Şikâyetnâme-i Dehr
GİRİŞ
Devr-i nâ-dîde çarhı siyeh-pûş eder
Her nefes hâne-i âlem harâb u dûş eder
Kalmadı zerrece âsâyiş ü râhat bu cihân
Âşikâr oldu cümle mihnet ü âh u figân
Sâye-i adl çekildi, gitti erkân-ı safâ
Nüsha-i hikmet ü irfânı perîşân eder
II. LİDER
Sâhib-i devrân sanır kendini akl-ı mutlak
Her ne tedbîr kılsa âlemi nâ-sâz eder
Sanma kim kalemiyle yazılır hükm-i kader
O kalem her ne yazarsa yine ifsâd eder
Akl-ı küll sandığı rey-i hakîr-i nefsidir
Her karârı nice bin derde kapı açar eder
Nûr-ı hikmet diye söndürdü çerâğ-ı idrâk
Kendi zulmette kalır, halka da zulmât eder
Mihr ü şefkat ne bilir, zâtı katı seng-i dil
İhsân isterse biri, aksine bî-dâd eder
Hâne-i mülkü yıkar, sonra hüner der adına
Kendi virânını bir mülk-i muazzam sanır
Zincir-i zulm ile bağlar nice bî-günâhı
Buna “nizâm” deyip halka da fermân eder
Görmemiş rûy-ı hakîkat, yine dânâ görünür
Şeb-i zulmette gezer, kendini pür-nûr eder
Kıble-i nefsine döndürdü cemî‘ efkârı
Halka “hak yol” diye bin türlü telkîn eder
Sunar âb-ı hayât diye kâse-i mihneti hep
İçen ol zehri içer, yine ihyâ sanır
Bir dem olmaz ki bu mülk eyleye tedbîr ile
Her nefes başka bir ifsâd ile i‘dâm eder
Merhamet bekler iken halk onun eşiğinden
Bir nazar etmez, olur her biri ber-bâd eder
Sanma ma‘mûr eder ol mülkü bir an hükm ile
Nere baksa yine bir başka harâbât eder
Taht u tâc ile gezer, kendini sultân sanır
Düşse bir gün yere, halk onu inkâr eder
III. EĞİTİM
Çark-ı değirmen eder dâne-i akl-ı nev-civân
Bu mudur ilm ü terbiye diye efkâr eder
İmtihân-ı bî-aman kırdı nice rûh u teni
Buna hikmet mi denir, akl bunu inkâr eder
Hisâb-ı muğlak ile boğar efkâr-ı sabî
Ne fehm kalır, ne idrâk, hepsi iz‘âr eder
Mektebi zindân eder, şevk ü heves mahv olur
Her gelen âh ile bu hâline ikrâr eder
Sıra-i zulmü giyer tâc-ı saâdet diye
Başına vurdukça bu derdini artar eder
Çark içinde öğütür dâne misâli niceyi
Nicesi âh ile rûhunu perîşân eder
Hâb-ı gaflette geçer ömr-i azîz-i nev-civân
Uyanan her ne görür, cümlesini yârân eder
İlm okur sanılır amma ne hikmet var içinde
Her biri sûret ile kendini dânâ eder
Müderris nice söz etse de mânâdan uzak
Kendi bilmez, yine halkı nice irşâd eder
Dâne-i akla sorulmaz bu kadar derd ü suâl
Zîr-i çarkta kalan kendini uryân eder
IV. AİLE&YASAK
Lehv ü la‘bi men eder, tıflı gam içre koyar
Bunu tedbîr sanır, halka da fermân eder
Kilit urdu kapıya “oynama” deyü her dem
Hânede âh u figân, kim bunu izhâr eder
Tifl-i bî-günâh ne suç işledi kim men olunur
Zincir-i nehy ile her şevkini bitkâr eder
Kûy-ı hâlîde gezer şimdi dil-i hasret ile
Her nefes gûşesinde âhını tekrâr eder
Bülbül-i bâğ-ı hayâtın kırılır bâl ü peri
Bunu görmez, yine kendin hüner izhâr eder
Hâne-i şevk olur iken döner zindân-ı elem
Buna “ıslâh” diyerek kendini muhtâr eder
V. SAVUNMA
Tîg ile ahd eder, sözde vefâ izhâr eder
Lâkin ol tîg ile her dem yine âzâr eder
Ahd ü peymânı kılar zâhiren erkân-ı vefâ
Bâtınında nice bin fitne-i efkâr eder
Kılıç ile yemîn, sanki vefânın nişânı
Lâkin ol nişânı halk üstüne ikrâr eder
Fitne-i rey ile mülk içre karışır erkân
Her ne tedbîr kılsa yine tekrâr eder
Ol yemînler neye yarar ki vefâ yok içinde
Sûreten dîn görünür, bâtını inkâr eder
VI. ADALET
Mîzân-ı adl koyar ortada sûretle hemân
Lâkin ol mîzânı her dem yine eğrâr eder
Kâdî-i dâd görünür, hükmü zulümden yana
Her ne hükm eyler ise halka da âzâr eder
Eğri tartar kefesin, dâd diye arz eyler
Herkes anlar bunu, lâkin yine inkâr eder
Meclis-i dâd sanılır, içre figân eksik değil
Her gelen hâlini bir başka giryân eder
VII. KAPANIŞ
Çâre yok derdine dehrin yine eyler figân
Her ne çâre dilese yine ifsâd eder
Yâ İlâhî bu ne devrân ki safâ yok içinde
Bir nefes lutf ile âlemde ferah yâd eder
Islâh eyle bu nizâmı ki harâb oldu tamâm
Yoksa bu fitne cihân mülkünü berbâd eder
Vezin: Mefâîlün /Mefâîlün /Feûlün
(Öbür şiirlerde olduğu gibi %100 uyumlu değil , yer yer esnetildi)
Yorumlar
- Yağız Emre Çiçek: RTE nin kendisi. onu eleştiriyor zaten. Nef`î üslubunda bir hicviye yazdım. önce övüyormuş gibi davrandım sonra o sahte övgüleri bir kinaye gibi söz sanatları ile tersine çevirdim
- Aleyna ş.: Lider bölümünde anlatılan kişi kim acaba