Keşfet

BÖLÜM 3 — KARANLIĞIN GELİNLİĞİ VE MATTEO’NUN ANDI

Derinliğin Kanı

🔱 DERİNLİĞİN KANI: KANLI BEŞİK

BÖLÜM 3 — KARANLIĞIN GELİNLİĞİ VE MATTEO’NUN ANDI

David ve Alex, Atlantika Sarayı'nın devasa kapılarından çıkıp karaya doğru ilerlerken, arkalarında bıraktıkları sarayda yıllardır saklanan başka bir sır çoktan yeniden gün yüzüne çıkmıştı.

Yirmi yıl önce o gece yalnızca Asher kaybolmamıştı.

Lyra da denizden koparılmıştı.

Çocukların yanında büyüyen, sarayın neşesi olan genç prenses, insanların saldırısından sonra bir daha Atlantika'ya dönememişti.

Kaelen, o gecenin ardından kendi oğullarından Lyra'nın gerçek kaderini saklamıştı.

David, Alex ve Dylan onun öldüğüne inanarak büyümüşlerdi.

Oysa Lyra hayattaydı.

Ve hayatı, deniz sarayından çok uzakta, Gryffin Şatosu'nda bambaşka bir yola girmişti.

---

Yirmi yıl önce...

Gryffin Şatosu'nun karanlık koridorlarından birinde Lyra, aynanın karşısında sessizce duruyordu.

Üzerindeki kan kırmızısı gelinlik, ona ait olmayan bir hayatın simgesi gibiydi.

Gözlerinden yaşlar süzülüyordu.

Denizden koparılmıştı.

Ailesinden uzaklaştırılmıştı.

Üstelik bunu yapan kişinin kendi babası olduğuna inanıyordu.

Kapı yavaşça açıldı.

Vampir Kralı Matteo içeri girdi.

Kızıl gözleri karanlık odada dikkat çekse de Lyra'nın korktuğunu görünce ona yaklaşmadı.

Aralarında mesafe bırakarak durdu.

“Seni zorlamayacağım,” dedi sakin bir sesle. “Korkmana gerek yok.”

Lyra başını kaldırdı.

“Beni buraya babam gönderdi.”

Matteo bir süre sessiz kaldı.

Lyra gözyaşlarını sildi.

“Beni kendi elleriyle düşmanının yanına gönderdi. Beni bir insan gibi değil, bir anlaşmanın parçası gibi gördü.”

Matteo'nun bakışları sertleşti.

“Eğer gerçekten seni feda ettiyse, bunun hesabını bir gün sorabilirsin.”

Lyra'nın gözleri doldu.

“Bana yardım eder misin?”

Matteo elini ona doğru uzattı.

“Eğer bunu gerçekten istiyorsan, yanında olurum.”

Lyra birkaç saniye onun eline baktı.

Sonra tuttu.

“İstiyorum.”

O andan sonra Lyra'nın içinde bir şey değişmeye başladı.

Çocukluğundan beri taşıdığı o güven, yerini öfkeye bırakıyordu.

“Ben sadece tahtı istemiyorum,” dedi.

Matteo ona baktı.

“Peki ne istiyorsun?”

Lyra'nın sesi bu kez daha kararlıydı.

“Beni feda edenlerin bedel ödemesini istiyorum.”

Matteo bir süre hiçbir şey söylemedi.

Sonra başını hafifçe eğdi.

“Sana gücü vereceğim.”

Lyra gözlerini kapattı.

O gece denizden gelen genç prenses, karanlığın içine ilk adımını attı.

---

⏳ ÜÇ YIL SONRA

Aradan üç yıl geçmişti.

Lyra artık Gryffin Şatosu'na alışmıştı.

Matteo başlangıçta ona verdiği sözü tutmuş, onu zorlamamıştı. Zaman geçtikçe aralarındaki ilişki de değişmişti.

Başta yalnızca bir anlaşma gibi görünen evlilik, zamanla gerçek bir bağlılığa dönüşmüştü.

Lyra, Matteo'ya gerçekten âşık olmuştu.

Sonra hayatlarına bir çocuk girdi.

Bir oğul.

Kadim büyülerin yardımıyla dünyaya gelen bu çocuk, hem denizin hem de vampirlerin kanını taşıyordu.

Bir melezdi.

Matteo'nun öz oğluydu.

Lyra içinse artık hayatındaki en değerli varlıktı.

