3
Yağmur, eski çardağın tahta çatısını döverken ikisi de bir süre tek kelime edemedi. Çardağın köşesinde duran Elif, karşısında baştan aşağı ıslanmış, elindeki eski tahta kutuyu göğsüne bastıran bu yabancıya şüpheyle baktı. Asaf’ın üzerindeki şehirli kıyafetleri, bakışlarındaki o ürkek ama derin arayış, Elif’in alışık olduğu Karadeniz erkeklerine hiç benzemiyordu.
"Hayırdır hemşerim?" dedi Elif, sesindeki o doğal hırçınlıkla. "Kimin bağından ne topluyorsun böyle sırılsıklam? Bu evin sahibi yok sanıyorsan yanılıyorsun, perili falan da değil."
Asaf, Elif’in bu aniden çıkışıyla irkildi. Şehrin gürültüsünde alıştığı o mesafeli insanlardan sonra, bu kızın dobra tavrı ona bir an ne diyeceğini unutturdu. Elindeki paslı anahtarı cebine kaydırırken yutkundu.
"Ben... Perili olduğunu düşünmedim," dedi Asaf, sesi rüzgarın arasında cılız çıksa da kararlıydı. "Burası benim doğduğum ev. Ya da en azından... Babamın eviymiş."
Elif gözlerini hafifçe kıstı. Bu konakta yıllardır kimse yaşamıyordu. Köyün en eskileri bile bu evin hikayesini anlatırken yutkunur, "O yangından sonra o ocak bir daha tütmedi" derlerdi. Elif birden hatırladı; çocukken dedesinin bahsettiği, trajik bir gecede anne babasını kaybedip yetimhaneye gönderilen o küçük bebeği...
"Sen..." dedi Elif, sesi bu kez yumuşamıştı. "Sen Kadir Amca’nın yetim kalan oğlusun... Asaf?"
Asaf adını duyunca şaşkınlıkla bir adım attı. Yıllardır bir tabeladan, bir kimlik kartından ibaret olan ismi, bu topraklarda ilk kez birinin sesinde yankılanıyordu.
"Beni... Hatırlayan biri var mı burada?" diye sordu Asaf, sesindeki titremeyi saklayamayarak.
Elif, yağmura aldırış etmeden çardağın altından çıktı, Asaf’ın yanına kadar yürüdü. Yeşil gözlerinde az önceki şüphenin yerini derin bir merak ve hafif bir hüzün almıştı.
"Seni kimse unutmadı Asaf," dedi Elif, gözlerinin içine bakarak. "Toprak unutmaz. Sen unuttun sanıyorduk ama Karadeniz adamı yarı yolda bırakmaz, bak geri getirmiş işte."
İki genç, fırtınanın ortasında, yıkılmaya yüz tutmuş o eski konağın bahçesinde öylece durdular. Asaf’ın yıllardır aradığı "ev" hissi, belki de ilk kez bu hırçın kızın bir çift yeşil gözünde belirmeye başlamıştı.