Keşfet

Bölüm-8 Körebe

Deli Dünyam

Kör olmuş bir avuç insanın içinde yaşıyor,ölmemek için birbirimize tutunuyorduk.

🦋🦋🦋

Kör olmak gerekirdi.Karşımızda engel olamadığımız bizi gittikçe tüketen o anlara.Belki de bu yüzden insanların çoğu önünde ki herşeye gözlerini kapatır,görmezden gelirdi.

Etrafımda ki herkesin kör olduğunu düşünürdüm.Yanılmışım.Kör değillerdi sadece körebe oynuyorlardı.

Kim kimi yakalarsa diye değil.Kim kimi arkasından vurursa diyeydi oyun.Gözlerini kapatmaya korkardı insan çünkü karanlığa alışkın değildi.

Gözlerimi kapattım.Körebe olan hayatıma bakmak istemedim.Oysa çoktan en dibe battığımın farkındaydım.

Karanlık değildi benimki zifiriydi.Karşımda ki insanlara baktım, oyunun içindeler mi diye?Değillerdi.

Birbirleri arasında büyük bir bağ var gibiydi.Saygı,sevgi eksik olmuyordu sözlerinden.Aile olmayı biliyorlardı.Bizimkilerin aksine.

Tekli koltukta öylece oturuyordum. Diğerleri de öyle.Kimse konuşmuyordu.Belki de ne konuşacaklarını bilmiyorlardı.

Gözüm istemsizce Giraya kaydı.Onun da bana baktığını görünce şaşırsamda hızla çevirdim bakışlarımı.Ev o kadar huzur doluydu ki baktıkça bile gülümseyesim geliyordu.

Salon tamamen antika koltuklar ve eşyalarla doluydu.Başımı çevirdiğimde gördüğüm -büyük ihtimalle bahçenin arka kapısı-manzarayla büyülenmeden edemedim.

Renk renk çiçeklerle doluydu.Tabi bu sadece camdan görünen kısmıydı. Cam kapıların hemen önünde ise karşılıklı büyük kitaplıklar duruyordu.

Uçuşan perdeler,samimi bir aile ortamı.İki gün önce bu anı yaşayacağımı söyleseler asla inanmazdım.

Babaannem olduğunu düşündüğüm, evin en yaşlı kadını olarak bir yerden başlaması gerektiğine karar vermiş olacak ki konuştu.

"Merhaba kızım ben babaannen Zeliha.Biraz geç oldu ama olsun."deyip gülümsediğinde bende aynı şekilde karşılık verdim.

Asım Beyi zaten tanıdığımdan bana sarılan kadın büyük bir gülümseme ile bakıp "Ben Sevim.Yengen oluyorum canım."dedi.

Yanında oturan adam ise benden pek haz etmemiş gibi başını çevirdiğinde Sevim hanım uyarı olsun diye kolunu cimciklemişti.

Adam sabırla bana dönüp "Tufan ben.

Büyük amcan oluyorum."deyip hiçbir şey söylemeden çıkıp gitmişti.Üzülmem mi gerekiyordu?Zerre duygu barındırmayan kalbim rahattı bu duruma.

Sabahtan beri gözünü benden ayırmayan ,fazla enerjik,muhtemelen otuzlarının ortalarında olan adam neşeyle bana bakıp "Polat.Küçük ve en çok seveceğin amcan oluyorum canım."deyip göz kırptı.Gülümsemeden edemedim.

"Memnun oldum,en çok seveceğim amcam."dediğimde Mete üzerinden uykusunu atmış olacak ki "Ve evde kalmış."diyerek devam ettirdi cümlemi.

Polat bey yastığı alıp kafasına fırlattıktan sonra gülümseyerek bana bakıp "İsteseydim çoktan evlenmiştim ama fazla yakışıklı olduğumdan ve kendime uygun birini bulamadığımdan duruyorum sadece."dediğinde gülümseyerek onayladım onu.

Polat Beyin yanında oturan Tufan bey'in birebir kopyası olan adam da hafif bir gülümseme ile bakıp "Yiğit ben Meteyle,Ömerin abisiyim."dedi.Tahminim doğru çıkmıştı yani.

Gözlerim Altay Bey'in yanında oturan kadına kaydı istemsiz.Hülya Sancak.Beyaz zarif elbisesi,kendine olan özgüveni ve dik duruşuyla mükemmel görünüyordu.

Benim burada olmamı istemiyor gibiydi fakat yine de yapmacık bir gülüşle bana bakıp "Hülya ben. Altayın karısıyım."dedi.Baş sallamakla yetindim.

Annemin geçmişte onunla arkadaş olabilmesine şaşırmadan edemiyordum.Hadi ama anne arkadaş olacak başka birini mi bulamadın?

Derin bir nefes alıp geriye kalan kardeşlerime baktım.Dördünün bana nefretle bakması pek de umurumda değildi.Girayın ailesi üç kişiden oluşuyordu.Pelin Hanım,Doğan Bey ve Giray.

En büyükleri olduğunu düşündüğüm, sabahtan beri öldürecekmiş gibi bakan adam "Biz bu kızı niye evimize alıyoruz.Evi yok muydu zaten?Ne malum dedesinin göndermediği?"dediğinde Asım Bey sert bir sesle "Kuzey."demişti.

Haklılardı aslında.Kim pat diye dalan birini evlerine alırdı ki?Bir şey demedim.Diyecek bir şeyim de yoktu zaten.

Yavaşça ayağa kalktım.Hafif bir gülümseme ile Sevim hanıma bakıp "Kalacağım odayı gösterir misiniz acaba?"dedim. Kuzey inanamıyormuş gibi bana baktı.

