Bölüm-2 Zarf
Sevginin dili neydi?Neden acımasız olurdu ki insan?Ben Eflin.Çocukluğu dedesinin baskısı ve cezalarıyla geçmiş,babası yok diye hor görülmüş,annesi üzülmesin diye gerçekliğini saklamak zorunda kalan Eflin.
Bu kadardım işte.Bütün hayatım birkaç cümleye sığıyordu,daha fazlası yoktu.Evimizin olduğu binanın önüne gelmiş,kaldırıma oturmuştum.
Gözlerim tek bir yerdeydi,dedemin lüks arabasında.Annem tek başına çalışıyordu ve kazandığı para hiçbir şeye yetmiyordu.
Üstelik benim çalışmama da izin vermiyordu.Birkaç aydır kirayı vermediğimizden ev sahibi de sürekli şikayet edip duruyordu.
Serçe yutkunup,ayağa kalktım.Telefonumdan gelen bildirimler sevgili kuzenlerim ve arkadaşlarımın olduğu gruptan geliyordu.
~Dengesizler Klupü~
Ozan-Eflin bizimkiler size gelmiş iyi misin?
Rüzgar-Dedem yine saçmalarsa takma kafana.
Kerem-Gelelim mi yanına?
Esin-Yetimhane müdürü bırakmıyor yoksa on dakikaya oradaydım.
Mesajları okurken yüzümde büyük bir gülümseme oluştu.Ozan ve Rüzgar kardeşti,aynı zamanda büyük dayımın çocuklarıydı.
Kerem,dedemin ölen en yakın arkadaşının torunuydu.Kimsesi olmaldığından çocukluğundan beri bizimle kalıyordu.
Esinle de ilkokul dördüncü sınıfta tanışmıştık.Ailesi yoktu,yetimhanede yaşıyordu.Gerçi bizim de pek olduğu söylenemezdi.
Binanın kapısı açılınca dedem ve dayımı gördüm.Sertçe yutkunup dedemin elini öpmek için bir adım atmıştım ki elini kaldırarak durdurdu beni.
"Gerek yok."dedi her zaman ki ciddi tavırlarıyla.Arkasında duran dayıma baş selamı verdiğimde hafif bir gülümseme ile karşılık verdi.
Takım elbisesi içinde şık duran dedem bu mahalleden olmadığını fazlasıyla belli ediyordu.Arabasına doğru ilerlemeden önce bana bakıp "Araba iki saate gelir,git annene yardım et."demişti.
Dondum.Yine o cehenneme geri mi dönecektik?Hızla binaya girip evimizin olduğu kata çıktım.Çamtamdan nasıl çıkardığımı bilmediğim anahtarı deliğe sokup, kapıyı açtım.
"Annee."diye bağırmamla annemin yatak odasından gelen sesine doğru gittim.Kıyafetlerini topluyordu.
Şok içinde "Gerçekten gidecek miyiz?"dediğimde kıpkırmızı olan gözlerini bana doğru çevirdi.
Sinirle "Ya ne yapacağız?Sana bakamıyorum,okul taksitlerine yetişemiyorum.Ev kirası,faturalar bunları sen mi ödeyeceksin Eflin?"deyip kendini güçsüzce yatağın üzerine bıraktı.
"Anne."demiştim ki "Çık."deyip tişörtleri katlamaya devam etti.Gözlerim dolu dolu odama doğru ilerledim.
Çoktan toplamıştı bütün eşyalarımı.Kapıyı yavaşça kapatıp,önüne oturdum.
Kollarımı bedenime sarıp,başımı da üstüne yasladım.Üç yıl aradan sonra tekrar o eve gitmek garipti.Yine canım yanacaktı,yine üzülecektim.
Gözlerimin yavaş yavaş kapanmasına izin verdim.Uyumak en iyisiydi.Belki o zaman birkaç saatliğine de olsa unuturdum bu olanları.
🦋🦋🦋
Araba neredeyse malikanenin önünde durduğunda annemle beraber indik arabadan.Şoför bavullarımızı bagajdan indirirken tam karşıda en az bizim malikane kadar büyük bir ev gördüm.
Hayır sorun ev değildi.Kendimi bildim bileli vardı zaten fakat terk edildiğini sanıyordum.Dedemin ölümüne nefret ettiği Sancaklar geri dönmüş olmalıydı.
Annem omzuma dokunup içeri girmemi söylediğinde kafamı sallayıp peşinden girdim.
