TAŞ DUVARLARIN ARDINDAKİ YALANLAR
Alessandro, malikaneye getirildiğinde diğer üç kardeşi salonda onu bekliyordu.
Valerio, Matteo ve Fabio sessizce ona baktı.
Alessandro hâlâ yaralıydı.
Fabio sinirli bir şekilde konuştu.
— Onu nasıl bulamadık?
Valerio cevap vermedi.
Bakışları Alessandro'nun üzerindeydi.
— Lorenzo seni kurtardı.
Alessandro başını kaldırdı.
— Evet.
Fabio öfkeyle güldü.
— Demek hâlâ doktorluk oynuyor.
Matteo şöminenin karşısında sessizce duruyordu.
Bir süre sonra konuştu.
— O artık eskisi gibi değil.
Fabio ona baktı.
— İnsan oldu diye mi?
— Evet.
Fabio başını salladı.
— İnsan olmak onu güçlü yapmaz.
Matteo cevap vermedi.
Çünkü mesele güç değildi.
Kırk yıl önce yaşananları hatırlıyordu.
O gece yaptıkları ritüel bekledikleri gibi sonuçlanmamıştı.
Lorenzo vampirliğini kaybetmişti.
Onlar ise onu geride bırakmıştı.
Valerio sessizliği bozdu.
— O geceyi bir daha konuşmayacağız.
Matteo ona baktı.
— Ama hâlâ hepimiz düşünüyoruz.
Valerio'nun yüzü sertleşti.
— Geçmişte kaldı.
— Gerçekten mi?
Matteo'nun bu sözleri odadaki havayı değiştirdi.
Fabio öfkeyle ona döndü.
— Ne demeye çalışıyorsun?
— Lorenzo'yu kırk yıl önce geride bıraktık.
Matteo birkaç saniye sustu.
— Ama onu tamamen unutamadık.
Alessandro gözlerini kapattı.
Lorenzo'nun kliniğinde söyledikleri aklına geldi.
"İnsan olmak, sizin hiç öğrenmediğiniz şeyleri öğrenmekti."
Bu sözler hâlâ aklındaydı.
Fabio yumruğunu masaya vurdu.
— Onunla bir daha karşılaşmak istemiyorum.
Valerio başını salladı.
— Karşılaşmayacağız.
Matteo sessizce sordu.
— Ya o bizi bulursa?
Valerio ona baktı.
— Lorenzo bizi aramaz.
Alessandro ilk kez konuştu.
— Çünkü artık onun için bir aile değiliz.
Kimse cevap vermedi.
Bu cümle salonda uzun süre yankılandı.
Dört kardeş yıllar önce Lorenzo'yu geride bırakmıştı.
Ama şimdi onun yeniden karşılarına çıkması, kapattıklarını sandıkları geçmişi yeniden açmıştı.
Matteo pencereye doğru yürüdü.
Dışarı baktı.
Uzaklarda orman görünüyordu.
Bir süre sonra kaşlarını çattı.
Ormanın içinde bir hareket vardı.
Bir gölge.
Sonra bir tane daha.
Matteo gözlerini kıstı.
— Ormanda biri var.
Valerio pencereye yaklaştı.
— Nerede?
Matteo eliyle ormanı gösterdi.
— Şurada.
Fabio da baktı.
Ama birkaç saniye sonra gölgeler kaybolmuştu.
Alessandro yavaşça doğrulmaya çalıştı.
— Ne gördünüz?
Matteo cevap vermedi.
Bakışları hâlâ ormandaydı.
İçine kötü bir his çökmüştü.
Çünkü o gölgelerin ne olduğunu bilmiyordu.
Ama bir şeyden emindi.
Lorenzo'nun geri dönüşü, geçmişte kalan tek sorunları değildi.
Ormanda başka bir şey daha vardı.
Ve o şey, çoktan harekete geçmişti.