Keşfet

MUTLULUK BAŞLANGICI

BENİ BEKLEYEN HAYAT

Sabah olduğunda Efnan parkta daha fazla kalmak istemedi.

Gece boyunca düşündüğü tek şey eve dönmekti.

Belki Süleyman sakinleşmişti.

Belki onu tekrar içeri alırdı.

Belki bütün bunlar sadece bir anlık öfkeydi.

Çantasını aldı ve eve doğru yürümeye başladı.

Kapının önüne geldiğinde elleri titriyordu.

Zile bastı.

Kapıyı Süleyman açtı.

Efnan umutla yüzüne baktı.

— Süleyman...

Adamın yüzü ifadesizdi.

— Ne istiyorsun?

— Eve geldim.

Süleyman birkaç saniye ona baktı.

Sonra içeriden bir kadın sesi duyuldu.

— Süleyman, kim geldi?

Efnan'ın yüzündeki ifade değişti.

Süleyman kapının arkasına baktı.

— Hiç kimse.

Efnan kadının sesini duyunca geri çekildi.

— O kim?

Süleyman cevap vermedi.

Kadın kapının yanına geldi.

Efnan onu görünce her şeyi anladı.

— Sen dün gece başka bir kadınla mıydın?

Süleyman soğuk bir sesle konuştu.

— Artık benim hayatımda sen yoksun.

Efnan'ın gözleri doldu.

— Ben senin karınım.

— Değilsin.

— Beni nasıl kapının önünde bırakırsın?

— Dün gece kendin gittin.

— Sen kovdun beni!

Efnan'ın sesi titredi.

— Gidecek yerim yok.

— O senin problemin.

Kapı yüzüne kapandı.

Efnan bir süre kapının önünde öylece kaldı.

Sonra mecburen ailesini aradı.

Ama ailesi de onu kabul etmedi

Akşam olduğunda kendini yine aynı parkta buldu.

Gece önceki geceden daha soğuktu.

Efnan aynı banka oturdu. Çantasını yanına bıraktı ve ellerini birbirine kenetledi.

Gözleri boşluğa dalmıştı.

Bir süre sonra arkasından bir ses duydu.

— Siz...

Efnan başını kaldırdı.

Salih'ti.

Salih onu görünce durdu. Birkaç saniye şaşkınlıkla baktı.

— Yine burada mısınız?

Efnan cevap vermedi.

Salih yavaşça yaklaştı.

— Nasılsınız?

Efnan gözlerini kaçırdı.

— İyi görünmüyorsunuz.

Bu cümle Efnan'ın bütün direncini kırdı.

Dudakları titremeye başladı.

Başını eğdi.

Bir damla yaş yanağından süzüldü.

Salih hemen geri çekildi.

— Özür dilerim. Sizi üzmek istemedim.

Efnan başını iki yana salladı.

— Hayır...

Sesi titriyordu.

— Ben... sadece...

Devamını getiremedi.

Salih sessizce bekledi.

Efnan elleriyle yüzünü kapattı.

Sonra dayanamayarak ağlamaya başladı.

— Ben onun için ailemi bıraktım...

Salih hiçbir şey söylemedi.

— Süleyman'ı severek kaçtım ben.

Efnan'ın sesi ağlamaktan kesiliyordu.

— Herkes karşı çıktı. Annem, babam... Hepsi bana gitme dedi. Ama ben onları dinlemedim. Süleyman'ı seviyordum. Onunla evlenirsem mutlu olacağımı sandım.

Salih başını öne eğerek onu dinliyordu.

— İlk zamanlar iyiydi...

Efnan gözyaşlarını sildi.

— Sonra değişti.

Bir süre sustu.

— Önce bağırmaya başladı. Sonra küçücük şeylerden kavga çıkarmaya başladı. Ne giydiğime, kiminle konuştuğuma, nereye gittiğime karışıyordu.

Sesi gittikçe daha da kısıldı.

— Sonra beni dövmeye başladı.

Salih'in yüzü bir anda ciddileşti.

Efnan devam etti.

— Her kavganın sonunda özür dileyecek sanıyordum. Bazen de özür diliyordu. Ben de inanıyordum.

Başını kaldırıp uzaklara baktı.

— Çünkü onu seviyordum.

Gözlerinden yeniden yaşlar süzüldü.

— İnsan sevdiği insanın kendisine bunu yapabileceğine inanmak istemiyor.

Salih sessizdi.

Efnan anlatmaya devam etti.

— Dün gece yine durduk yere kavga çıkardı. Beni evden kovdu. Gece yarısı sokakta kaldım.

Bir an nefesi kesilir gibi oldu.

— Sabah eve geri döndüm.

Salih dikkatle ona baktı.

— Ama beni içeri almadı.

Efnan acı bir gülümsemeyle başını salladı.

— Evde başka bir kadın vardı.

— Sonra ailemi aradım. Onlara pişman olduğumu söyledim. Eve dönmek istediğimi söyledim.

Efnan'ın sesi iyice kısıldı.

— Onlar da beni kabul etmedi.

Park yeniden sessizliğe büründü.

Efnan başını eğdi.

— Şimdi ne yapacağımı bilmiyorum.

Salih bir süre hiçbir şey söylemedi.

Sonra sakin bir sesle konuştu.

— Efnan...

Efnan başını kaldırdı.

— Bundan sonra yalnız değilsiniz.

Efnan şaşkınlıkla ona baktı.

Salih devam etti.

