Keşfet

SON TREN

GECE ANLATILAN EFSANELER 1

Larissa işe her zaman trenle giderdi. O gün de her zamanki gibi trene bindi ve yol boyunca kitabını okumaya başladı. Sayfalara dalmışken yanındaki yolcuların konuşmaları dikkatini çekti. İki kişi kendi aralarında fısıldaşarak konuşuyordu.

“Bu tren istasyonunun hikâyesini biliyor musun?”

“Bir zamanlar bir şeyler duymuştum ama pek hatırlamıyorum. Sen yine anlat.”

“Eskiden küçük bir kız varmış. Ne zaman canı sıkılsa bu tren istasyonuna gelirmiş. Bir gün dengesini kaybedip rayların üzerine düşmüş ve gelen tren iki bacağını da koparmış. Acı içinde çıkardığı sesler teke keçisinin sesine benzediği için ona ‘Teke Teke’ demeye başlamışlar. Rivayete göre çitadan bile hızlı koşarmış. Karşısına çıkanlara bir bilmece sorarmış. Eğer doğru cevabı verirsen belki kurtulabilirmişsin. Ama bilemezsen kaçışın yokmuş. Onu ezen tren şoföründen intikam almadan da asla durmayacakmış.”

“Tabii, o kızın yıllardır görüldüğünü duymadım. Belki de ben hiç denk gelmedim.”

“Aman, fazla ciddiye alma. Sonuçta kulaktan kulağa yayılan bir efsane.”

Larissa duyduklarını önemsememeye çalıştı. Kısa süre sonra iş yerine yakın durakta indi ve binaya doğru yürüdü. O gün önemli bir toplantısı vardı. Toplantı başladıktan bir süre sonra telefonu titreşti. Arayanı göremedi ama hemen ardından bir mesaj geldi. Toplantı biter bitmez telefonunu eline aldı ve mesajı açtı.

Mesajı okur okumaz nutku tutuldu.

"Bugün ne yaşadıysan ya da ne duyduysan hepsi gerçek. Nereden bildiğimi merak ediyorsun, biliyorum. Altıncı hissim güçlüdür. Bazen bazı şeyleri hisseder, bazen de görüler görürüm. Sakın o istasyona gitme!"

Mesaj bilinmeyen bir numaradan gelmişti.

Larissa titreyen elleriyle mesajı defalarca okudu. Her okuyuşunda yüzünün rengi biraz daha soluyordu.

O sırada Candy yanına geldi.

“Bir şey mi oldu? Bembeyaz kesilmişsin.”

Larissa cevap veremedi. Sessizce telefonunu uzattı.

Candy mesajı okuyunca ve göndericinin gizli bir numara olduğunu görünce onun neden bu kadar korktuğunu anladı. Hemen mutfaktan bir bardak su getirip önüne koydu.

“Önce şunu iç,” dedi.

Larissa birkaç yudum aldıktan sonra derin bir nefes verdi.

“Candy, bu mesajın beni korkutmasının iki sebebi var. Birincisi, bilinmeyen bir numaradan gelmesi. İkincisi ise sabah trende duyduğum hikâyeyle birebir aynı şeyi söylemesi.”

“Hikâye derken?”

“İstasyondaki eski efsaneyi.”

“Şu yıllar önce yaşandığı söylenen olay mı? Olsa olsa kulaktan dolma bir şehir efsanesidir. Ama asıl tuhaf olan, bu mesajı atan kişinin senin o istasyonda ne duyduğunu nasıl biliyor olması.”

“Ben de tam bundan korkuyorum. Acaba biri beni takip mi ediyordu?”

“Etrafında sana garip gelen biri var mıydı?”

“Hayır. Kimse dikkatimi çekmedi.”

“Telefonun hacklenmiş olabilir mi?”

“Bunu hiç düşünmemiştim. Ama bir daha böyle bir mesaj ya da telefon alırsam numarayı araştıracağım. Kimin yaptığını ve neden yaptığını öğrenmek istiyorum.”

“Tamam. Lütfen bana da haber ver.”

“Merak etme, veririm.”

Aradan üç gün geçer ve Candy işin yolunu tutar. Telefon çalar. Yolda durur ve telefonu eline alır ve bir de ne görsün. Arayan kişi kayıtlı değil. Ve numarayı açar ve karşı tarafın konuşmasını bekler ama nefes sesinden başka bir ses duymaz. Biraz daha bekledikten sonra bir ses duyar "Teke teke." ve ardından "Candy, merhaba. Seni bulmak çok zor olmadı. Şu anda seni seyrediyorum. Boşuna etrafına bakınma ben görebilirim ama sen beni göremezsin." Telefonu kapattığı gibi camlara koştu ve bütü nm perdeleri kapattı. İş yerindeki arkadaşlarını topladı ve bu yaşadığı tuhaf olayı anlattı. Onları ararsa ne olduğunu bilsinler diye önceden bilgilendirdi. Ardından Larissa'yı aradı ve bu yaşadığı olayı anlattı, ne yapacağını sordu.

Tam Larissa anlatacakken telefondan bir ses gelir "Teke Teke!" diye ve ona bir bilmece sorar. "Ağzım olmadan konuşurum ve kulaklarım olmadan duyarım. Bir vücudum yok, sadece rüzgâr tarafından canlanırım."

Candy bu bilmeceyi hiç duymamıştı, cevap vermesi gerek ama yanlış cevap vermemeli. Yanlış cevap verirse sonu hiç iyi olmaz. Düşünür düşünür ve bir kişi veya bir nesne olmadığını düşünür. Bunun mecazi bir şey olduğunu düşünür. Larissa'da bu soruyu kafasında sorgular ve aklına bir şey gelir. Ama ya yanlışsa diye düşünmekten aklına geleni unutacak diye iyice tartıp biçiyor.

"Candy, aklına bir şey geldi mi?"

"Geldi ama dile getirmekten korkuyorum."

"Al benden de o kadar."

"Ama demek gerek biliyorsunuz. Nereye kadar susacağız?"

"Of, demek gerek biliyorum ama doğru mu değil mi bir emin olsak."

"Evet haklısın ama birimizden birisi demek."

"O zaman ilk sen de."

"Tamam diyorum. Cevap , yankı."

"Ben de şey düşünmüştüm, Nefes."

"Acaba hangi cevap doğru bakalım ne diyecek."

"Bilmecenin yanıtı yankı. Ve bilmeceyi sadece Candy bildi. Larissa elendi."

Larissa kaçması gerekti ama nereye kaçacağını bilemiyordu. Sonu gelmişti bunu biliyordu. Yapacak bir şey yoktu. Arkadaşıyla son defa vedalaştı. Larissa'nın son sözü "Benim ömrüm bu kadarmış." Karşıdan ses gelmeyince Candy ağlamaya başlar. Ve Teke Teke tekrardan ortadan yok olur bir dahaki kurbana kadar.

Yorumlar

  • Talya Sun: gizem de orada zaten
  • burak yılmaz: şu mesajı atan kişi kim bilmiyorum ama korkutucu