Keşfet

ÇAKIR`I GÖRDÜM

ÇAKIR

Evet 3,5 aydır aradığım Çakır'ı buldum. Akrostişler şiirler yazdığım hayaller kurduğum Çakır'ı gördüm . İlk gerçek adını söyleyim sonra nerde gördüm onu söyleyim. Gerçek adı Sercanmış soyadı da Günaymış. Okulumuza nakil oldu. Ve canım sınıf hocam Baki hoca da bizi aynı sıraya oturttu. Zaten yanımda boştu iyi oldu. Benim kalp güm güm atıyor. Heyecan öyle bir bastı ki beni. Çakır'ı bilen arkadaşlarım bana bakıp, bakıp gülüyorlar. Nefes almakta bile zorlandım sonra Sercan bana döndü.

"Selam adın ne?" Bir 10 saniye duraksamaktan sonra kekeleyerek şunu dedim.

"Ceren ben " o da "Sercan bende "dedi. Nefes almakta güçlük çekiyordum bu durum benim için hem iyi hem kötüydü. Aslında kötü değil de hani zordu çünkü LGS senem çalışmam derslerime önem vermem lazımdı. Sercan varken nasıl önem verecektim. İlk ders matematikti matematik benim hem zorlandığım hemde sevdiğim bir ders Allahtan matematikçimizi seviyorum. Hale hoca konuşmaya başladı.

"Günaydın arkadaşlar sınıfınıza yeni biri gelmiş İlk önce tanışalım sonra derse geçeriz ." Ardından Sercan konuşmaya başladı ."Selam ben Sercan 13 yaşındayım buraya Fatih Ortaokulundan geldim en sevdiğim ders Türkçe". Bir ortak yönümüz varmış demek benimde en sevdiğim ders Türkçe çünkü sözelci galiba. Hale hoca matematikle arasını sordu. "Yapmakta zorlandığım bir ders" dedi. Hala nefes almakta güçlük çekiyordum. Sonra gözüm birden Çakır'a olan aşkımı destekleyen 4 arkadaşıma kaydı. Dila , Sude , Emine, Şeyma herkes der si bırakmış öyle beni izleyip tebessüm ediyordu. Konumuz EKOK'tu Sercan ne kadar uğraşsa da hep bir işlem hatası yapıyordu. Cesaretimi topladım derin bir nefes aldım. "Yardım etmemi ister misin?" dedi. "Çok isterim" dedi. Sakin olmaya çalıştım nefes alış verişlerimi düzene soktum çünkü ya nefessiz kalıyordum ya da derince nefes alıyordum. Yardım ettim . "Çok teşekkürler anlattığın için "dedi. Bende rica ederim dedim. Ders bitti teneffüs zili çaldı. Dila beni yanına çağırdı. "Buldun sonunda ne zaman açılacaksın" dedi . Dila'ya çok utanıyorum dedim. Dila da "Utanılacak bir şey yok hem belki o da senden etkilendi ben aranızı yaparım" dedi. Ardından Sercan geldi. Dila'ya Sus işareti yaptım. Sercan Lavabo sordu bende yerini gösterdim. Sercan gidince Dila kahkaha attı . O da çok istiyordu benim onu bulmamı. O kahkaha atarken bende utandığım için sessiz kaldım. Ardından Sude ageldi. "Antep fıstıklı dondurmanı bulmuşsun "dedi. Buldum dedim. "Ne zaman açılacaksın "dedi. Ben bilmiyorum dedim bilmiyordum çünkü. Sonra da Dila şey dedi. "Öğle arasında bu yine Antep fıstıklı dondurma alır kesin" dedi. Gülerek göz devirdim. Şeyma ile Emine de bir şey söylemeden dikkatle bizi dinliyorlardı. Neyse öğretmen zili çaldı yerlerimize oturduk. Bu sefer ders fendi .Ahmet Hoca bana konuyu anlattıracaktı gönüllü olmuştum çünkü.. Hoca ilk Sercan'ı gördü. "Yeni gelen öğrenci sendin değil mi" dedi. "O da evet benim" dedi.

"Bir tanışalım mı?" dedi hoca. "Olur ben Sercan 13 yaşındayım buraya Fatih Ortaokulundan geldim. " dedi. Hoca "Ahmet bende fen hocasıyım "dedi. Sonra derse geçtik . Hoca beni unutmamıştı. "Hadi başla anlatmaya dedi. Mevsimler konusuydu. Anlatmaya başladım. "Mevsimler Dünya'nın Güneşin etrafında dönmesi sonucu oluşan sıcaklıklardır. Herkes Dünya'nın Güneş'e olan uzaklığından veya yakınlığından mevsimlerin oluşumunu zannetmektedir fakat yakınlığı veya uzaklığının mevsimlerle hiçbir alakası yoktur" dedim. Sonra hoca benden sonra tüm sınıfa da anlaattırdı. Sercan konuşmaya başladı sonra benimle."Sayısalcısın galiba geçen ders matematiği de güzel yaptın" dedi. Bende "Yok sözelciyim aslında da maksat hocaların gözüne girmek hem sayısalımı güzel yapmam lazım LGS senesi" dedim. Sercan tebessüm etti. "Bana da yardımcı olursun artık." dedi. "Tabii olurum elbet "dedim. Hoca dersi anlattı. Ders bitti. Teneffüs zili de çaldı ama çıkmak değil Sercan ile konuşmak istiyordum. O da çıkmadı konuşacak o kadar konu vardı ki fakat ben hislerim konusunun haricinde bit konu açtım. "Burcun ne?" dedim. "Boğa" dedi. Allahım hislerimde yanılmamışım zaten onun Boğa olduğunu düşünüyordum. "Sen peki sen ne burçsun" dedi. Bende "Yengeç" dedim. "Kırılganlık abidesisin yani" dedi. Bende C:Kırılganlığım doğrudur da ben yengeç burcunun başka özelliğini daha fazla taşıyorum .

S:Aile bağı mı?

C:Yok 6. His hislerimde hiç yanılmam. Peki sen sende en çok hangi boğa özelliği var?

S:Uyku ve yemek sevgisi

- Yemek sevgisi mi?

S:Evet bakma zayıf durduğuma Yemek yemeden duramam.

C:Keşke herkes senin gibi olsa yiyip yiyip kilo almayan tip. Bende içtiğim suyun kalorisini hesaplarım işte.

S:Hesaplamana gerek yok aslında. Kilon gayet iyi bence.

C:Ben aynı düşünmüyorum . Fiziğime çok önem veririm.

Gülmeye başladı.

Ardından zil çaldı. Dila beni yanına çağırdı.

D:Açıldın mı?

C:Yok daha değil

D:Açılmak istemiyor musun yani?

C:İstemez olur muyum? Ama ilk önce beni tanıması lazım . Öyle hemen açılamam ki.

D:İyi peki madem o değil de çok iyi anlaşıyorsunuz bakıyorum da .

C:Evet iyi anlaştık.

D:Bu da sana alışır etkilenir.

C:Bilmem ki.

D:Güven bana .

C: İyi sen öyle diyorsan.

Gün böyle, böyle bitti . Sonra eve gidiyorduk el salladı bana. Bende ona el salladım. Eve geldim. Ödevdi dersti derken. Bir kahve yaptım kendime. Sonra falıma baktım. Kökler gördüm. Yapay zekaya sordum. Bağlar ve sağlam temeller dedi. Muhtemelen Sercan'a bağı mı gösteriyor. Biraz kitap okudum sonra yattım tavana bakarak acaba yarın neler olacaktı.