığında kalbi ilk kez hafifledi.

Ailesinin evine vardığında hava kararmıştı.

Sokağın başında durup çocukluğunun geçtiği eve baktı.

Pencerelerden ışık sızıyordu.

O ışığı görünce ağlamaya başladı.

Yıllardır özlediği ev, birkaç metre uzağındaydı.

Kapıya yaklaştı.

Elini kaldırdı.

Zile bastı.

Kapı açıldı.

Karşısında babası vardı.

Efnan'ın nefesi kesildi.

Babası da onu görünce bir an donup kaldı.

İki yıl önce o kapıdan kaçan kız, şimdi aynı kapının önünde başı eğik duruyordu.

"Baba..."

Babası cevap vermedi.

Efnan bir adım attı.

"Ben eve geldim."

Babası gözlerini kaçırdı.

"Eve mi?"

Efnan'ın yüzündeki umut bir anda soldu.

"Ne olur baba..."

"Sen bu evden kendi isteğinle çıktın."

"Biliyorum."

"Biz sana gitme dedik."

"Biliyorum."

"Annen günlerce ağladı."

Efnan'ın dudakları titredi.

"Ben de çok ağladım."

Babası ilk kez doğrudan yüzüne baktı.

"Sen bizi seçmedin Efnan."

Bu cümle Efnan'ın içine saplandı.

"Ben hata yaptım."

"Hatanın sonucunu da yaşayacaksın."

Efnan dizlerinin bağı çözülmüş gibi kapının önünde kaldı.

"Ben senin kızınım."

Babası gözlerini kapattı.

"İnsan bazen kızını çok sevdiği için de kapıyı açamaz."

Efnan ağlayarak başını salladı.

"Ne olur..."

Ama kapı kapanmıştı.

Yavaşça.

Sessizce.

Efnan'ın yüzüne çarpmadan.

Yine de o kapının sesi, hayatında duyduğu en ağır sesti.

---

O gece nereye gideceğini bilemedi.

Sokaklarda uzun süre yürüdü.

Telefonunu çıkardı.

Süleyman'ın aramaları ekranda peş peşe görünüyordu.

Efnan telefonu kapattı.

Ama gidecek başka yeri yoktu.

Ailesinin kapısı kapanmıştı.

Arkadaşlarıyla arasına yıllar girmişti.

Ve hayatında yalnızca bir kişinin kapısı açıktı.

İstemediği halde geri dönmek zorunda kaldı.

Süleyman onu kapıda karşıladı.

"İki saattir nerdesin?"

Efnan cevap vermedi.

Süleyman yüzüne baktı.

"Ailene mi gittin?"

Efnan başını eğdi.

Süleyman acı bir şekilde güldü.

"Bak gördün mü?"

Efnan sustu.

"Seni istemediler."

Bu cümle Efnan'ın canını yaktı.

Çünkü doğruydu.

Ama Süleyman'ın bunu bir zafer gibi söylemesi daha da ağırdı.

Efnan odasına geçti.

O gece ilk kez şunu anladı:

İnsan bazen yanlış bir seçim yaptığı için değil, yanlış seçimden geri dönemediğini düşündüğü için sıkışıp kalır.

Fakat Efnan'ın hikâyesi burada bitmeyecekti.

Çünkü bazı kadınlar kırılır.

Bazıları susar.

Bazıları yıllarca bekler.

Ve bazıları...

Bir gün gerçekten gider.

Efnan'ın gideceği gün henüz gelmemişti.

Ama o gün, farkında olmadan yaklaşmaya başlamıştı.

Yorumlar

  • Miladim: son cumleler cok etkileyici bazi kadinlar da vakti geldiginde gider
  • Akduman: rica ederim canım çok güzel yazmışsın
  • Elif Ruveyda BİRCAN: Fikirleriniz benim için değerli, yorumunuz için teşekkür ederim
  • Akduman: seni istemediler zaferi midemi çevirdi