Keşfet

KAYIP ODA

BU HİKÂYELER UYUTMAZ 1

Sabahları erken kalkmak onda alışkanlık olmuştu ve o sabah erkenden kalkıp kahvaltıyı hazırlamak üzere mutfağa gitmişti. Telefondan müziği açıp müzik eşliğinde kahvaltıyı hazırlamaya başlamıştı. Müziğe kendisini kaptırmıştı. Annesinin geldiğini duymamıştı ve onu karşısında görünce irkildi.

Annesi korktuğunu fark edince kızının yanına gitti ve banyoya gidip sakinleşmesini istedi. Banyoya giderken bir oda görür. Bu oda onun odasının hemen yanındadır. Daha önce hiç fark etmemişti. Sakinleşip çıkınca o odaya doğru ilerler. İçeriye bakar ve gördüklerine inanamaz. Hayal edemeyeceği kadar güzel bir oda idi ya da o öyle görüyordu. Odandan çıkar ve mutfağa gider. Annesine odadan bahseder ama annesinin öyle bir odanın olmadığını söyler.

Kardeşi uyanınca soluğu ablasının yanında alır. Hiç uyumamış gibi gözlerinin altı şişmişti. Ablası onu öyle görünce uyumadığını anladı.

“ Ceren, neden uyumadın?”

“Abla, gece boyunca sesler duydum ondan uyuyamadım. Yatağımın altından sesler geliyordu. Kalkıp bakamadım.”

“Canım rüya görmüşsündür. Yerini yadırgamış olabilirsin.”

“Olabilir ama bu ses ya yatağımın altında ya da duvarın öte tarafından geldi.”

“Duvarın öte tarafından mı?”

“Evet.”

Çok şaşırmıştı. Çünkü orada oda olduğunu yeni fark etmişti ve kardeşinin oradan ses geldiğini uyutmadığını deyince kafası karıştı. Çünkü o odada kalan kimse yoktu. Kalktı ve odaya doğru gitti. Arkasından annesi ve kardeşi de geldi ama orada oda falan yoktu. Bir anda delirdiğini sandı. Orada bir oda olduğundan emindi. Ama kimseye ispatlayamazdı. Sadece o biliyordu ve eskiden o odada yaşayanlar. Ailesi onun çıldırdığını sandı ve odaya hapsetti. O da olmayan odadan ses duyuyor ama net.

“Bana yardım et!” yardım çığlığı atıyordu adeta. Ama kimdi ve ses tam olarak nereden geliyordu, bilmiyordu. Kulağını duvara dayar ve duymaya çalışır. Evet, bu o idi. Kayıp oda idi. O duvarda bir oyuk buldu ve oradan öteki tarafa baktı. Aynı odayı gördü ve orada biri daha vardı. Hayatında hiç görmediği biri. Göz göze gelir ve çığlık atar ama kimse duymaz.

Bir süre sonra odaya kontrole gelir. Kızını hareketsiz yerde yattığını görünce eli ayağı boşaldı. Hemen ambulansı aradı, ama artık iş işten geçmişti. Ceren salondaydı. O bu olayı görmemişti. Ceren salonda oturmuş, annesinin telefonda konuşmasını dinliyordu. Ne odluğunu anlamaya çalışıyordu.

Bir süre sonra evin içinde garip bir sessizlik oluştu. Ceren başını kaldırdı. Koridora baktı. Ablasının odasının kapısı kapalıydı. Tam o sırada duvarın arkasından hafif bir ses duyuldu.

“Ceren…”

Ceren donup kaldı. Ses yeniden geldi.

“Ceren…”

Kız yavaşça ayağa kalktı.

“Abla?”

Cevap yoktu. Koridora doğru birkaç adım attı. Ses bu kez daha yakından geliyordu. Ceren duvara yaklaştı ve kulağını duvara dayadı. Hiçbir şey duyamadı. Tam geri çekilecekken duvarın içinden bir fısıltı geldi.

“Beni gördün mü?”

Ceren’in gözleri büyüdü. “Sen kimsin?”

Uzun bir sessizlik oldu. Sonra aynı ses cevap verdi. “Ben o odadayım.”

Ceren geri çekildi. O anda sabah ablasının söylediği sözleri hatırladı.

“Orada bir oda olduğundan emindim.” Ceren duvara tekrar baktı. Bir an için duvarın üzerinde ince bir çizgi gördü. Sanki orada daha önce bir kapı varmış gibi. Elini duvara uzattı. Parmakları duvara değdiği anda çizgi kayboldu. Ceren korkuyla geri çekildi. Sonra koridorun diğer ucundan annesinin sesi geldi.

“Ceren!”

