Keşfet

9 BÖLÜM

EBEDİ AŞK

Hayatın insana neler getireceğini kimse bilemez .Her şerde bir hayır her hayırda da bir şer vardır. Yıllar evvel yapılan hatalar kavgalar ölümler acılar yaslar herkesin gönlünde derin izler açmışken kabuklar tekrar kalkar ve yaralar tekrar tekrar kanamaya başlar.

Sabır göstermekse evliyaların dervişlerin bile altından kalkamadığı olaylar karşısında aciz kalmasına neden olurken Alya ve Önder içinse hayatın nelere gebe olduğunu kimse bilemiyordu. Bir şeyler hızlı ilerliyordu onlar için ama hayır mı şer miydi işte onu da yaratan dan başka bilen yoktu.

Sabah’ın ilk ışıklarıyla kuşlar havada salınırken kedi ve köpeklerse yavrularının karnını doyurmak için savaş verip aynı insanlar gibi hayatın telaşıyla harmanlanıyorlardı. Çöp yığınları arasında bile bakışları ne kadar masum görünüyordu. Alya sabah yürüyüşüne çıkmış bu olanları gözlüğünün arkasından izliyordu. Her eziyet bir mükafat diye düşündü. Eğer bugün ki toplantı da olumlu olursa onun içinde büyük mükafat olacaktı. Saatine baktı gitme zamanıydı. Sonra karşıya doğru kaydı bakışları.. Sahilde bebeklerini gezdiren anneler babalar yaşlı tonton dedeler ve nineler sonra el ele tutuşup gezen çiftler. Karşıdan koşup gelen kızın teki oğlanın sırtına atlayıp büyük sevinç naraları eşliğinde koşmaları baloncu çocuğun bu çiftlerin arasına koşması oğlanın kıza kalpli bir balon alıp vermesi kızın bu hediye ile yapmacık bir şekilde gülmesini kafasını sallayarak izlemesini biri daha izliyordu .Alya için bu olanlar çok saçma geliyordu. Yıllarca yurt dışında okumuş iki üniversite bitirmiş hayatında o kadar insan tanımıştı ki hani derler ya insan sarrafı olmuş diye kendisi de insan sarrafıydı .İçinden ; (Ahh zavallı çocuk senin onu sevdiğin kadar o seni sevmiyor be !! )diye söyleniyordu. Kızıyordu kendi kendine. Tıpkı annesi ve babası gibi. Alya’nın içi burkuldu bu düşünceyle. Annesi babasına ne kadar aşıksa babası da annesine bir o kadar soğuktu. Tıpkı buzdan bir dağdı. Yıllarca erimedi o dağ. Annesi kızgın bir lav gibi babasını etrafını yakıp kavursa da babası o eriyen katlara tekrar buz atıyordu. Küçüklüğünden beri izlerdi onları. Bayramlarda akraba ziyaretlerinde kendisiyle gezerdi babası. Bir bahaneyle onu da yanına alır o köy senin bu köy benim gezerlerdi baba kız ama annesi yoktu aralarında .Sorduğunda da onun evde kalmasının daha doğru olduğunu gelen gidene bakacak birini olması gerektiğini söylerdi.

Çocuk aklıyla inanırdı işte. Ama babasının sevmediğini biliyordu. Peki onca yıl neden beraberlerdi. Babası bir ağaydı. Sayısız tarla bağ bahçe ev arsa köy her tarafta namı yürüyen bir adam neden kendini bunca yıl yalnızlığa mahkum etmişti. Peki ya annesi onu sevmeyen bir adama yıllarca neden tahammül etmişti hiçbir vakit anlamadı. İstese babası annesinin üstüne evlenir kardeşleri olabilirdi. Neden? Neden ?Hep bu sorular kafasında dönüp duruyordu. Telefonu cebinden çıkartıp babasını aradı.

“Alo baba” birden sesini duyunca babasını çok özlediğini anladı. Buğulanan gözlerini neyse ki kimse görmüyordu. Nadir ağlayan insanlardandı Alya. Öyle her şeye sümük çekmezdi.

“Söyle nurum. Çok özledi babası kurban.”

“Nasılsın iyi misin sesini duymak için aradım babam?.”

“İyiyim meleğim sen ne yaptın hazır mısın toplantı için.”

“Evet ama sanki bir şeyleri berbat ederim diye çok korkuyorum.”

“Seni ben yetiştirdim Alya ne demek korkuyorum. Bir Hanoğlu asla korkmaz asla başını yere eğmez.”

Alya yanaklarını şişirdi. Derin bir iç çekip tekrar konuştu.

“Annem nasıl baba iyi mi.?”

“İyi tatlım bir kasabada yardıma ihtiyacı olan kimselere erzak vs. götürmek için Mahirle beraber şehre indi. Günlerdir liste yapıyordu.”

“Baba” Dedi ama şimdi nasıl konuya girecekti .

“Söyle kızım.” Alya kısa bir sessizlikten sonra sorması gereken soruyu ertelemeye karar verdi. Bunu yüz yüze konuşsalar daha iyi olacaktı.

“Öpüyorum ellerinden selam söyle herkese ben hafta sonu oradayım dedeme söyle fabrika için önümüzde engel kalmayacak .”

“Tamam kızım inince haber et almaya geleyim olur mu?”

“Annemle gelin olur mu?”

“Bakarız sen hele bir gel”

Alya ‘nın yine kalbi burkuldu.

“Tamam görüşürüz baba toplantının ayrıntılarını sana mail atarım bakarsın .”

“Bakarım kızım”

Telefonu kapatıp yine cebine koyarken arkasında ki sesle irkildi.