"Bu ne rahatlık ya?İstemiyoruz lafını da mı anlamıyorsun?"deyip ayağa kalktığında Altay veya Asım Bey'in konuşmasına gerek kalmadan ben ona döndüm.

Gayet dik bir şekilde bakıp "Kendi evimde kalmak isteyip,istemediğime sen mi karar vereceksin?"dediğimde "Bana soracaksın."deyip bağırdı.

İyi bağırsındı.Çok ta umurumdaydı sanki.Aptal bir oyun yüzünden neden burada onlarla muhattap olduğumu bile bilmiyordum.

Altay Bey sinirle Kuzeye kızdığında Sevim Hanımın arkasından gittim.İkinci katta, en son odaya götürdü beni.

"Burası canım.Aşağıdakileri de boşver olur mu?En başından olman gereken yerdesin zaten,kim ne derse desin."deyip gittiğinde arkasından bir süre bakakaldım.

En başından olmam gereken yerdeysem niye bu kadar geç kalmış hissediyorum.Derin bir nefes alıp ,geniş beyaz koridorda,karşımda olan gri kapıyı açtım.

Siyah değil,beyaz değil bütün oda gri ve maviye boyanmıştı hayatım gibi.Yine de büyülenmeden edemedim.

Büyük çift kişilik mavi bir yatak.Gri komodinler ve yere serilmiş tatlı gri bir halı.Mavi tül perdeler.Gri büyük bir dolap ve çalışma masası.

Tuvalet ve banyo olduğunu düşündüğüm bir kapı ve ben.Yatağıma doğru yürüyüp,kendimi sırt üstü üzerine attım.

Yeni hayatına hoş geldin Eflin .Pek hoş gelmiş olmasanda...

🦋🦋🦋

Aradan ne kadar geçti bilmiyordum fakat akşam olduğu kesindi.Bu süreçte odadan dışarı tek bir adım bile atmamıştım.

Kapımın çalmasıyla bakışlarım o yöne döndü."Gir."dememle Ömerin kapının ardından kafasını uzatıp "Yemek hazır."deyişine başımı sallamakla yetindim.

Telefonumu alıp Ömerle aşağıya indiğimizde ,ikimizden de tek bir kelime çıkmadı.Kuzenim olmasını hâlâ aşabilmiş değildim zaten onun da aştığını sanmıyordum.

Salonun sağına doğru ilerlediğimizde beyaz duvarlarda ki renk renk tablolara takıldı gözlerim.Hepsinde bir arada ve mutlu görünüyorlardı.

Koridorun sonunda ki kapıyı açtığımızda kocaman bir yemek masası ve aile üyeleri duruyordu.

Çekinsemde Ömerin arkasından geçip hepsinden en uzak köşeye oturdum.Giray hariç,herkes buradaydı.Sevim Hanım gülümseyerek bana bakıp "İyi dinlendin mi kuzum?"dediğinde aynı şekilde gülümseyip başımı salladım.

Onlar karşılıklı oturuyordu.Benim oturduğum sıranın sonunda Ömer vardı.Onunla aramda ise iki boş sandalye.

Asım Bey "Afiyet olsun."deyince başlamıştık yemeğe.O kadar sessizdi ki ortam benden kaynaklı diye düşünmeden edemedim.

Annem nasıldı?Yemek yiyebilmiş miydi?Derin bir nefes alıp Pelin Hanımın tabağıma zorla koyduğu sarmalarına ve Sevim Hanımın köftelerine baktım.

Sanırım beni bu ailede seven sadece iki kişi vardı.Daldığımdanmıdır bilinmez karşımda ki sandalye bir anda çekilince irkilerek kafamı kaldırdım.

Korkmamdan zerre etkilenmemiş olan Giray ise sakin bir şekilde sandalyesine oturdu.Pelin Hanım uyarıcı bir şekilde oğluna bakıp "Neredeydin?"dediğinde Giray "Antreman vardı."deyip geçiştirdi.

Aklıma istemsizce bizimkiler geldiğinde yemeği bıraktım.Onlara mesaj atmıştım ama gördüklerinden emin değildim.Şimdi eve dönmüş olmalıydılar.

Kuzeyin dikkatini çekmiş olmalıyım ki yemeğini bırakıp alayla bana döndü."Ee ne oldu?Yesene yemeğini, anneni mi özledin yoksa?"dediğinde anlamsızca ona baktım.

Yanında ondan bir küçüğü ve adının Deniz olduğunu öğrendiğim iki numara da abisine katılıp "Tabi görevi gereği şimdi göremeyecek ya ona içerleniyordur."dediğinde Asım Bey ikisini de katı bir şekilde uyarmıştı.

Dedelerine olan saygılarından sustuklarını az çok anlayabiliyordum.Onlara cevap verme zahmetinde bulunmadım.Altay Bey'in umurunda bile değil gibiydim.Sessizdi.

Tekrar yemeğime döndüğümde Girayla göz göze geldik.Çekmedim gözlerimi o da aynı şekilde çekmedi.Meydan okur gibiydi bakışları.

Ondan korkmamı ya da reddecediğimi düşünüyor olmalıydı.Bakışmalarımızı bölen dört bildirim sesi oldu.Masada ki herkesin bakışları ben,Ömer,Mete ve Giraya dönerken dördümüzde hızla telefonlarımızı açtık.

Mesaj ondandı.

"Selam sevgili oyuncularım keyfinizi bozmak istemezdim ama yeni göreviniz başlamak üzere."

Asım Bey "Ne oldu?"dediği