Keşfet

EVLİLİK TEKLİFİ

BENİ BEKLEYEN HAYAT

Bir akşam Salih, Efnan'ın kapısını çaldı.

Efnan kapıyı açtığında karşısında Salih'i görünce gülümsedi.

— Buyurun Salih Bey.

Salih'in yüzünde alışık olmadığı bir heyecan vardı.

— Müsait misin?

— Evet.

Salih birkaç saniye sustu.

Sanki söyleyeceği cümleyi defalarca zihninde kurmuştu.

— Seni yemeğe davet etmek istiyorum.

Efnan şaşkınlıkla ona baktı.

Salih hemen ekledi:

— Tabii istemezsen hiç sorun değil. Seni zor durumda bırakmak istemem.

Efnan'ın yüzünde küçük bir tebessüm oluştu.

— Neden olmasın?

Salih'in yüzündeki gerginlik bir anda dağıldı.

— Gerçekten mi?

— Gerçekten.

Efnan'ın sesi neşeliydi.

Salih başını salladı.

— O zaman yarın akşam?

— Olur.

Salih kapının önünden ayrılırken yüzünde gizleyemediği bir mutluluk vardı.

Çünkü bu yemek onun için sıradan bir yemek değildi.

Uzun zamandır kalbinde taşıdığı duyguları artık saklayamayacağını hissediyordu.

Efnan'a karşı hisleri gün geçtikçe büyümüştü.

Onunla konuşmak, onu görmek, sesini duymak Salih için artık sıradan bir alışkanlık değildi.

Kalbi ona karşı söz dinlemiyordu.

Fakat Efnan'ın geçmişini biliyordu.

Bu yüzden acele etmek istemiyordu.

Eğer bu daveti kabul ederse, ona niyetini açıkça söyleyecekti.

Ertesi akşam Efnan uzun zamandır ilk kez kendisi için hazırlandı.

Dolabının önünde uzun süre ne giyeceğini düşündü.

Sonunda sade, zarif bir elbise seçti.

Aynaya baktığında yüzünde istemsiz bir gülümseme vardı.

Kalbi hızlı atıyordu.

Kendi kendine kızdı.

“Alt tarafı bir yemek...”

Ama bunun sadece bir yemek olmadığını o da biliyordu.

Kapı çaldığında derin bir nefes aldı.

Kapıyı açtı.

Salih onu görünce birkaç saniye konuşamadı.

Sonra bakışlarını edeple kaçırdı.

— Hazırsan gidelim.

Efnan gülümsedi.

— Hazırım.

Birlikte yola çıktılar.

Yemek boyunca ikisi de zaman zaman birbirlerine baktı, sonra utangaçça gözlerini kaçırdı.

Salih'in içinde söylemek istediği çok şey vardı.

Bu akşamın sonunda Efnan'a kalbindekileri anlatmaya kararlıydı.

Çünkü artık kalbine söz geçiremiyordu.

Efnan ise henüz Salih'in ona söylemek üzere olduğu şeyden habersizdi.

Ama onun yanında kendini uzun zamandır hiç olmadığı kadar huzurlu hissediyordu.

Yemekten sonra bir süre sessizce yürüdüler.

Salih'in söylemek istediği cümleler vardı ama bir türlü başlayamıyordu.

Sonunda durdu.

— Efnan...

Efnan ona döndü.

— Efendim?

Salih derin bir nefes aldı.

— Sana söylemem gereken bir şey var.

Efnan sessizce bekledi.

Salih gözlerini kaçırmadan konuşmaya başladı.

— Seni ilk gördüğüm günden beri senden hoşlanıyorum.

Efnan'ın yüzündeki tebessüm daha da artmıştı . Söylediklerini dikkatle dinliyordu.

— İlk başta bunun sadece sana karşı duyduğum merhamet olduğunu düşündüm. O gece seni parkta gördüğümde başına bir şey gelmesinden korktum. Sonra seni tanıdıkça bunun başka bir şey olduğunu anladım.

Bir an durdu.

— Seni tanıdıkça sana olan saygım arttı. Karakterine, sabrına, çalışkanlığına... Her şeye rağmen kalbindeki iyiliği korumana hayran kaldım.

Efnan gözlerini yere indirdi.

Salih devam etti.

— Uzun zamandır bunu söylemek istiyorum. Ama seni zor durumda bırakmaktan korktum. Geçmişte yaşadıklarının üzerine bir de benim duygularımı taşımak zorunda kalmanı istemedim.

Efnan sessizce onu dinliyordu.

— Fakat artık içimde tutamıyorum. Sana karşı hislerim var Efnan. Ve eğer sen de uygun görürsen, hayatımı seninle birleştirmek istiyorum.

Efnan uzun süre konuşmadı.

Sonra başını kaldırdı.

Yüzünde heyecanlı ve mutlu bir ifade vardı.

— Ben de sizin yanınızda kendimi hep farklı hissettim.

Salih dikkatle ona baktı.

— Bana hiçbir zaman kötü bir niyetle yaklaşmadınız. Her zaman sınırlarımı bildiniz. Bana saygı duydunuz.

Efnan hafifçe gülümsedi.

— Ben de sizi tanıdıkça sevdim.

Salih'in gözlerinde tarifsiz bir mutluluk belirdi.

— Yani...

Efnan başını salladı.

— Evet.

O tek kelime, Salih'in aylarca içinde taşıdığı bütün yükü aldı.

O günden sonra artık birlikte bir yola çıkmışlardı.

Salih'in ailesi yoktu.

Efnan'ın ailesi ise yaşadıkları nedeniyle hâlâ onunla arasına mesafe koymuştu.

Bu yüzden Salih bir gün Efnan'la konuşurken düşüncesini açıkça söyledi.

— Ben gösterişli bir düğün, kalabalık bir nişan istemiyorum.

Efnan ona baktı.

— Ne istiyorsun?

— Seninle evlenmek istiyorum.

Efnan'ın kalbi hızlandı.

Salih devam etti.

— Söz ya da nişan yapmadan, sadece resmi nikâhımızı kıyalım. İkimizin de rızasıyla, kendi kararımızla bir yuva kuralım.

Bir an sustu.

— Ama bunu sadece sen de gerçekten istiyorsan yaparım. Senin üzerinde en ufak bir baskı olsun istemiyorum.

Efnan düşünmeden cevap verdi.

Sonra Salih'in gözlerine baktı.

— Ben de sizinle bir hayat kurmak istiyorum.

Salih gülümsedi.

Efnan da gülümsedi.

İkisi de biliyordu...

Hayat onları hiç beklemedikleri bir yerde karşılaştırmıştı.

Efnan bir zamanlar sevgi sandığı şey yüzünden ailesini kaybetmişti.

Şimdi ise sevginin gerçekten ne olduğunu öğrenmeye başlıyordu.

Ve bu kez kararını korkuyla değil, huzurla veriyordu.

Yorumlar

  • Miladim: dogru yerde dogru zamani bekleyip mukafatini almak diyelim.... 👏👏👏👏
  • Büşra Çeçen: yaşadığı kötü anıları salihle unutuyor . Salih efnana iyi geldi . efnanda salihe
  • Elif Ruveyda BİRCAN: Yorumlarınız benim için çok önemli, ilginiz için teşekkür ederim
  • Vildan Sarıyer: geçmişinden sonra efnanın böyle bir ilişki yaşaması güzel
  • Elif Ruveyda BİRCAN: Değerli yorumunuz için çok teşekkür ederim
  • Aylin Okur: efnanın “ben de sizi tanıdıkça sevdim” demesi çok tatlıydı