“Vay vay kimleri görüyorum .”

Alya gördüğü görüntüyle kaşları havalandı. Ayağa kalktı. Karşısındaki adama dikkatlice baktı .Bu o gün restoranda ki malum kişi değil mi?. Ne işi vardı burada .Dur bakalım anlarız şimdi.

“Pardon tanışıyor muyuz beyefendi.?”

“Aaa ama şimdi çok kırıldım nasıl unutursun ya.”

“Kusura bakmayın ama gerçekten çok işim var ne istediğinizi söyleyin gideceğim”

“Ya dur gidersin sonuçta aynı toprağın insanıyız. Sizi karşıdan gördüm. Görür görmezde hemen tanıdım. Uzun zaman oldu . İlk karşılaşmamız çok tatsız olmuştu.. Ama beni tam on iki den vurdunuz.”

“Anlamadım. Kim kimi vurdu.”

Gözlerini deviren adam muzur ifadeyle tekrar konuşmaya başladı

“Bakın ne diyeceğim karşıda çok güzel kafeler var . Gelin size bir şeyler ısmarlayayım. Hem biliyor musun çok güzel tostlar yapıyorlar ha ne dersiniz.?”

Alya bu yapışık heriften kolay kurtulamayacağını anladı. Ne yapsam diye düşünürken telefonu çalmaya başladı. Eline aldığında ise arayan kişi içinden dualar ediyordu.

“Efendim miniğim.”

Alya konuşmak için adamdan biraz uzaklaştı. Arada dönüp bakmış ve karşısındakinin surat ifadesiyle mutlu olmuştu. Telefonu kapatıp adamın yanına gelince;

“Kusura bakmayın ha bu arada adınız?”

“Edip”

“Ah evet Edip Bey benim işe gitmem lazım belki başka bir yerde görüşmek üzere şimdilik hoşçakalın” diyerek tam Alya adımlayacaktı ki Edip’in konuşmasıyla kalakaldı.

“Şimdilik kaç bakalım güzelim ama yolumuz yine kesişecek”

“Sizden kaçtığım yok önemli bir toplantım var hem size izahat verecek değilim.

“Bana bak küçük hanım ben sabırlı bir adam değilim. Uzun zamandır da bekliyorum .Artık seni de bulduğuma göre babanla artık şu isteme işini görüşmenin zamanı geldi de geçiyor.”

“Sizin ağzınızdan çıkanı kulağınız duyuyor mu bee?”

“Gayet net duyuyor. Ben babandan senin yapacağın fabrikaya karşılık istedim. Ben seni aldığımda fabrikada babanın olacak kapiş.”

Arsızca göz kırpınca Alya daha fazla dayanamadı. Bu sapık ruhlu mahluğa gider ayak iyi bir ders vermeli diyerek kollarını sıvadı. Uzun zamandır birini dövmemişti. Herkes nasibini yerdi değil mi? .Tost mu demişti o.”

“Hıı peki ya senin şu yaka sanki kıvrılmış gibi. Dur ben bir el atıyım” .

Alya usul adımlarla gelip Edip’in tam önünde durdu. Sanki yakasında bir şey varmış gibi iki eliyle kavradı. Edip daha ne olduğunu anlamadan kız kafayı Edip’in suratına gömdü. Ağzı burnu kan içinde kalan adamı orada öylece bırakıp sırıtarak geldiği yoldan yine yavaş adımlarla ilerledi. Adamın bağırışlarına kulak dahi asmadı. Sanki ruhu rahatlamıştı.

Allah’tan oteli yürüme mesafesindeydi. Hemen odasına koştu. Saatin yaklaştığını görünce hazırlanıp indi. Bir taksiyle şirkete geçti.

“Zuhal hemen odama.” Dedi içeri girerken .Sekreteri seke seke Alya’nın yanına uçtu resmen.

“Günaydın patron bunlar konuşma esnasında yan panodan göstereceklerimiz .Slayt şeklinde akacak. Bunlar da grafiklerimiz. Bütün gelenlerin önünde de birer kopyaları olacak. Toplantının hemen ardından bir ikramımız olacak. Başka bir arzunuz. Ha bu arada Önder Bedirhan adında bir bey sizin numaranızı istedi. İzniniz olmadığı için vermedik. Kenan bey aradı. Bütün mailleri kendilerine gönderdim.

Toplantıdan hemen sonra uçak biletleriniz hazır her an yola çıkabilirsiniz. Bu arada Türker Bey tebriklerini iletiyor. O da sizden bir toplantı talep ediyor ne dememi istersiniz.”

“Haftaya ayarla Zuhal önemli bir iş insanı biliyorsun. Aman hata istemiyorum ona göre.”

“Efendim Amerika’daki ayağımız yeni bir proje için sizden onay bekliyor . Detaylar dosyada.”

“Tamam Zuhal sağol çıkabilirsin . Bu arada bana şekerli bir kahve yap. Sabah sabah aksiyonla başladım güne.”

Alya saat 9 ‘u gösterdiğinde gelen misafirlerini oval maun kaplı büyük bir masanın etrafında topladı. Önder’in de gelmesiyle başlanılan toplantı iki saat s

Yorumlar

  • Nazlı Özdemir: Keşke o babasıyla yüzleşseydi ama hâlâ korkuyor ne yazık
  • Zeynep Avcı: bu sahne beni çok düşündürdü alya gerçekten her şeyin üstesinden gelebilir mi?
  • aleyna dede: Doğrusu orada bir şeylerin ters gittiği belli oluyor dikkat et alya
  • Murat Canpolat: 😍😍😍😍