Keşfet

HİCVİYE-İ "VERİNCE ÇOĞALIR"

Divan

Vezin: Müstef'ilâtün /Müstef'ilâtün/ Müstef'ilâtün, Müstef'ilâtün

- I -

Dersin verirsen artsın bu emvâl, ey kâzibi-dûn, pek şûm gedasın;

Vermekle artmaz hiç bir hazîne, bilmiş ol ey dûn, her dem riyâdasın.

- II -

Mansâ Musâ döktü ol zehebler, büldânda bizâr düştü piyâsa;

Saçtı zeheb ol, arttı fiyatlar, bak kalmadı hiç mülke halâsa.

- III -

Veymarda bir et kîlosu vardı, milyarla satıldı ol musîbet;

Kesyede zeheb dolsa da her ân, narhlar uçsa da oldu ki külfet.

- IV -

Ben Mansa Musâ değilim ol zeheble enflâsyon yapmam elemle;

Bir dirhemi mâlim versem eğer de, pazârı sana sormam keremle.

- V -

Her fakîr edebiyâtı yapıp dilendin ey geda, haktan habersiz;

Çalışmadan istersin bu emvâl, sakın sanma bu mülkü güdersiz.

- VI -

Hinduların kastını kendine kullandın ey şûm, sandın bu hikmet;

Târîhi değiştirmeğe kalkışma hiç ey dûn, olsa na kısmet.

- VII -

Valjean, açlıktan iki lokma ekmek çaldı bugün, pek şûm divâne!

Sen de suçu hakka sararsın her ân ey geda sen, san ol efsâne!

- VIII -

Senin ise senin olmayan altında, parada gözünde var şûm;

Çalışmadan istersin elin emvâlini, oldun de pek meş'ûm.

- IX -

Germinal işçisi tek harca girişti senelerce, sen kaz na emekle;

Kafkasın dağları elbet yükselirse, kazan ey geda hakla emekle.

- X -

Hükûmet yılda iki zam verir olsun sana kâfî, ey ehli-tama';

Halâ istersin elin mâlini ey dûn, kılma şûm bir itiba'.

- XI -

Tahsîl kıldıkça yükselir meslek, artar o zaman hakkıla ücret;

Diploma tecrübe bilgi birikirse, kazancın çoğalır olsa ne hürmet.

- XII -

Hazîneyi paylaşmak kolaydır ey geda, üretmek ise zahmetli bir iştir;

Üretmeyen elin servet istemesi ise tam bir garîb iştir.

- XIII -

Bereket keseden keseye zorla geçen altın değildir sen bil;

Üretim yoksa para çoğalır, mal azalır bak, fiyatını bil.

- XIV -

İktisadın hükmü: mal çoğalırsa nimet çoğalır, para başka;

Keseye altın yığmak bereket değildir, fiyatı şişirse başka.

- XV -

Sen hakkım dersin, ben emeğim derim, ölçü ortada pek açık hak;

Alın teri olmayan paya sarılmak ne adalet, insafla hak.

- XVI -

Ne kalem tutar elin, ne ekmek, ne silâh tutar, ey geda-yı dûn,

Zekât diye dilenirsin; ye zıkkımın kökünü, ey geda-yı dûn!

- XVII -

Hadi başımın etini yedin, verdim; patlayıncaya kadar ye;

Sonra yine mâl ister isen, kesemde kalanını da say keye.

- XVIII -

Ey ehli-iddiâ, çâlış da gör; ilim ve sanatla yükselmek var;

Başkalarının mâlini saymak kolay, kazancını büyütmek var.

- XIX -

Nef'î gibi san'atla dilersen hasımları kahretmek ol her dem;

Zulmün sözünü vur tîği teberle, gedalara etme hiç bir sitem.

- XX -

Bir lokma için değil, tembellik için mülkümde hisse ararsın;

Çalışanın alın terini küçümseyib payını hep de sorarsın.

- XXI -

Hakkım dersin, mülküme uzanırsın; bilirim maksadını senin;

Sen buna kânûn yol yordam dersin, olsa da aldanması tenin.

- XXII -

Sözlerime kulak ver ey müdde'î, san'atımın şâhiddir hak;

Kekliği şâhînle bir tutma sakın, galib olan perverdedir mutlak.