Keşfet

25. BÖLÜM — KIYAMET KOPTU

Bizi bağlayan yollar

25. BÖLÜM — KIYAMET KOPTU

Gecenin ilerleyen saatleriydi.

Düğün salonu tamamen hazırlanmıştı.

Masalar kurulmuş, ışıklar yanmıştı. Hafif bir müzik çalıyor, davetliler kendi aralarında konuşuyordu.

Kaner salonun ortasında duruyordu.

Gözleri sık sık kapıya gidiyordu.

Camilya birkaç adım ötede bekliyordu.

Kaner ona baktı.

“Hazır mısın?”

Camilya derin bir nefes aldı.

“Sanırım.”

Kaner hafifçe gülümsedi.

“Bugün geri dönüş yok.”

Camilya ona baktı.

“Bunu söyleyince daha da gerildim.”

“Merak etme. Her şeyi düşündüm.”

Tam o sırada dışarıdan araç sesleri duyuldu.

Kaner'in yüzündeki ifade bir anda değişti.

Camilya da kapıya döndü.

“Kim geldi?”

Kaner cevap vermedi.

Dışarıda araçların kapıları peş peşe açıldı.

Karahanların adamları araçlardan indi.

Ardından Karel göründü.

Yanında Karun ve Kaan vardı.

Karel'in yüzündeki sert ifade salona girene kadar değişmedi.

Adamlarından biri yanına yaklaştı.

“Buradalar.”

Karel gözlerini salona çevirdi.

“Camilya?”

“İçeride.”

Karel hiç beklemeden yürümeye başladı.

Kapılar açıldı.

Salondaki konuşmalar bir anda kesildi.

Herkes Karel'e döndü.

Camilya onu görünce olduğu yerde kaldı.

“Karel…”

Karel'in bakışları önce Camilya'ya, sonra gelinliğine kaydı.

Ardından Kaner'e baktı.

“Sen ne yaptın?”

Kaner geri çekilmedi.

“Camilya'yla evleniyorum.”

Karel birkaç adım daha attı.

“Buna izin vermiyorum.”

Kaner'in sesi sakindi.

“İzin istemedim.”

Karel'in çenesi gerildi.

“Camilya'yı buradan götürüyorsun.”

“Camilya kendi kararını verdi.”

“Sen benim kızıma karar veremezsin.”

Kaner cevap vermek üzereydi ki Dmitri öne çıktı.

“Bir dakika.”

Karel ona döndü.

Dmitri'nin yüzünde öfke vardı.

“Ne demek istiyorsun?”

Karel birkaç saniye sustu.

Sonra Camilya ve Dmitri'ye baktı.

“Dmitri…”

İkisi de Karel'e baktı.

Karel'in sesi bu kez daha sakindi.

“Camilya…”

Camilya'nın kaşları çatıldı.

“Ne oluyor?”

Karel derin bir nefes aldı.

“İkiniz de benim çocuklarımsınız.”

Dmitri'nin yüzü bir anda değişti.

Camilya olduğu yerde kaldı.

“Ne?”

Karel gözlerini ikisinden ayırmadı.

“Ben sizin babanızım.”

Dmitri birkaç saniye konuşamadı.

Sonra hızla Karun ve Kaan'a baktı.

İkisinin de sessiz kalması her şeyi anlatıyordu.

“Biliyordunuz.”

Karun başını eğdi.

“Dmitri…”

“Biliyordunuz!”

Dmitri'nin sesi salonda yankılandı.

Kaan bir adım attı.

“Dinle, durum sandığın gibi değil.”

“Ne kadar zamandır biliyorsunuz?”

Kaan cevap veremedi.

Dmitri başını iki yana salladı.

“Bunca zamandır bunu benden sakladınız.”

Camilya'nın gözleri Karel'deydi.

“Bu doğru mu?”

Karel başını salladı.

“Evet.”

Camilya'nın sesi titredi.

“Sen… benim babam mısın?”

“Evet.”

Dmitri hemen Karel'e döndü.

“Ben de senin oğlun muyum?”

“Evet.”

Dmitri gözlerini kapattı.

Bir an hiçbir şey söylemedi.

Sonra gözlerini açıp Karel'e baktı.

“Bunu neden şimdi söylüyorsun?”

Karel cevap vermeden önce kısa bir süre sustu.

“Çünkü artık saklayamam.”

Camilya başını iki yana salladı.

“Ben hiçbir şey bilmiyordum.”

“Biliyorum.”

Kaner birkaç adım geride duruyordu.

Camilya'ya baktı.

Sonra yanına geçti.

“Camilya.”

Karel hemen Kaner'e döndü.

“Sen ondan uzak dur.”

Kaner başını kaldırdı.

“Hayır.”

Karel'in adamları öne çıktı.

Karun hemen araya girdi.

“Yeter!”

Karel oğluna baktı.

“Çekil.”

Karun yerinden kıpırdamadı.

“Burada kavga çıkarmanın kimseye faydası yok.”

Kaner Camilya'nın eline baktı.

“Biz sadece evlenmek istiyoruz.”

Karel'in yüzü sertleşti.

“Bu düğün olmayacak.”

Kaner cevap verecekti.

Tam o anda—

PAT!

Salonun ön tarafındaki camlar parçalandı.

İnsanlar çığlık atarak yere eğildi.

Bir masa devrildi.

Bardaklar yere saçıldı.

Kaner hemen Camilya'nın önüne geçti.

“Kafanızı eğin!”

Karel bağırdı.

“Herkes yere!”

PAT!

İkinci sesle birlikte ışıklar söndü.

