Keşfet

BÖLÜM 14 — GERÇEĞİ ÖĞRENMEK

Bizi bağlayan yollar

14. BÖLÜM — GERÇEĞİ ÖĞRENMEK

Akşam olmuştu.

Karun ve Kaan çalışma odasında oturuyordu.

Son birkaç gündür yaşananlar ikisini de yormuştu.

Kaan elindeki dosyayı kapattı.

“Ben hâlâ Dmitri ve Camilya'nın bir şey bildiğini düşünüyorum.”

Karun koltuğunda geriye yaslandı.

“Ben de.”

“Özellikle o mektuptan sonra hiçbir şey normal gitmedi.”

Karun başını salladı.

“Doğru. Ama ne bildiklerini bilmiyoruz.”

“Belki de söylemek istemiyorlar.”

“Olabilir.”

Kaan bir süre sustu.

“Bir de Kaner var.”

Karun'un yüzü gerildi.

“Onu hiç sayma.”

“Camilya'nın yanında sürekli. Dmitri de zaten kardeşinden ayrılmıyor.”

Karun masadaki dosyaya baktı.

“Kaner'in Camilya'yı korumasını anlıyorum. Ama aileyle ilgili her konuda ortaya çıkması hoşuma gitmiyor.”

“Bana da güven vermiyor.”

Tam o sırada kapı açıldı.

Karel içeri girdi.

İki kardeş konuşmayı kesti.

Karel ikisine baktı.

“Ne konuşuyordunuz?”

Karun cevap verdi.

“Dmitri ve Camilya'yı.”

Karel masaya doğru yürüdü.

“Ben de onları araştırıyorum.”

Kaan şaşırdı.

“Bir şey buldun mu?”

“Bazı eski kayıtlar.”

Karel masanın üzerindeki dosyayı açtı.

“Rebeka'nın geçmişiyle ilgili birkaç eski kayıt bulduk.”

Karun dosyaya baktı.

“Ne tür kayıtlar?”

“İsimler, adresler ve bazı eski belgeler.”

Kaan dosyaya yaklaştı.

“Bir şey çıktı mı?”

Karel birkaç saniye sustu.

“Bir isim.”

Karun dikkat kesildi.

“Kim?”

“Murat Veysel.”

Kaan kaşlarını çattı.

“Tanıyor musun?”

“Hayır.”

Karel dosyadaki eski fotoğrafa baktı.

“Ama Rebeka'nın İstanbul'daki son döneminde bu adamın adı bazı kayıtlarda geçiyor.”

Karun sordu:

“Peki bu adam nerede?”

“Eski bir adresi var. Adamlarım araştırıyor.”

Kaan dosyaya baktı.

“Demek Rebeka'nın geçmişinde başka biri daha var.”

Karel ona baktı.

“Bunu henüz bilmiyoruz.”

Odada kısa bir sessizlik oldu.

Sonra Karun sordu:

“Peki Dmitri ve Camilya'yı neden araştırıyorsun?”

Karel dosyayı kapattı.

“Çünkü onların da bu işin içinde olup olmadığını bilmek istiyorum.”

“Onlara hâlâ güvenmiyor musun?”

“Şu an kimseye tamamen güvenemem.”

Kaan başını salladı.

“Onları bulmamızı ister misin?”

“Evet.”

“Kaner de yanlarındaysa?”

Karel'in sesi sakindi.

“Onu da takip edin.”

Karun kaşlarını çattı.

“Camilya'nın sevgilisi diye kendini her şeyin içine sokuyor.”

Karel ona baktı.

“Kaner hakkında ne düşündüğünüz beni ilgilendirmiyor. Önce nerede olduklarını öğrenin.”

“Tamam.”

Karel birkaç saniye sustu.

Sonra dosyanın üzerine elini koydu.

“Bir şey daha var.”

Karun ve Kaan ona baktı.

“Ne?”

“DNA testi yapılacak.”

Karun şaşırdı.

“DNA testi mi?”

“Evet.”

Kaan hemen sordu.

“Kimden?”

Karel cevap vermeden önce düşündü.

“Bazı şeyleri tahmin ederek çözmek istemiyorum.”

Karun'un yüzü değişti.

“Yani geçmişle ilgili bir şüphen var.”

“Şüphem var.”

Karel dosyayı kapattı.

“Sonucu görmeden kimseye bir şey söylemeyeceğiz.”

Kaan başını salladı.

“Anladım.”

Karel ayağa kalktı.

“Önce gerekli örnekler hazırlanacak. Sonra sonucu bekleyeceğiz.”

Karun da ayağa kalktı.

“Dmitri ve Camilya'yı bulalım.”

“Bulun.”

Karel odadan çıktı.

Kapı kapandıktan sonra Karun, Kaan'a baktı.

“Babamın kafasında ciddi bir şey var.”

Kaan başını salladı.

“Ben de fark ettim.”

Karun telefonunu çıkardı.

“Adamları arıyorum.”

Kısa bir görüşme yaptı.

Telefonu kapattıktan sonra cebine koydu.

“Aramaya başladılar.”

Kaan derin bir nefes aldı.

“Umarım bulurlar.”

Karun başını salladı.

“Önce nerede olduklarını öğrenelim. Sonrası zaten ortaya çıkar.”

İkisi de odadan çıktı.

Çalışma odasında ise Karel'in bıraktığı dosya masanın üzerinde kaldı.

Dosyanın içinde Rebeka'nın adı vardı.

Bir de yirmi iki yıl öncesine ait, tamamlanmamış birkaç kayıt.

Karel'in başlattığı DNA testi ise henüz sadece bir hazırlıktı.

Sonucun ne çıkacağını kimse bilmiyordu.