3
SARAYIN ASİL VELİAHTI
Üçüncü Bölüm — Düşman Sarayın Kızları
Düşman Sarayında
Aynı saatlerde, krallığın sınırlarının ötesindeki karanlık sarayda iki genç kadın yüksek kulelerden birinin önünde duruyordu.
Sarayın adı Valeria Sarayıydı.
Duvarları siyah taştan yapılmış, uzun koridorlarını yüzlerce mum aydınlatıyordu. Pencerelerden dışarı bakıldığında ise uçsuz bucaksız bir orman görünüyordu.
İki kız kardeş, büyük salonun önündeki balkonda sessizce konuşuyordu.
Büyük olanın adı Leonora idi.
Uzun siyah elbisesi, soğuk bakışları ve sakin konuşmasıyla sarayın en korkulan kişilerinden biriydi.
Yanındaki kız kardeşi Seraphina ise onun tam tersiydi.
Daha genç, daha hareketli ve daha meraklıydı.
Seraphina elindeki mektubu tekrar okudu.
— Demek gerçekten bulundu.
Leonora gözlerini ufka çevirdi.
— Henüz bulunmadı.
— Ama adamlarımız Kral Charles'ın odasına kadar ulaştı.
Leonora yavaşça kardeşine döndü.
— Odaya ulaşmaları, varise ulaştıkları anlamına gelmez.
Seraphina kaşlarını çattı.
— Babamız bunu öğrenirse ne yapacak?
Leonora'nın yüzündeki ifade değişmedi.
— Babamızın ne yapacağını bilmiyorum.
Kısa bir sessizlik oldu.
Sonra Seraphina alçak sesle konuştu:
— Ya kız gerçekten yaşıyorsa?
Leonora ilk kez gözlerini kaçırdı.
— Yaşıyor.
Seraphina şaşkınlıkla ona baktı.
— Bundan nasıl bu kadar eminsin?
Leonora cebinden küçük, eski bir madalyon çıkardı.
Madalyonun üzerinde kraliyet ailesine ait bir arma vardı.
— Çünkü bu madalyon yıllardır babamızın kasasında saklıydı.
Seraphina madalyona baktı.
— Bunu nereden aldın?
— Dün gece.
— Sen...
Leonora sözünü kesti.
— Eğer o kız gerçekten Charles'ın kızıysa, yalnızca onun hayatı değişmeyecek.
Seraphina sessiz kaldı.
Leonora devam etti:
— Dört oğlun yanında bir de gizli kız çocuğunun bulunması, tahtın bütün dengelerini değiştirebilir.
Seraphina hafifçe gülümsedi.
— Peki ya veliaht?
Leonora'nın gözleri sertleşti.
— İşte asıl mesele o.
— Ondan korkuyor musun?
— Hayır.
Leonora birkaç saniye düşündü.
— Ama onu hafife almıyorum.
Seraphina balkonun taş korkuluğuna yaslandı.
— Kardeşlerden hangisi olduğunu biliyor musun?
Leonora başını salladı.
— Dört kardeşin hiçbiri değil.
— O zaman?
— Charles'ın sakladığı kız.
Seraphina'nın yüzündeki gülümseme kayboldu.
— Yani yıllardır herkesin öldüğünü sandığı kız...
— Evet.
Tam o sırada kapı açıldı.
İçeri siyah pelerinli bir adam girdi.
Başını eğerek konuştu:
— Prenses Leonora.
Leonora ona döndü.
— Söyle.
— Kral Charles'ın odasına girdik.
Seraphina hemen öne çıktı.
— Kızı buldunuz mu?
Adam başını eğdi.
— Hayır.
Leonora'nın gözleri daraldı.
— Peki ne gördünüz?
— Kral Charles hâlâ hayatta.
— Başka?
Adam tereddüt etti.
— Dört oğlu da yanındaydı.
Seraphina sabırsızlandı.
— Ve?
Adam cebinden küçük bir kâğıt çıkardı.
— Kralın elinde eski bir kutu vardı.
Leonora'nın yüzü bir anda değişti.
— Siyah mıydı?
Adam başını salladı.
— Evet.
Leonora derin bir nefes aldı.
Seraphina kardeşine baktı.
— Demek kutu hâlâ onda.
Leonora yavaşça konuştu:
— O kutu açıldıysa...
Cümlesini tamamlamadı.
Çünkü ikisi de ne anlama geldiğini biliyordu.
Gerçek ortaya çıkmak üzereydi.
Seraphina bir süre düşündükten sonra sordu:
— Şimdi ne yapacağız?
Leonora pencereye doğru yürüdü.
Uzakta Kral Charles'ın sarayının bulunduğu yöne baktı.
— Babamın emrini beklemeyeceğiz.
Seraphina şaşırdı.
— Ne?
Leonora döndü.
— Biz gideceğiz.
— Kraliyet sarayına mı?
— Evet.
— Ama bu savaş çıkarmak demek.
Leonora'nın yüzünde soğuk bir gülümseme belirdi.
— Savaş zaten başladı.
Seraphina gözlerini kıstı.
— Peki gizli varisi bulursak?
Leonora birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra elindeki madalyonu kapattı.
— Onu önce biz bulacağız.
— Sonra?
Leonora'nın cevabı fısıltı kadar soğuktu:
— Kimin tarafında olduğuna bağlı.
Seraphina kardeşine baktı.
— Ya bizim düşmanımız olursa?
Leonora kapıya doğru yürüdü.
— O zaman onu sustururuz.
Bir anda sarayın çanları çalmaya başladı.
Dong... Dong... Dong...
Leonora durdu.
Seraphina arkasından seslendi:
— Ne oldu?
Leonora'nın bakışları karardı.
— Kral Charles'ın sarayından haber geldi.
— Ne haberi?
Leonora yavaşça gülümsedi.
— Kralın odasındaki kutu açılmış.
Ve o gece, iki düşman prensesi saraydan ayrılmak için hazırlanmaya başladı.
Fakat onların bilmediği bir şey vardı.
Gizli varis de yıllardır onları izliyordu.