Salon karanlığa gömüldü.

Dışarıdan silah sesleri gelmeye başladı.

“Ne oluyor?”

“Kapıları kapatın!”

“Dışarı çıkmayın!”

İnsanlar birbirine çarparak kaçışmaya başladı.

Dmitri karanlığın içinde bağırdı:

“Camilya!”

“Buradayım!”

Kaner sesini duyduğu anda ona doğru ilerledi.

“Benimle gel!”

Camilya elini uzattı.

Kaner onu tuttu.

“Dmitri nerede?”

“Karahanlar onun yanında.”

“Onu bırakmayacağım.”

Kaner arkasına baktı.

“Önce seni çıkaracağım. Sonra Dmitri'yi bulacağız.”

Karel karanlığın içinde onları fark etti.

“Kaner!”

Kaner durmadı.

“Önlerini kesin!”

Karel'in adamları hızla arka tarafa yöneldi.

Karun da bağırdı:

“Kaner, dur!”

Kaner Camilya'yı arka kapıya doğru götürmeye devam etti.

Dışarıdaki silah sesleri giderek yaklaşıyordu.

Kaan bağırdı:

“Kim ateş ediyor?”

Bir adam koşarak yanlarına geldi.

“Dışarıdan geliyor! Kaç kişi olduklarını göremiyoruz!”

Karel silahını çıkardı.

“Arka kapıyı kontrol edin!”

Ama Kaner ve Camilya çoktan kapıya ulaşmıştı.

Kaner kapıyı açtı.

Soğuk hava içeri doldu.

Arka tarafta siyah bir araç bekliyordu.

Camilya bir anda durdu.

“Dmitri…”

Kaner onun kolunu tuttu.

“Şimdi gitmemiz gerekiyor.”

“Ama kardeşim içeride.”

“Onu bırakmayacağız.”

Camilya bir an daha salona baktı.

Sonra araca yöneldi.

Kaner kapıyı açtı.

“Bin!”

Camilya araca bindi.

Kaner hemen arkasından bindi.

Araç daha kapı kapanır kapanmaz hızla hareket etti.

Karel birkaç saniye sonra arka kapıya ulaştı.

Aracı gördüğü anda bağırdı:

“Peşlerinden gidin!”

Adamları araçlarına koştu.

Karel yumruğunu sıktı.

“Kaybetmeyin!”

Karun ve Kaan da dışarı çıktı.

Kaan uzaklaşan araca baktı.

“Gittiler.”

Karun cevap vermeden salona döndü.

Dmitri hâlâ içerideydi.

Kırılan camların arasında durmuştu.

Karun yanına yaklaştı.

“Dmitri…”

Dmitri yavaşça ona döndü.

“Camilya'yı götürdü.”

“Evet.”

Dmitri'nin bakışları sertleşti.

Sonra Kaan'a döndü.

“Siz biliyordunuz.”

Kaan başını eğdi.

“Evet.”

“Bana neden söylemediniz?”

Karun birkaç saniye sustu.

“Çünkü babamızın bunu kendisinin söylemesini istedik.”

Dmitri acı bir şekilde güldü.

“Güzel.”

Kaan ona baktı.

“Dmitri…”

“Yıllarca aynı evde yaşadık.”

Bir an durdu.

“Ben sizin kardeşinizmişim.”

Karun başını salladı.

“Evet.”

Dmitri gözlerini kapattı.

Sonra tekrar açtı.

“Ve siz bunu biliyordunuz.”

Karel yanlarına geldi.

Dmitri hemen ona döndü.

“Sen gerçekten benim babam mısın?”

Karel hiç düşünmeden cevap verdi.

“Evet.”

Dmitri'nin gözleri doldu ama belli etmemeye çalıştı.

“Peki Camilya?”

“O da benim kızım.”

Dmitri başını eğdi.

Salonda hâlâ kırılan camların sesi duyuluyordu.

Karel dışarı baktı.

“Onu bulacağız.”

Dmitri hemen başını kaldırdı.

“Kaner onu götürdü.”

“Biliyorum.”

“Camilya'yı geri getirecek misin?”

Karel birkaç saniye sustu.

“Önce onu bulacağız.”

Karun araya girdi.

“Babam haklı. Şu an önce nereye gittiklerini öğrenmeliyiz.”

Kaan dışarıdaki adamlara baktı.

“Adamlar peşlerinden gidiyor.”

Karel başını salladı.

“Kim olduklarını ve nereye gittiklerini öğrenin.”

Karun silahını kontrol etti.

“Bulacağız.”

Düğün için hazırlanan salon artık tamamen dağılmıştı.

Müzik durmuştu.

Masalar devrilmiş, camlar kırılmıştı.

Ama kimsenin salonu düşündüğü yoktu.

Camilya ve Kaner kaçmıştı.

Dmitri yıllardır bilmediği bir gerçeği öğrenmişti.

Karel ise kızının peşine düşmüştü.

Karun ve Kaan artık sakladıkları sırrın geri dönüşünün olmadığını biliyordu.

Dışarıda araç sesleri uzaklaşırken Karel'in bakışları karanlık yola çevrildi.

“Bulun onları.”

Gece daha yeni başlıyordu.

Yorumlar

  • Ötüken Kalemi 00 Kalem: çok teşekkür ederim canım içi
  • İkbal Sürücü: 🕊️
  • İkbal Sürücü: 😍
  • İkbal Sürücü: bu arada karakter isimleri harika
  • İkbal Sürücü: devamını bekliyorum
  • İkbal Sürücü: canım yine harika bir bölümdü