Keşfet

BÖLÜM 2

DEFİNE ARARKEN MUSALLATA UĞRADIK

O

varlık bize ikazından sonra çıkıp gitti. O gidince etraftaki yüzlerce göz de

kayboldu. Onlar ortadan kaybolunca neyimiz varsa orada bırakıp aracımıza

bindik. Aracımızın şoförü korkudan aracı öyle sürüyordu ki yarım saatlik yolu

beş dakika da vardık. O günden sonra ne define aradık ne de oraya gittik.

O

varlıklardan başımıza bir iş gelmeden kurtulmasına kurtulmuştum ama gece

rüyalarıma sık sık giriyor ve beni korkutuyorlardı. Sadece bende değil oraya

giden herkesin rüyalarına giriyor ve korkutuyorlardı. Bu rüyalar azalmayıp

iyice çoğalınca bir araya gelip bizi bu durumdan kurtaracak bir hoca aradık.

Aramamızın sonunda bir hoca bulduk. O hoca bizi bir odaya aldı. Etrafımıza

çizgi çizdi ve ne görürseniz görün bu çizgiden çıkmayın dedi.

Biz

çizginin içine girdikten sonra o hoca şimdiye kadar duymadığım bir dille bir

şeyler söyledi. O söyledikçe deprem oluyormuş gibi her taraf sallanıyordu.

Ayrıca yine o kırmızı gözler çıkıp etrafımızda dönmeye başladılar.

Biz

onları görür görmez korkudan ayağa kalkıp kaçmaya çalıştıysak ta o hoca bizi

durdurdu ve çizgiden çıkmamızı engelledi.

O

hoca okumasını bitirince yine o karanlık varlık ortaya çıktı, korku verici

görüntüsüyle beraber.

O

varlık ortaya çıkınca hoca:

        ‘Ne istiyorsun Âdemoğullarından?’ diye

bir soru sordu. Bu soru üzerine karanlık varlık:

        ‘Ben onlara burayı kazmayın dememe

rağmen beni dinlemediler ve kazmaya devam ettiler’ dedi, bunları derken de

arkadaşlarımın yüzüne bakıyordu.

O

karanlık varlığın ne demek istediğini anlamadığım için arkadaşlarımın yüzüne

baktım. Arkadaşlarım benim onlara baktığımı görünce kafalarını yere eğdiler.

Onlar kafalarını yere eğince benden sonra oraya tekrar gittiklerini anladım.

Onlar bana sonradan anlattılar benden sonra nasıl gittiklerini. Meğersem altını

çıkarabilmek için bir hoca bulmuşlar. Hoca bunlara muska yazmış ve neler

yapılması gerektiğini söylemiş. Onlar hocanın dediklerini yapmışlar ama altını

çıkarmak yerine onları daha da çok kızdırmışlar.

Neyse

gelelim konumuza, hoca, bir müddet daha o karanlık varlıkla konuştuktan sonra

bize dönerek:

        ‘O şerli varlıkla anlaştım. Sizden on

siyah keçi istiyorlar. O keçileri de söyleyeceğim yerlerde kesip kanlarını

orada akıtacaksınız. Etlerini de fakir fukaraya dağıtacaksınız. Kemiklerini de

bana getireceksiniz’ deyince benim moralim bozuldu. Benim huzursuzluğumu gören

hoca bana ‘Evladım, niçin öyle suratın asıldı?’ diye sordu. Bende bunun üzerine

keçi alacak param olmadığını söyledim. Diğer arkadaşlarımın alacak paraları

olduğu için sesleri çıkmıyordu.