BÖLÜM 3
DEFİNE ARARKEN MUSALLATA UĞRADIK
Hoca
benim derdimi anlayınca gülerek sırtımı sıvazladı. Ardından bana ‘Evladım,
senin alacağın keçiyi ben alırım’ dedi. Hocadan bu sözleri duyunca sevincimden
hocanın ellerini ayaklarını öpmeye başladım. Benim bu tutumum karşısında hoca
beni durdurdu ve keçileri bir an evvel almamız için bizi yolladı. Arkadaşlarım
keçileri almaya gittiklerinde ben hocanın yanında kalmıştım. Arkadaşlarım
keçileri alıp geldikten sonra bizde hocayla beraber gidip istenilen keçiyi
aldık. Keçi sayısı tamam olunca hocanın tarif ettiği yerlere gidip keçileri
kestik ve kanlarını akıttık. Ardından onların etlerini fakir fukaraya dağıttık.
İşimiz tamam olunca keçilerden kalan kemikleri hocaya getirdik.
Hoca
getirdiğimiz kemikleri bir arya topladı. Yine o bilmediğimiz dille bir şeyler
okudu. Okuması bitince şerli varlık tekrar ortaya çıktı.
Şerli
varlık ortaya çıktıktan sonra bir araya toplanmış kemiklerin yanına gitti.
Onları tek hamlede tutarak geldiği gibi ortadan kayboldu. O kaybolduktan sonra
hoca bize dönerek:
‘Evlatlarım, kurtuldunuz artık’ dedi
hepimizin yüzüne bakarak ‘Bundan sonra alnınızın teriyle kazanmadığınız işlere
gitmeyin’ dedi ve bizi uğurladı.
Biz
oradan ayrıldıktan sonra ben ve arkadaşlarım bir daha o işlerle uğraşmadık. Bu
arada bende bir iş bulmuş çalışmaya başlamıştım. Çalıştıktan sonra evlendim ve
çocuklarım oldu. Evlenip çocuklarım olduktan sonra da hiç iş sıkıntısı
çekmedim.