# 9. BÖLÜM — KARANLIKTAN GELEN
# 9. BÖLÜM — KARANLIKTAN GELEN
Kliniğin içi sessizdi.
Lorenzo hâlâ sedyede yatıyordu.
Dante babasının başucundan ayrılmıyordu. Ara sıra elini tutuyor, sonra yüzüne bakıyordu.
— Baba, hadi artık uyan.
Lorenzo'dan ses çıkmadı.
Alessandro kapının yanında duruyordu. Valerio, Matteo ve Fabio da birkaç adım gerisinde bekliyordu.
Dante başını kaldırdı.
— Babama ne oldu?
Valerio cevap vermedi.
— Size soruyorum! Neden kimse bir şey söylemiyor?
Alessandro kardeşlerine baktıktan sonra Dante'ye döndü.
— Henüz bilmiyoruz.
Dante ayağa kalktı.
— Siz onun kardeşlerisiniz. Nasıl bilmiyorsunuz?
Dört kardeş de sustu.
Tam o sırada kliniğin ışıkları söndü.
Dante irkilerek geri çekildi.
— Ne oldu?
Matteo kapıya yöneldi.
— Elektrikler kesildi.
Fabio etrafına baktı.
— Sadece burada mı?
Yukarıdan bir ses geldi.
Tak.
Ardından bir ses daha duyuldu.
Tak.
Sanki biri evin içinde ağır ağır yürüyordu.
Alessandro kapıya yöneldi.
— Siz burada kalın.
Merdivenlere doğru ilerlediği sırada Lorenzo'nun eli hareket etti.
Dante hemen babasının yanına koştu.
— Baba?
Lorenzo'nun gözleri kapalıydı. Dudakları hafifçe kıpırdadı.
— Gelme...
Dante eğildi.
— Ne dedin, baba?
Lorenzo'nun yüzü gerildi.
— Buraya gelme...
Ardından yeniden sessizleşti.
Alessandro yanına yaklaştı.
— Lorenzo, beni duyuyor musun?
Cevap gelmedi.
Bir anda üst kattan bir kadın sesi duyuldu.
— Lorenzo...
Dante'nin yüzü soldu.
— Bu kim?
Valerio başını kaldırdı.
Kadının sesi yeniden duyuldu.
— Kardeşlerini yine mi yanına aldın, Lorenzo?
Matteo'nun yüzü değişti. Fabio ise istemsizce bir adım geri çekildi.
Alessandro merdivenlere baktı.
— Belariz...
Kadın güldü.
Sesi evin içinde yankılandı.
Dante korkuyla Alessandro'ya döndü.
— Bu kadını tanıyor musunuz?
Alessandro cevap veremedi.
Kırk yıl önce duyduğu bu sesi bir daha işiteceğini hiç düşünmemişti.
Valerio elini kaldırdı.
— Kimse yukarı çıkmasın.
Tam o sırada merdivenlerin başında bir gölge belirdi.
Siyah elbiseli bir kadındı. Yüzü karanlıkta seçilmiyordu.
Kadın başını hafifçe yana eğdi.
— Beni unutmuşsunuz.
Fabio dişlerini sıktı.
— Senin burada ne işin var?
Kadın ona döndü.
— Bunu bana soracak son kişi sensin.
Fabio karşılık verecekti ama Alessandro kolundan tuttu.
— Sus.
Kadın birkaç basamak indi. Ardından bakışlarını Dante'ye çevirdi.
— Demek Lorenzo'nun oğlu sensin.
Dante, babasının önüne geçti.
— Babamdan uzak dur!
Kadın bir süre onu izledi. Sonra gülümsedi.
— Baban seni benden uzak tutabileceğini sanmış.
Alessandro bir adım öne çıktı.
— Dante'yi bu işe karıştırma.
Kadın başını ona çevirdi.
— Kırk yıl önce kardeşinizi geride bırakırken bunu düşündünüz mü?
Alessandro cevap vermedi.
Kadının yüzündeki gülümseme kayboldu.
— Yaptığınız hatanın bedelini yalnızca Lorenzo ödedi. Şimdi sıra kimin, biliyor musunuz?
Kliniğin içi bir anda soğudu.
Dante, Alessandro'ya baktı.
— Ne demek istiyor?
Kimse cevap vermedi.
Kadın son basamakta durdu.
— Lorenzo uyandığında ona bir şey sorun.
Valerio'nun bakışları sertleşti.
— Ne soracağız?
Kadın yeniden gülümsedi.
— O geceki ritüelde kimin adını söylediğini...
Bir anda bütün ışıklar yandı.
Merdivenler boştu.
Belariz ortadan kaybolmuştu.
Dante olduğu yerde kalakaldı.
Fabio hemen üst kata çıktı. Matteo da peşinden gitti. Valerio ise kliniğin kapısını kontrol etti.
Alessandro, Lorenzo'nun yanına döndü.
Tam o sırada Lorenzo gözlerini açtı.
İlk baktığı kişi Alessandro oldu.
— Geldi mi?
Alessandro'nun yüzü gerildi.
— Kim?
Lorenzo güçlükle konuştu.
— Belariz...
Dante babasının elini tuttu.
— Baba, o kim?
Lorenzo oğluna baktı. Yüzünde Dante'nin daha önce hiç görmediği bir korku vardı.
— Dante...
— Buradayım, baba.
Lorenzo elini oğlunun elinden çekmeye çalıştı.
— Beni dinle. Ne olursa olsun, o kadınla yalnız kalma.
Dante'nin sesi titredi.
— Neden?
Lorenzo cevap vermedi.
Bakışlarını kapıya çevirdi.
Kapının altından içeri bir kâğıt itilmişti.
Alessandro eğilip kâğıdı aldı. Üzerinde tek bir cümle yazıyordu:
**“Bu kez beşinizden hiçbiri kurtulamayacak.”**
Alessandro'nun yüzündeki renk çekildi.
Kâğıdın altındaki işareti tanıyordu.
Aynı işaret, kırk yıl önceki ritüelde de vardı.
Alessandro kâğıdı elinde sıktı.
Kırk yıl önce yaptıkları hata, sandıkları gibi geçmişte kalmamıştı.
Ve Belariz geri dönmüştü.