15. BÖLÜM — GERÇEKLER: KABUL EDİLMEME
15. BÖLÜM — GERÇEKLER: KABUL EDİLMEME
Sabah olduğunda Fiona yine arşivdeydi.
Dün bulduğu not hâlâ aklındaydı.
“O gece saraydan üç çocuk çıkarıldı.”
Notu tekrar eline aldı.
Bir süre baktı.
Sonra eski dosyalardan birini açtı.
Yirmi yıl önceki saldırıyla ilgili kayıtları tek tek incelemeye başladı.
Kayıtların çoğu eksikti.
Bazı sayfalar yırtılmış, bazıları ise tamamen kaybolmuştu.
Fiona aramaya devam etti.
Sonunda eski bir sayfaya rastladı.
Sayfanın bir kısmı silinmişti.
Ama birkaç kelime okunabiliyordu.
“...iki prens...”
Fiona durdu.
Alt satıra baktı.
“...bir bebek...”
Kaşları çatıldı.
Sayfanın devamı yoktu.
“Üç çocuk.”
Notu masanın üzerine bıraktı.
İki kayıt da üç çocuktan bahsediyordu.
Fiona'nın aklına Asher geldi.
Dylan sarayın kıyısında oturuyordu.
Dün gece yaşananları düşünüyordu.
Taşın tepki vermesi, suyun hareket etmesi...
Bunların hepsi Asher'ın yanındayken olmuştu.
Elora yanına geldi.
“Yine düşünüyorsun.”
Dylan ona baktı.
“Biraz.”
“Asher'ı mı?”
“Evet.”
Elora yanına oturdu.
“Ne oldu?”
“Dün taş yine tepki verdi.”
Elora onu dinledi.
“Asher yanındayken mi?”
“Evet.”
Dylan denize baktı.
“Fiona da yeni bir şey bulmuş.”
“Ne bulmuş?”
“Eski kayıtlar.”
Elora merakla ona baktı.
“Ne yazıyor?”
“Yirmi yıl önceki saldırıyla ilgili.”
Dylan kısa bir süre sustu.
“Üç çocuktan bahsediliyor.”
Elora'nın yüzü değişti.
“Üç mü?”
“Evet.”
“Sen, David ve Alex mi?”
Dylan başını iki yana salladı.
“Bilmiyorum.”
Elora bir süre ona baktı.
“Dylan, bir şey mi saklıyorsun?”
“Hayır. Ben de ne olduğunu anlamaya çalışıyorum.”
Fiona arşivden çıkıp Kaelen'i buldu.
“Kaelen.”
Kaelen dönüp ona baktı.
“Ne oldu?”
“Eski kayıtlarla ilgili bir şey buldum.”
Kaelen'in yüzü ciddileşti.
“Ne buldun?”
Fiona dosyayı açtı.
“Yirmi yıl önceki saldırıyla ilgili bir kayıt.”
Kaelen sessizce baktı.
“Burada üç çocuktan bahsediliyor.”
Kaelen'in yüzündeki ifade kısa bir süreliğine değişti.
“Eski kayıtlar eksik.”
“Biliyorum. Ama iki farklı kayıtta aynı şey yazıyor.”
Kaelen cevap vermedi.
Fiona başka bir sayfa çıkardı.
“Bir de bunu buldum.”
Kaelen sayfaya baktı.
“Kraliyet kanından biriyle ilgili.”
Kaelen birkaç saniye sessiz kaldı.
Fiona onun yüzüne baktı.
“Bunu biliyor musun?”
“Hayır.”
“Emin misin?”
Kaelen dosyayı kapattı.
“Fiona, bu konuyu bırak.”
Fiona şaşırdı.
“Neden?”
“Çünkü geçmişte kalmış bir olay.”
Fiona ona baktı.
“Ya hâlâ devam ediyorsa?”
Kaelen cevap vermedi.
Arkasını dönüp uzaklaştı.
Fiona onun arkasından baktı.
Artık daha da şüpheleniyordu.
Aynı saatlerde Asher Thames'in kıyısında yürüyordu.
Cebinden düğmeyi çıkardı.
Üzerindeki işareti inceledi.
Sonra taşı çıkardı.
İkisini yan yana tuttu.
İşaretler yine birbirine benziyordu.
Ama taş bu kez tepki vermedi.
Asher iç çekti.
“Benden ne istiyorsun?”
Suyun yüzeyi hafifçe hareket etti.
Asher suya baktı.
Tam o sırada arkasından bir ses geldi.
“Asher.”
Asher dönünce Dylan'ı gördü.
“Sen yine mi geldin?”
“Konuşmamız lazım.”
“Asıl ne hakkında?”
“Geçmişin hakkında.”
Asher'ın yüzü değişti.
“Benim geçmişim hakkında konuşacak ne var?”
“Sandığından daha fazla şey olabilir.”
Asher kaşlarını çattı.
“Ne demek istiyorsun?”
Dylan cebinden bir kâğıt çıkardı.
“Buna bak.”
Asher kâğıdı aldı.
“O gece saraydan üç çocuk çıkarıldı.”
Başını kaldırdı.
“Bunun benimle ne ilgisi var?”
“Bilmiyorum.”
“Öyleyse neden bana gösteriyorsun?”
“Çünkü bazı şeyler birbirine benziyor.”
Asher kaşlarını çattı.
“Mesela?”
Dylan birkaç saniye düşündü.
“Yaşın var, seni bulan adamın anlattıkları var. Bir de bu kayıtlar.”
Asher'ın yüzü gerildi.
“Bunları nereden öğrendin?”
“Eski kayıtlardan.”
Asher birkaç adım geri çekildi.
“Hayır.”
Dylan şaşkınlıkla baktı.
“Daha ne söyleyeceğimi bile bilmiyorsun.”
“Asıl ne söyleyeceğini biliyorum.”
“Asher—”
“Hayır.”
Asher başını iki yana salladı.
“Ben saraydan çıkmış bir çocuk değilim.”
Dylan ona baktı.
“Bundan nasıl bu kadar eminsin?”
Asher cevap veremedi.
Tam o sırada cebindeki taş ısındı.
İkisi de taşa baktı.
Taşın üzerindeki çizgiler kısa bir süre parladı.
Asher hemen taşı kapattı.
“Bu hiçbir şeyi kanıtlamıyor.”
“Belki.”
Dylan sakin bir şekilde ona baktı.
“Ama tamamen görmezden de gelemeyiz.”
Asher başını kaldırdı.
“Ben kimsenin kayıp çocuğu değilim.”
“Belki de bunu kabul etmek sana zor geliyor.”
Asher'ın yüzü gerildi.
“Çünkü doğru değil.”
Dylan bir şey söylemedi.
Asher arkasını döndü.
Birkaç adım yürüdü.
Sonra durup denize baktı.
Suyun yüzeyi yine hafifçe hareket ediyordu.
Asher gözlerini kapattı.
“Benim ailem yok.”
Bu kez sesi daha sessiz çıkmıştı.
Dylan arkasından konuştu.
“Belki de sen öyle sanıyorsun.”
Asher dönmedi.
Bir süre sonra yürümeye devam etti.
Ama aklındaki düşünceyi susturamıyordu.
Ya Dylan haklıysa?
Yorumlar
- Barış Oruç: kaelen bu konuyu araştırma isteğini anlamıyorsun herhalde
- Aleyna ş.: Hiç yanıltıcı olma asher bugünün pes etme
- Enes Tok: dylanın kafası karıştı bence geçmişini hatırlamalısın
- Selin Pınar: Geçmişi sorgulamak zor ama bırakma bunu lütfen