ŞEHD-İ SİMÜRG
1.
Felek tengri yıkılsın mu diye sordu
Kılıç tanrıya yol buldu da vurdu
Gök tengri’nin ak saçlarına kan doldu
Demir yeleli kurt yerin dibine girdi
2.
Ölüm sakalın taradı uçsuz gecede
Bilge kağan kan ter içinde hecede
Ayasofya’nın kubbesi inler vecde
Kartal kanat germiş Nil’in kızıl hecesine
3.
Yggdrasil’in kökünü kemiren solucan
Anubis terazide kalbimi tartar utan
Loki’nin karanlık düğümü boğar insan
Jormungandr kuyruğunu sarmış cihan
4.
Ergenekon demir dağı eritir nara
Bozkurt ağzından doğanlar yürür sıra
Asena’nın gözleri bir kızıl çıra
Tanrı dağı eteklerinde kanlı kıra
5.
Osiris’in bedenini doğrayan Set
Horus’un gözünü söken mel’un nedret
Göğün bozkırında koptu kara kasvet
Alp Er Tunga’yı yere çalan bu zillet
6.
Kutalmış oğlu söyle neylemiş sana
Kılıç kuşanmış at sürmüş yedi cihana
Ayetler inmiş karanlığa her sabaha
Sen ki demir zırh giymişsin bir bahane
7.
Attila’nın kılıcı yere saplandı
Tanrı misafiri yolunu şaşırdı
Çatalca’nın surlarına kan ağladı
Bir ulu çınar kökünden devrildi
8.
Kudüs’ün kapısını çalan nefer
Selahaddin hilalini taktı zafer
Hıta’nın çinisi süsledi mefer
Sen ki bakır bileziğe vurdun kefere
9.
İskender Zülkarneyn demiri döver
Ye’cüc seddini örünce söver
Karanlık beldeyi geçince sever
Sen ki zulmete ışık tutan mücahit
10.
Yavuz’un seferi çölü yardı geçti
Mısır’ın sultanı zincire girdi
Haremde bir kılıç uykusuz durdu
Sen ki hakkı batıldan ayıran emir
11.
Timur’un ordusu Çin’den gelir
Beyazıt’ın kafesi inler delik
Anadolu’da bir demir eriyik
Sen ki demiri yoğuran bilge erik
12.
Hilal ile Haç’ın kavgası bitmez
Şehitlerin kanı yerde yatmaz
Zalimin gözü doymaz kalbi atmaz
Sen ki alnına yazılanı çatmaz
13.
Nil’in timsahı göğe bakarmış
Güneşin teknesi yere akarmış
Ölüler kitabı bize sorarmış
Sen ki terazide ağır basan nefis
14.
Thor’un çekici devleri kırar
Odin’in gözü kuyuda arar
Fenrir’in zinciri bozulur yarar
Sen ki kaosu ezen ulu arslan
15.
Gılgamış ölümsüzlük otunu arar
Yılan yolunu çalmış kaçar
Enkidu’nun ruhu göğe açar
Sen ki dost uğruna canı saçar
16.
Kartal Tuğrul’u kanadıyla sarmış
Kağan ordusunu yedi ırmaktan geçirmiş
Kızıl elma ülküsünü seçmiş
Sen ki karanlıkta kılıcınla biçmiş
17.
Zerdüşt ateşi dağdan indirdi
Mecusilerin gözü yere değdi
Hürmüz’ün nuru şehadet gördü
Sen ki zulmete nûr-u Muhammed düştü
18.
Meryem’in rahmine düşen nûr
İsa’nın nefesi ölüye buyruk
Zeytin dağında ağlayan hurma ağacı
Sen ki mazluma sunulan bir umut
1.9
Kerbela’nın susuz kumları
Yezid’in kılıcı kesmiş damarları
Hüseyin’in başı göğe arzuları
Sen ki susuzluğa direnen pınar
20.
Hasan’ın zehri içtiği kadeh
Zülfikar’ın iki ucu keskin nefes
Ali’nin kapısında bekler nefes
Sen ki hakkın yolunda kırkılan kadeh
21.
Rıdvan’ın kapısı açıldı bir gece
Huriler saf saf dizildi hece
Kevser havuzunda şifa ve acep
Sen ki şefaat uman ümmetin seçe
22.
Miraç’ta Muhammed yedi kat geçer
Sidretü’l-münteha’da konar geçer
Cebrail ötesine geçemez beşer
Sen ki yürüdüğün yerde izin çeker
23.
Bedir’in kumlarına yağdı melek
Uhud’un dağına indi kahır ve şelek
Hendek’in kazıldığı karanlık emek
Sen ki kazdığın kuyuya düşen felek
24.
Huneyn vadisinde bozuldu saf
Münafığın kalbindeki girift tıraf
Mekke’nin fethiyle yıkıldı asaf
Sen ki küfrün boynuna vurulan kaf
25.
Loki’nin hilesi yurdu sarar
Jormungandr’ın zehri göğü darar
Anubis’in terazisi kırılır
Sen ki karanlığa vurulan mühür
26.
Tanrı dağından kopan sel ol
Ergenekon’dan doğan kurt ol
Demir dağı eriten nara kül ol
Sen ki ateşe atılan gül ol
27.
Kutlu kuş tuğrul kanat germiş
Gök tengri’nin tahtına ermiş
Dokuz Oğuz’un başına dermiş
Sen ki bayrağı yere düşürmemiş
28.
Kılıç Alp’in adı sanı unutulmaz
Kara kurgan başında yeller esmez
Atın kuyruğu çözülmez kesmez
Sen ki namusun için canı esirgemez
29.
Kapıyı kılıçla tutan er
Arkadaşına sırtını dönen yer
Karanlıkta bir ışık söner mi söner
Sen ki vurulduğun yerde dirilen fer
30.
Gök kubbenin altında bir ulu çınar
Kökü yerin dibine inmiş ağar
Dalları göğe ermiş gölgesi karanlığı boğar
Sen halis sin, için dışın bir, demir gibi duran
Vezin: Feûlün/Feûlün/Feûlün/Feûlün
Yorumlar
- Yağız Emre Çiçek: o dörtlüğü dikkatli oku. bir şey gözüne çarpacak ki o şey- yani kişi soy ismi - bütün şiirin özünü oluşturuyor
- Aylin Damla Eryılmaz: ulu çınar dizesi şiiri kapatınca yumuşadım