ORMANIN GÖZLERİ
Anna ve Leon yıllar sonra ilk defa kamp yapacaklardı. Heyecanları yüzlerinden belli oluyordu. İkisi de çocuklar gibi sevinmek istiyorlardı ama belli etmemeye çalıştılar. Yıllar sonra ilk kez kampa gidecek.
Bir türlü seçemediler ve yazıp bir torbaya koydular ve çektiler. Gizem Ormanı'nı çekti ve heyecanlandılar.
Vakit kaybetmeden hazırlıklara başladılar. Ormana vardıklarında hava beklediklerinden daha sessizdi.
Ne kuş sesi vardı ne de böcek uğultusu. Sadece rüzgârın kuru dalları birbirine sürtme sesi duyuluyordu.
Leon arabayı durdurup etrafa baktı.
“Burası fazla sessiz değil mi?” diye mırıldandı.
Anna omuz silkti ama içten içe aynı şeyi düşünüyordu. İnternette okudukları kayıp hikâyeleri aklına geldikçe heyecanı yavaşça tedirginliğe dönüşüyordu. Çadırlarını kurarken Anna yerde yarısı çamura gömülmüş eski bir kamera buldu.
Tozlu ekran hâlâ çalışıyordu. Galeriyi açtığında sadece tek bir video vardı.
Videoda dört kişi gece vakti aynı ormanda yürüyordu. Kamera titriyordu. Arkadan nefes sesleri geliyordu. Sonra görüntü aniden durdu. Ağaçların arasında, insan olamayacak kadar uzun siyah bir şey hareketsiz şekilde onları seyrediyordu. Videonun son saniyesinde videoyu çeken kişi fısıldıyor: "Koşmayın... koşarsanız peşinizden gelir."
Anna kamerayı düşürür gibi oldu. Parmakları titriyordu.
"Bu şaka mı?" dedi boğuk bir sesle. Leon kamerayı alıp videoyu tekrar izledi. Uzun siyah silüet birkaç saniyeliğine görünüyordu ama dikkatli bakınca sanki her karede biraz daha yaklaşıyordu.
“Büyük ihtimalle düzenlenmiştir,” dedi Leon, kendini sakin göstermeye çalışarak. “İnsanları korkutmak için yapılmıştır.”
Ama bunu söylerken bile gözlerini ekrandan ayıramıyordu. Güneş yavaş yavaş ağaçların arkasına çekilirken ormanın içi kararmaya başladı. Çadırı kurup küçük bir ateş yaktılar. Ateşin çıtırtısı dışında hiçbir ses yoktu. Bu sessizlik Anna’nın içine işliyordu.
Bir süre sonra Leon odun toplamak için kısa süreliğine ormanın içine girdi.
Anna telefonda vakit geçirmeye çalıştı ama internet yoktu. Galerisine bakarken donup kaldı. Az önce çekmediği halde yeni bir fotoğraf vardı. Fotoğrafta çadır görünüyordu. Fotoğraf uzaktan çekilmişti. Hem de ağaçların arasından. Anna’nın nefesi kesildi. Hızla etrafına baktı ama karanlıktan başka bir şey göremedi.
Tam o sırada ormanın içinden Leon’un sesi duyuldu.
“Anna!” Ses garipti. Çok uzaktan geliyordu.
“Anna, buraya gel!”Anna ayağa kalktı ama birkaç saniye sonra bir şey fark etti.
Leon’un sesi geldiği anda… Çadırın arkasından da aynı ses duyulmuştu. Aynı ton. Aynı kelimeler. Sanki biri Leon’u taklit ediyordu.
Anna korkuyla geri çekildi. Kalbi deli gibi atıyordu. Çadırın arkasındaki karanlıkta uzun, ince bir gölge yavaşça hareket etti.
Ve o şeyin yüzü yoktu.
Yorumlar
- Talya Sun: aynen
- Büşra: Leon ve Anna kampa gitmekte hata yaptılar sanki