Çocuk büyüdükçe gücü de ortaya çıkmaya başladı. Suyun hareketlerini hissedebiliyor, denizin gücünü kullanabiliyor ve vampir kanından gelen olağanüstü hızla savaşabiliyordu.

Matteo onun gelecekte güçlü bir savaşçı olacağına inanıyordu.

Lyra ise oğlunu korumak için her şeyi yapmaya hazırdı.

Deniz sarayındaki eski hayatını ise giderek daha az düşünüyordu.

---

⏳ ON DÖRT YIL SONRA

Aradan on dört yıl daha geçti.

Lyra artık zamanın kendisi için ne anlama geldiğini daha fazla düşünmeye başlamıştı.

Matteo'yu ve oğlunu kaybetmek istemiyordu.

Ölümlü bir bedenle yaşlanmak, bir gün onlardan ayrılmak düşüncesi onu korkutuyordu.

Sonunda kararını verdi.

Matteo'nun vampir kanını kabul etti.

Böylece Lyra da vampire dönüştü.

Okyanusun mavi kanı, vampirlerin ölümsüz kanıyla birleşti.

Artık zaman onun için eskisi gibi işlemeyecekti.

Matteo'yla arasındaki bağ daha da güçlendi.

Oğluna olan sevgisi ise her geçen yıl arttı.

Lyra'nın dünyasında artık yalnızca Matteo ve oğlu vardı.

Atlantika'da bıraktığı üç çocuğu ise zihninin en uzak köşelerine itti.

Dylan.

David.

Alex.

Onları hatırlamak istemiyordu.

Çünkü Lyra için geçmişte yaşananların sorumlusu Kaelen'dı ve artık deniz sarayına karşı içinde yalnızca öfke vardı.

---

🔱 GÜNÜMÜZ

Gryffin Şatosu'nun yüksek balkonunda Lyra, Londra'nın ışıklarına ve Thames'in karanlık sularına bakıyordu.

Yanında Matteo duruyordu.

Biraz ileride ise melez oğulları savaşa hazırlanıyordu.

Lyra bir süre sessizce nehri izledi.

Sonra bakışları sertleşti.

“Onlar geldi.”

Matteo ona döndü.

“David ve Alex mi?”

Lyra başını salladı.

“Evet.”

Yirmi yıl önce denizden koparılan hayatlar, şimdi yeniden birbirine yaklaşmaya başlamıştı.

David ve Alex, Dylan'ın yaşadığı sancının nedenini bulmak için karaya çıkmışlardı.

Ama karada onları neyin beklediğini bilmiyorlardı.

Matteo, Lyra'nın elini tuttu.

“Bırak gelsinler.”

Lyra'nın yüzünde belli belirsiz bir gülümseme oluştu.

“Bu kez onları bekleyen yalnızca vampirler olmayacak.”

Çünkü Lyra, onların geçmişindeki en büyük sırlardan biriydi.

David ve Alex onun hayatta olduğunu bilmiyordu.

Dylan ise sarayda, bütün bunlardan habersiz şekilde hâlâ karadan gelen o gizemli bağı anlamaya çalışıyordu.

Asher ise Thames'in kıyısında, kendi kanının onu nereye götürdüğünü henüz bilmiyordu.

Ve hiçbirinin bilmediği bir gerçek daha vardı.

Yirmi yıl önce ayrılan kardeşlerin yolları artık yeniden kesişmek üzereydi.

David ve Alex Londra'nın karanlık sokaklarında ilerlerken, Gryffin Şatosu'nda savaş hazırlıkları başladı.

Lyra nehre bakmayı sürdürdü.

“Bu kez,” diye fısıldadı, “her şey değişecek.”

Uzakta Thames'in suları kabardı.

Sanki deniz de yaklaşan savaşın kokusunu almıştı.

Yorumlar

  • Ötüken Kalemi 00 Kalem: çok teşekkür ederim canım içi
  • Ötüken Kalemi 00 Kalem: bak onu yazar da merak ediyor çok teşekkür ederim
  • Ötüken Kalemi 00 Kalem: çok haklısın canım içi ya
  • Haticenur: Deniz sarayından koparılıp bambaşka yollara gitmek şaşırtıcıydı
  • Eda Pekcan: kaelenin ne yaptığını merak ediyorum
  • Ötüken Kalemi 00 Kalem: çok teşekkür ederim inşallah hikaye. seversiniz
  • Doğan Sancak: O lyra çok güçlü bir karakter olmuş
  • Elisa: haftalarca düşündürten bir durum var burada