Keşfet

Sihâm-ı Asr (Asrın Okları)

Divan

Vezin:Mefâîlün / Mefâîlün / Mefâîlün / Mefâîlün

Zehî hâkān-ı âlîşân cihânı kıldı âbâdân

Elin sürdükçe her bir yere virdi revnak u sâmân

Bütün âlem rükû eyler önünde bende-i fermân

Fakat gizli harâb eyler memâlik bu ulu sultân

Hazîne doldu taştı sanırsın zâhiren baksan

Mekârim sâhibi lider, zekâsından çıkar noksan

Gümüş altın pula dönmüş, ahâlî inliyor her ân

Ne hikmetse saraylarda kurulmuş bezm-i bî-pâyân

Adâlet mülkü zapt etti senin devrinde ey pîşvâ

Hapishâne dolup taştı, bulur hür söyleyen cezâ

Lisanlar lâl olup sustu, sadâlar olmuyor peydâ

Bütün ahmaklar üstâd-ı cihân oldu bugün hâşâ

Makamlar ehline tahsîs olunmuş, pek güzel cidden

Liyâkat mücevher olmuş, bulunmaz asla bir yerden

Cehâlet tahtı nûrânî kurulmuş şimdi mermerden

Vüzerâ yalnızca bassın mühür, hüküm çıksın ellerden

Büyük yollar, büyük köprüler yaptın, geçtin bu deryâ

Saraylar inşâ ettin ki kıskandırır seni Süreyyâ

Fakat borca esîr ettin bütün bîçâre reâyâ

Satıp savdın bütün mülkü, harâb ettin işbu dünyâ

Verâset ilm-i i‘câzın şaşırtır ehl-i irfânı

Pahalılık yedi bitirdi o bîçâre müselmânı

Vergiler arşa çıkmışken kuruttun deşt ü ormanı

Tebessüm eyleyip yıktın bütün ol çerh ü devrânı

Düvel ey ecnebî, korkar görünce şân-ı satveti

Çevirdin düşmanı dosta, unuttun asıl niyyeti

Sözün ateş gemileriyle taşırsın kibr ü cinneti

Belâ oldu başa zâhir bu sahte zafer hasreti

Etrafın ehl-i idrâkle dolup taşmış, ne hoş ma‘nâ

Danışmanlar bulur elbet bütün dertlere bir çâre

Sana tâbi olan asalak bulur her dem nice rütbe

Senin lutfunla halkın kaldı nihâyet yoksul u gerdâ

Şeriat rûhunu bozdun, kanunlar oldu lû‘begâh

Adâlet terzisi şaştı, kılıf uydurur her günâh

Mahâkim ehline kalmaz, siyâset oldu karargâh

Zâlimler afvolunurken mazlûm çeker dâimâ âh

Ne büyük lutf eyledin, târihe geçsin bu kerem

Cihâna karşı nihâyet gösterdin bir nebze hem

Bunca feryâd u tazyîkten sonra buldun doğru hükmü

İşte senden gördüğümüz tek hüner budur, âlem

Çiftçiye himmetin boldur, yeşerir bağ ile bostân

Tohumlar altına dönmüş, ekenler oluyor handân

Amâ köylü ne yapsın, toprağı çorak, hâli vîrân

Satıp savdın bütün mahsûlü, millete yedirdin samân

Kapılar sonuna dek açıktır bütün âleme

Misâfirperver ulu hân güler içeri gelene

Hudutlar emniyettedir derler, inanmaz bu mâteme

Yurt istilâ edildi, bak, vurdun mühür bu hâteme

Ma‘ârif ilmini parlattın o nûr ile inâdla

Gençler uçar ufuklara büyük bir i‘tikâdla

Mülkte âlim bırakmadın sen bu cehl ile berbâdla

Gelecek nesli çürüttün, liderim, bu fesâdla

Dînin hâmisi göründün kürsüde ağlar durursun

Sanki Ömer adâletli, Fârûk kılıcın vurursun

Lâkin menfaat uğruna mukaddes şeyi satarsın

Dili duâ, kalbi riyâ, halkı böyle uyutursun

Matbûât hür ve serbesttir, yazarlar elhak medhini

Gazeteler neşreder hep liderin nûrlu vechini

Çünkü satın aldın rüşvetle sen basın ehlini

Hakîkati yazanları zindanda çürütürsün

Hısımlara, akrabâya hazînenin pınarı gür

Liderin hânedân kurmuş, saltanatı durmaz büyür

Vatandaşın midesinde kuru ekmekle su yürür

Senin besleme soytarın halkı hâlâ karınca görür

Meydanlarda sesin gürler, büyük mu‘cize pınarı

Seçim gelince dağıttın o çil çil altın dinarı

Sandık başı bitene dek öpersin kirli kenarı

Sonra yıkıp vîrân ettin koca mülkün çınarı

Şifâhâneler diktin de hasta uçar yatağından

Tabipler pervâne oldu hastaların ocağında

Fakat ilâç bulunmuyor fakîrin bu bucağında

Rantiyeler kan emiyor bu milletin kursağında

Bu gidişât hayra alâmet değil ey pîşvâ, uyan

Zulüm pâyidâr olamaz, yıkılır elbet cihân

Nef‘î gibi söyler diller, kılıçtan keskin lisân

Ya lider değişecek bil, ya da batacak bu vatan

Aynı yanlış yolda inâd edersen çöküştür karîb

Mülkün asıl sâhibi Hak, bizler yalnız bir garîb

Tevriye ettim lidere, anlasın o ehl-i edîb

Târih yazar kara harfle, kalmaz ne fâtih ne rakîb

Yorumlar

  • Yağız Emre Çiçek: Saray`dan ülkeyi yaklaşık 20 yıldır aynı koltukta yer kaplayana yazıldı. Bu kadar uzun süren aynı kişiye ait iktidar tarih boyunca hiç bir zaman hayra alamet olmamıştır. Hitler, Mussolini,Saddam gibi bir sürü diktatör bu kadar uzun süre koltukta kaldı ve arkalarında harap halde ü
  • Rıza Kaya: Nef`i tadı var dilde