Koca bahçede renk renk çiçekler açmıştı.Bunu anneannemin yaptığına emindim.Ozan,Rüzgar ve Keremle diktiğimiz elma ağaçları büyümüştü,bizde öyle.
Zile bastığımda kapıyı anneannem açtı.Kocaman gülümseyerek bana sarıldığında aynı şekilde karşılık verdim.
İçeriye adım attığım gibi üzerime atlayan Ozan ve Keremi saymazsak güzel bir başlangıç olmuştu.
"Ne bu özlem daha dün akşam beraberdik."dediğimde Ozan elleriyle yanaklarımı sıkarak "Oyy ne kadar çok olmuş öyle."dediğinde gülerek ayrıldım onlardan.
Rüzgar da gülümseyerek beni kollarının altına aldığında kocaman sarıldım.Geriye kalan yengem ve dayımla da sarılma faslını bitirip dedemin yedi kuralı yani sabah yedi,akşam yedi masada olma seansına geçmiştik.
Çocukluğumda az ceza almamıştım geç oturdum diye ama geçmişti işte.Her zaman ki gibi sessiz geçen yemekten dedemin kalkmasıyla bitirmiştik.
Bizimkiler dışarı çıkalım diye tutturunca Ferhat dayımdan izni alıp çıkmıştık.Esin yetimhaneden dolayı gelemesede okul çıkışı telafisini yaparız diye anlaşmıştık.
Üzerimde kahverengi bir gömlek ve aynı renk bir pantolon vardı.Siyah dalgalı saçlarımı açık bırakmıştım.
Gecenin bu saatinde nereden geldiğini anlamadığımız bisiklet sevdası yüzünden muğlanın güzel parklarından birine doğru sürüyorduk.
Parkın yanına geldiğimizde çekirdek kola alacağız diye beni tek bırakıp gitmişlerdi.
Hâlâ çantamda olan cüzdana kaydı elim.Karakola gitmeliydim fakat şu an bunun için pek doğru bir zaman değildi.
Çimenlerin üzerinde yürürken gözlerim kalabalık,neşeyle sohbet eden bir aileye kaydı. Asla sahip olamayacağım neşeli bir aile...
Orta yaşlarda ki kadının "Giray."diye bağırmasıyla bakışlarım o yöne döndü.Hadi canım bu o çocuktu.
Gülümseyerek "Geliyorum."dediğinde gözlerim gülüşüne kaydı,çok güzel gülüyordu.Sonra ise biri görmeden kendimi toplayıp ailesinin yanına ulaşmış çocuğa seslendim.
Evet,seslendim.Bu yaptığıma şaşırsamda çok önemli bir şeyi hatırlattım kendime.Şimdi değilse ne zaman?
Yaklaşık yirmi kişilik olan ailesinin bakışlarının üzerime değmesini umursamadan ona doğru ilerledim.
O da merakla "Sen."demişti ki sözünü kesip çantamdan cüzdanını çıkarttım."Bugün sahilde düşürmüştün,karakola bırakacak vaktim olmadı."deyip mahcup bir şekilde ailesine döndüm.
"Rahatsız ettim,kusura bakmayın."dediğimde dedem yaşında olan adam gülümseyerek "Ne kusuru kızım,geç otur."dediğinde tam konuşacaktım ki bizimkilerin aramasıyla durdum.
"Ah çok isterdim ama arkadaşlarım bekliyor."deyip küçük bir baş selamı verip,uzaklaştım.
Telefonu açıp olduğum yeri söylediğimde birinin kolumu tutup kendisine çevirmesiyle şaşkınlıkla kafamı kaldırdım.
Giray.Sinirli bir şekilde bana bakıyordu.Hayır ne yaptığımı bende merak ediyordum.
Mavi küçük bir zarfı yukarı kaldırıp "Bunu cüzdanıma kim koydu?"dediğinde anlamsızca ona baktım.
"Anlamıyorum."deyip kendimi geri çektiğimde "Bak,cüzdan senden başka kimseye gitmemişse bu zarfı atanı da görmüşsündür."dediğinde sinirle bağırıp.
"O zarfı neden cüzdanına atayım ki içinde ne yazdığını bile bilmiyorum hem çok istiyorsan bak çantama."dediğimde ciddi ciddi çantamı isteyince verdim.
"Bak işte,neye bakacaksan artık.Hem-"dediğimde sözümü kesen şey şaşkınlıkla elinde tuttuğu bir başka zarftı.
Üstünden benim adım olan bir başka zarf.İşte bunu beklemiyordum,hemde hiç.
Beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın🤍🌸