BÖLÜM 18 — GÜVENLİ YER
18. BÖLÜM — GÜVENLİ YER
Gece olmuştu.
Kaner'in aracı şehirden uzaklaşırken Camilya arka koltukta sessizce oturuyordu.
Dmitri de yanındaydı.
Kolundaki yara hâlâ ağrıyordu.
Camilya kardeşine baktı.
— Kolun nasıl?
Dmitri hafifçe başını salladı.
— İyi. Sadece biraz sızlıyor.
Kaner dikiz aynasından ikisine baktı.
— Birazdan güvenli bir yere geçeceğiz.
Dmitri kaşlarını çattı.
— Nereye gidiyoruz?
— Şehirden uzak bir yere.
Camilya camdan dışarı baktı.
— Karahanlar bizi arayacak.
Kaner sakin bir şekilde cevap verdi.
— Biliyorum.
— Peki sonra ne olacak?
Kaner kısa bir süre sustu.
— Önce biraz sakinleşeceğiz. Sonra ne yapacağımıza karar veririz.
Araç bir süre daha ilerledi.
Sonunda şehirden uzakta, büyük bir hangarın önünde durdu.
Kaner araçtan indi.
Dmitri ve Camilya da onun ardından indi.
Dmitri etrafa baktı.
— Burası neresi?
— Güvenli bir yer.
Kaner kapıyı açtı.
İçeride birkaç araç ve iki adam vardı.
Dmitri adamlara baktı.
Sonra Kaner'e döndü.
— Burada ne kadar kalacağız?
— Şimdilik birkaç gün.
Dmitri başını salladı.
— Camilya da burada kalacak, değil mi?
Kaner hiç düşünmeden cevap verdi.
— Evet.
Dmitri rahatladı.
— İyi.
Camilya kardeşine baktı.
— Sen de bizimle kalacaksın.
Dmitri cevap vermeden önce Kaner'e baktı.
— Öyle mi?
Kaner başını salladı.
— Evet. Seni de bir yere göndermiyorum.
Dmitri hafifçe gülümsedi.
— İyi. Çünkü kardeşimi yalnız bırakmam.
Kaner ona baktı.
— Biliyorum.
Dmitri birkaç saniye sustu.
— Ona göz kulak ol.
Kaner'in bakışları Camilya'ya kaydı.
— Olurum.
Dmitri başını salladı.
— O zaman sorun yok.
Camilya kardeşinin eline dokundu.
— Sen de biraz dinlen.
Dmitri gülümsedi.
— Sen de.
Kaner ikisine baktı.
— İçeri geçin. Bu gece burada kalacağız.
Üçü birlikte hangara girdi.
Bir süre sonra Dmitri dinlenmek için ayrılan odaya geçti.
Camilya salonda kaldı.
Kaner de karşısındaki koltuğa oturdu.
Camilya ona baktı.
— Çok kızgındın.
Kaner başını eğdi.
— Evet.
— Belli oluyordu.
Kaner hafifçe gülümsedi.
— Sana bir şey olmasından korktum.
Camilya birkaç saniye sustu.
— Ben iyiyim.
— Şimdilik.
Camilya kaşlarını kaldırdı.
— Yine mi?
— Ne?
— Her şeyi bu kadar ciddiye alman.
Kaner güldü.
— Elimde değil.
Camilya da hafifçe gülümsedi.
— Bazen çok sert oluyorsun.
— Bazen mi?
— Tamam, çoğu zaman.
Kaner başını iki yana salladı.
— Haklısın.
Camilya bir süre sessiz kaldı.
— Ama senin yanında kendimi rahat hissediyorum.
Kaner ona baktı.
— Ben de sen yanımdayken daha rahatım.
Camilya hafifçe gülümsedi.
— Peki neden geldin?
Kaner birkaç saniye düşündü.
— Senden haber alamadım. Telefonun da alınmıştı.
— Beni nasıl buldun?
— Tam olarak nasıl olduğunu bilmiyordum.
Camilya merakla baktı.
— O zaman?
Kaner omuzlarını hafifçe kaldırdı.
— İçime kötü bir şey doğdu.
Camilya gülerek başını salladı.
— Gerçekten delisin.
— Bunu daha önce de söylemiştin.
İkisi de kısa bir süre güldü.
Tam o sırada Kaner'in telefonu çaldı.
Kaner ekrana baktı ve cevapladı.
— Söyle.
Karşıdaki kişi birkaç saniye konuştu.
Kaner'in yüzü değişti.
— Emin misiniz?
Kısa bir sessizlik oldu.
— Tamam. Araştırmaya devam edin.
Telefonu kapattı.
Camilya hemen sordu.
— Ne oldu?
Kaner ona baktı.
— Rebeka'nın mektubuyla ilgili yeni bir şey bulmuşlar.
Camilya'nın yüzündeki gülümseme kayboldu.
— Ne bulmuşlar?
— Mektup kaybolmadan kısa süre önce koridorda biri görülmüş.
— Kimmiş?
— Yüzünü gören olmamış.
Camilya derin bir nefes aldı.
— Karun ve Kaan bunu öğrenirse işler daha da karışır.
Kaner başını salladı.
— Biliyorum.
— Ne yapacaksın?
Kaner ayağa kalktı.
— Önce seni güvende tutacağım. Sonra mektubu kimin aldığını bulacağım.
Camilya ona baktı.
— Ya o kişi çoktan kaçtıysa?
Kaner kısa bir süre düşündü.
— Kaçmış olabilir.
Camilya kaşlarını kaldırdı.
— Bu hiç iyi bir cevap değildi.
— Gerçeği söyleyeyim dedim.
— En azından dürüstsün.
Kaner cevap vermedi.
Sadece başını salladı.
O gece üçü de aynı yerde kaldı.
Kimse Karahanların bundan sonra ne yapacağını bilmiyordu.
Ama en azından bu kez Dmitri ve Camilya yalnız değildi.