Ceren hemen arkasını döndü. Annesi koridorda duruyordu. “Burada ne yapıyorsun?” Ceren cevap veremedi. Duvarı gösterdi. “Anne… Burada bir şey var.”

Annesi duvara baktı. “Ne var?” Ceren tekrar duvara döndü. Ama artık hiçbir şey yoktu. Sadece düz, boş bir duvar. Ceren’in yüzü bembeyaz oldu. Çünkü tam arkasından, kimsenin duymayacağı kadar alçak bir ses geldi.

“Şimdi sıra sende!”

Ceren gözlerini kapattı. Ve duvarın içinden gelen o ses bir kez daha fısıldadı: “”Kapıyı bul…” Ceren birkaç saniye boyunca olduğu yerde kaldı. “Kapıyı bul…” Bu sözler hala kulaklarında yankılanıyordu. Annesi salona geri dönünce Ceren yeniden duvara baktı. Bu kez duvara dokunmadı. Sadece dikkatlice incelemeye başladı. Bir süre sonra duvarın üzerinde küçük bir çatlak fark etti.

Çatlak, yavaş yavaş bir çizgiye dönüşüyordu. Ceren bir adım yaklaştı. Çizgi biraz daha belirginleşti. Sonunda duvarda bir kapı şekli ortaya çıktı. Ceren’in nefesi kesildi. Kapı kolu yoktu. Tam geri çekilecekken duvarın arkasından bir ses geldi.

“”Ceren…”

Kız gözlerini kapattı.

“Sen kimsin?” Bu kez cevap hemen geldi.

“Beni ablan gördü.”

Ceren’in yüzü değişti. “Sen… O odadaki kişi misin?” Sessizlik.

Sonra: “Evet.”

Ceren’in aklına ablasının son sözleri geldi. Kayıp oda. Oradaki yabancı. Ve kimsenin göremediği o kapı. Ceren elini duvara uzattı.parmakları kapının bulunduğu yere değdirdiğinde duvarın içinden soğuk bir hava geldi. Ceren elini hemen çekti. Tam o sırada annesi yeniden koridora çıktı.

“Ceren, ambulans geliyor. Odana git.”

Ceren arkasını döndü. “Anne…”

Annesi ona baktı. “Ne oldu?”

Ceren tekrar duvara baktı. Kapı kaybolmuştu. Sadece duvar vardı. Ceren’in gözleri doldu. Ama bu kez korktuğu şey kapının kaybolması değildi. Çünkü kapının kaybolmasından hemen önce içeriden bir ses duymuştu.

“Beni buldun.”

Ceren annesine hiçbir şey söylemedi. Gece olduğunda ev sessizleşti. Ceren yatağında oturuyordu. Uyumaya korkuyordu. Bir süre sonra odasının ışı kendi kendine söndü. Ceren yatağından kalkmadı. Karanlığın içinde bekledi.

Sonra duvarın arkasından üç kez vurma sesi geldi.

Tak. Tak. Tak.

Ceren’in kalbi hızlandı. Ses yeniden geldi. Bu kez dört kez…

Tak. Tak. Tak. Tak.

Ceren yavaşça duvara yaklaştı. Elini duvara koydu. “Burada mısın?” Bir süre cevap gelmedi. Sonra duvarın içinden bir fısıltı duyuldu. “Kapı artık senin odanda.” Ceren donup kaldı. Yavaşça arkasına döndü. Odasının diğer tarafında, az önce olmayan bir kapı vardı.

Kapının ardında ise aynı güzel oda görünüyordu. Ve odanın içinde… Ablasının yanında gördüğü yabancı kişi… Bu kez Ceren’e bakıyordu. Ve elinde Ceren’in hiç görmediği bir anahtar vardı. Elindeki anahtarı dikkatlice inceledi. Anahtarın üzerinde daha önce hiç görmediği garip bir işaret vardı.

Bir süre tereddüt ettikten sonra kapıya yaklaştı. Anahtarı kilide yerleştirdi.

Klik.

Kapı açıldı. Ceren yavaşça içeri adım attı. Tam o anda kapı arkasından kapandı. Ceren arkasını dönüp kapıya baktı. Sonra oda bir anda kayboldu. Duvar yeniden eski haline geldi. Annesi evin her yerinde Ceren’i aramaya başladı.

“Ceren!”

Ama hiçbir yerde yoktu. En son Ceren’in odasına gitti. Oda boştu. Annesi şaşkınlıkla etrafına bakarken duvardan çok hafif bir ses geldi.

“Bana yardım et…”

Yorumlar

  • Talya Sun: Çok teşekkür ederim. Çok sağ ol.
  • Ali Ergin: @talya seni tebrik ediyorum bölüm oldukça merak uyandırıcıydı