— Önce kalacak güvenli bir yer bulacağız.

— Ben kimseye yük olmak istemiyorum. Hem size nasıl güveneyim.

— Yük değilsiniz.

— Ama...

— Güven konusunda inanın size asla zarar verecek bir şey yapmam.

Salih'in sesi kararlıydı.

— Siz sadece çok zor bir durumda kalmışsınız. Hepsi bu.

Efnan ilk kez gözyaşlarının arasından hafifçe gülümsedi.

Efnan anlatmayı bitirdiğinde başını önüne eğdi.

Sanki içindeki bütün yükü bir anda yere bırakmıştı.

Salih bir süre sessiz kaldı.

Onu daha fazla soru yağmuruna tutmadı.

Sadece karşısındaki kadına baktı.

Gecenin bir yarısı, elinde küçük bir çantayla bir park bankında oturan Efnan'ın artık nereye gideceği belliydi.

Salih derin bir nefes aldı.

— Önce buradan gidelim.

Efnan başını kaldırdı.

— Nereye?

— Güvenli bir yere.

Efnan hemen tedirgin oldu.

— Ben sizin evinize gelemem.

— Seni zorlamıyorum.

Salih sakin bir şekilde konuştu.

— Ama geceyi burada geçirmene de izin veremem.

Efnan sustu.

— İstersen bir pansiyon bulalım. Parasını ben vereyim. Sabah olduğunda ne yapacağını düşünürsün.

Efnan başını iki yana salladı.

— Ben bunu da kabul edemem.

— Neden?

— Size borçlanmak istemiyorum.

Salih hafifçe gülümsedi.

— Bunu borç olarak düşünme.

Efnan gözlerini yere indirdi.

— Yine de...

— O zaman şöyle düşün. Şu an senin yerinde benim kardeşim olsaydı, onun da sokakta kalmasına izin vermezdim.

Efnan bu söz karşısında sustu.

Salih onun karar vermesi için bekledi.

Sonunda Efnan başını hafifçe salladı.

— Peki.

Salih ayağa kalktı.

— Hadi.

Efnan çantasını aldı.

İkisi parkın içinden sessizce yürümeye başladılar.

Salih, Efnan'ın rahatsız olmaması için aralarında mesafe bırakıyordu.

O gece Efnan ilk kez, tanımadığı bir adamın yanında korkmadan yürüyebildi.

Çünkü Salih ondan hiçbir şey istemiyordu.

Sadece başına bir şey gelmesin istiyordu.

Sabah olduğunda Salih bir karar vermişti.

Efnan'ın geçici bir yerde kalması yeterli değildi.

Onun kendi ayakları üzerinde durabileceği bir hayat kurması gerekiyordu.

Ama bunun için önce bir iş bulmalıydı.

Salih gün içinde tanıdığı insanlarla konuşmaya başladı.

Sonunda bir apartmanın yöneticisiyle görüştü.

Apartmanın merdivenlerinin temizlenmesi gerekiyordu.

Salih, Efnan için bu işi ayarladı.

Üstelik apartmanın bodrumunda kullanılmayan küçük bir bölüm vardı.

Tek bir oda...

Küçük bir mutfak...

Ve bir tuvalet.

Salih akşam Efnan'ın yanına geldi.

— Sana bir iş buldum. Çalışmak ister misin?

Efnan şaşkınlıkla baktı.

— Ne işi?

— Apartmanın merdivenlerini temizleyeceksin. Senin için uygun mu?

Efnan gülümsedi tabi ki, tabi ki uygun.

Salih anahtarı eline bıraktı.

Efnan anahtara baktı.

— Bu ne?

— Kalacağın yerin anahtarı.

Efnan gözlerini kaldırdı.

— Ama...

— Küçük bir yer. Çok fazla bir şey bekleme. Ama kapısını kapattığında kimsenin seni kovamayacağı bir yer.

Efnan'ın gözleri doldu.

Anahtarı avucunun içinde sımsıkı tuttu.

Hayatında ilk kez küçücük bir anahtarın bu kadar büyük bir anlam taşıdığını hissediyordu.

Çünkü o anahtar, Efnan'a sadece bir oda değil...

Yeniden başlayabilmesi için bir şans veriyordu.

Yorumlar

  • Miladim: sevdigi öldurur insani hep ama Salih gibi adamlar gercekten varmiki.....
  • Elif Ruveyda BİRCAN: Fikirleriniz benim için değerli, yorumunuz için teşekkür ederim
  • Elif Ruveyda BİRCAN: Yorumunuz için teşekkür ederim
  • Elif Ruveyda BİRCAN: Yorumunuz için çok teşekkür ederim
  • Elif Ruveyda BİRCAN: Fikirleriniz benim için değerli, yorumunuz için teşekkür ederim
  • AZRA KARADUMAN: efnanın hayatı bu bölümde dönünce gerildim
  • Elif Ruveyda BİRCAN: Yorumlarınız benim için çok önemli, ilginiz için teşekkür ederim
  • Enes: salihin kardeşim gibi düşün demesi güzel bir yaklaşım
  • Elif Ruveyda BİRCAN: Kesinlikle öyle, yorumunuz için çok teşekkür ederim
  • Elif Ruveyda BİRCAN: Yorumunuz için çok teşekkür ederim
  • Selin POLAT: anahtar verildiği yer yumuşadım
  • Ege Yıldız: küçük bir oda bile o durumda insana ev gibi gelir