Keşfet

23. BÖLÜM — SESSİZLİĞİN ARDINDA

Bizi bağlayan yollar

23. BÖLÜM — SESSİZLİĞİN ARDINDA

Konağın içindeki sessizlik uzun süre bozulmadı.

Kaner gittikten sonra herkes olduğu yerde kalmıştı.

Kırılan camlardan içeri gece havası giriyordu.

Dmitri yeniden koltuğa oturdu ve yaralı kolunu tuttu.

Camilya hemen yanına geldi.

— Kolun nasıl?

— İyi.

— Yalan söyleme.

Dmitri hafifçe gülümsedi.

— Biraz ağrıyor.

Camilya'nın yüzündeki endişe geçmedi.

— Doktora görünmen gerekiyor.

— Göründüm zaten.

— Yine de tekrar kontrol ettirebiliriz.

Dmitri cevap vermedi.

Karun birkaç adım ötede onları izliyordu.

Kaan ise pencerenin önünde durmuş, konağın dışını kontrol ediyordu.

Bir süre sonra Dmitri başını kaldırdı.

— Karun.

Karun ona döndü.

— Efendim?

— Babam neden böyle davranıyor?

— Nasıl?

— Bizi buraya getiriyor. Sonra hiçbir şey açıklamadan gidiyor.

Kaan pencerenin önünden ayrılıp yanlarına geldi.

Dmitri devam etti.

— Üstelik herkes bir şey biliyor gibi davranıyor.

Camilya da Karun'a baktı.

— Ben de bunu hissediyorum.

Karun birkaç saniye düşündü.

— Babamızın halletmesi gereken bazı şeyler var.

Dmitri'nin kaşları çatıldı.

— Ne gibi?

— Bilmiyorum.

Kaan araya girdi.

— Şimdilik üzerine gitmeyin.

Dmitri gözlerini Kaan'a çevirdi.

— Sen de bir şey biliyorsun.

Kaan cevap vermedi.

Dmitri onun yüzüne baktı.

— Bilmiyorum da demedin.

Kaan derin bir nefes aldı.

— Bazı şeyleri biz de anlamaya çalışıyoruz.

Dmitri başını iki yana salladı.

— Hayır. Siz bir şey biliyorsunuz.

Camilya kardeşinin elini tuttu.

— Dmitri, şimdi tartışmayalım.

Dmitri ona baktı.

Bir an sessiz kaldı.

Sonra arkasına yaslandı.

— Tamam.

Karun yanlarına geldi.

— Dmitri.

Dmitri başını kaldırdı.

— Ne?

Karun'un sesi sakindi.

— Bize güvenebilirsin.

Dmitri gözlerini ondan ayırmadı.

— Bana gerçekten söylemediğiniz bir şey yok mu?

Karun cevap vermedi.

Camilya da Karun'a baktı.

Kaan gözlerini başka tarafa çevirdi.

Dmitri bu sessizlikten cevabını anlamıştı.

Yavaşça ayağa kalktı.

— Anladım.

Karun ona baktı.

— Ne anladın?

— Bir şey sakladığınızı.

Kaan başını kaldırdı.

— Dmitri...

Dmitri elini kaldırdı.

— Şimdi söylemek istemiyorsanız zorlamayacağım.

Karun şaşırdı.

Dmitri devam etti.

— Ama zamanı geldiğinde bana gerçeği söyleyin.

Karun kısa bir süre ona baktı.

— Tamam.

Dmitri yeniden koltuğa oturdu.

Camilya da yanına geçti.

Kaan, Karun'a baktı.

Aralarında kısa bir bakışma oldu.

Sonra Kaan başıyla koridoru işaret etti.

Karun onu takip etti.

İkisi salondan uzaklaşıp koridora geçti.

Kaan sesini alçalttı.

— Şüphelenmeye başladı.

— Fark ettim.

— Ne kadar daha saklayacağız?

Karun birkaç saniye düşündü.

— Şimdilik söyleyemeyiz.

Kaan'ın yüzü gerildi.

— Biliyorum.

Karun ona döndü.

— Onların bunu bizden duymasını istemiyorum.

Kaan başını salladı.

— Babam konuşmalı.

— Evet.

— Peki ya konuşmazsa?

Karun cevap vermedi.

Tam o sırada koridorun diğer ucundan ayak sesleri geldi.

İkisi de sustu.

Dmitri'nin sesi duyuldu.

— Karun?

Karun ve Kaan birbirlerine baktı.

— Geliyoruz.

Salona geri döndüler.

Dmitri ikisine bakıyordu.

— Ne konuşuyordunuz?

Karun sakin bir şekilde cevap verdi.

— Hiçbir şey.

Dmitri hafifçe başını salladı.

— Tamam.

Ama yüzündeki ifadeden buna inanmadığı belliydi.

Camilya pencerenin önünde durmuş, dışarı bakıyordu.

Konağın çevresindeki güvenlik görevlileri yerlerini almıştı.

Gece yeniden sessizleşmişti.

Ama bu kez kimse rahat değildi.

Aynı evin içinde dört kardeş vardı.

Yine de birbirlerine söylemedikleri şeyler vardı.