Keşfet

Yeni başlangıç

BENİ BEKLEYEN HAYAT

Akşam olmuştu.

Efnan sofrayı hazırlıyordu.

Süleyman ise salonda televizyonun karşısında oturuyordu. Ev her zamanki gibi sessizdi.

Efnan ekmekleri almak için mutfağa gitti, salondan Süleyman'ın sesi geldi.

— Efnan!

— Efendim?

— Bu yemek neden soğuk?

Efnan şaşkınlıkla mutfağın kapısında durdu.

— Daha yeni yaptım. İstersen ısıtabilirim.

Süleyman kumandayı masaya bıraktı.

— Her şeyi ben mi söyleyeceğim sana?

— Ne yaptım ki şimdi?

Süleyman bir anda ayağa kalktı.

— Bir de bana cevap veriyorsun!

Efnan neye uğradığını anlayamamıştı.

— Sana cevap vermiyorum. Sadece neye kızdığını anlamaya çalışıyorum.

— Sen hiçbir şeyi anlamıyorsun zaten!

— Süleyman, bugün sana ne oldu? Sabah gayet iyiydin.

— Benim ne olduğum seni ilgilendirmez.

Efnan derin bir nefes aldı.

— O zaman neden benimle kavga ediyorsun?

Süleyman birkaç saniye sustu. Sonra masadaki tabağa baktı.

— Seninle aynı evde yaşamak bile insanı çileden çıkarıyor.

Efnan'ın gözleri doldu.

— Ben sana ne yaptım?

— Yeter artık!

Süleyman elini masaya vurdu.

Efnan irkildi.

— Bağırma bana.

— Sen kimsin de bana ne yapacağımı söylüyorsun?

— Ben senin eşinim.

— Eşimsin diye her şeyi yapabileceğini mi sanıyorsun?

Efnan artık susuyordu. Çünkü ne söylese kavga büyüyecekti.

Ama Süleyman susmadı.

— Topla eşyalarını.

Efnan başını kaldırdı.

— Ne?

— Duymadın mı? Topla eşyalarını ve çık bu evden.

— Süleyman, nereye gideceğim ben bu saatte?

— Neresi olursa olsun. Beni ilgilendirmez.

— Ama gece oldu...

— Çık!

Efnan'ın gözlerinden yaşlar süzüldü.

— Bunu gerçekten istiyor musun?

Süleyman hiç düşünmeden cevap verdi.

— Evet.

Efnan odasına gitti. Küçük bir çanta hazırladı. Ellerinin titremesine engel olamıyordu.

Kapının önüne geldiğinde Süleyman'a son kez baktı.

Belki durdurur diye...

Belki yaptığına pişman olur diye...

Ama Süleyman tek kelime etmedi.

Efnan kapıyı açtı ve dışarı çıktı.

Kapı arkasından kapandığında gece bütün sessizliğiyle üzerine çöktü.

Nereye gideceğini bilmiyordu.

Ailesinin evine dönmeyi düşündü.

Sonra aklına ailesinin kendisine söylediği sözler geldi.

“Bir gün pişman olup geri dönersen, seni eskisi gibi kabul edeceğimizi sanma.”

Efnan başını eğdi.

Yürümeye başladı.

Nereye gittiğini bilmeden...

O gece gidecek hiçbir yeri yoktu.

Ve saatler sonra yolu bir parka düştü.

Bankın birine oturdu.

Çantasını yanına koydu.

Başını öne eğip sessizce ağlamaya başladı.

Fakat Efnan farkında değildi...

Parkın diğer ucunda bir adam onu bir süredir izliyordu.

Salih.

Onun saatlerdir aynı bankta oturduğunu fark etmişti.

Bir şeylerin yolunda olmadığını anlamıştı.

Önce yaklaşmak istemedi.

Ama Efnan'ın yalnızlığına daha fazla kayıtsız kalamadı.

Yavaşça ayağa kalktı.

Ve ona doğru yürümeye başladı.

Yorumlar

  • Elif Ruveyda BİRCAN: Fikirleriniz benim için değerli, yorumunuz için teşekkür ederim