Keşfet

6

Geçmişin gelişi

Asaf elindeki mektubu sımsıkı tutarken, gözlerini Elif’e çevirdi. İsli duvarda yankılanan rüzgarın uğultusu, sanki o gecenin çığlıklarını taşıyordu.

"Bu 'K' harfi... Köyde bu isme sahip, o dönem babamla husumeti olabilecek kim var Elif?" diye sordu Asaf. Sesi hem kırgın hem de hiç olmadığı kadar öfke doluydu.

Elif derin bir nefes aldı. Zihninden köyün eskilerini, babasının anlattığı hikayeleri ve o dönemin nüfuzlu isimlerini geçirdi. Karadeniz'in bu dik dağlarında herkes birbirini tanırdı ama bazı isimler vardı ki, üzerlerine gölge düşürmek bile cesaret isterdi.

"Köyde 'K' harfiyle başlayan birkaç aile var," dedi Elif, gözlerini Asaf’tan kaçırmadan. "Ama babanın çay bahçelerine göz diken, o yıllarda sınır kavgası çıkaran tek bir adam vardı: Kazım Kazancı. Köyün en zengin, en nüfuzlu adamıydı. Şimdi işleri oğlu yürütüyor ama Kazım hâlâ hayatta... Yayladaki o taş konakta tek başına yaşıyor."

Asaf’ın çenesi kenetlendi. "Kazım..." diye mırıldandı. İsmi söylerken bile içindeki o yabancı öfkenin kanını kaynattığını hissetti. Mektubu özenle katlayıp iç cebine koydu, defteri de çantasına yerleştirdi. "Gidiyoruz."

"Nereye?" dedi Elif, öne doğru bir adım atarak. "Hemen Kazım’ın kapısına dayanamazsın Asaf! Adam köyün ağası sayılır, elinde net bir kanıt olmadan onu suçlarsan seni bu topraklarda bir kaşık suda boğarlar. Üstelik sırılsıklamsın, hava kararıyor."

Asaf kapıya doğru hareketlendi ama Elif kolundan tutarak onu durdurdu. Dokunuşu kararlı ama şefkatliydi.

"Bize gidiyoruz," dedi Elif. "Önce üzerini değiştir, sıcak bir çay iç. Annem ve köyün eskilerinden Muhtar Vasfi de akşam bize uğrayacak. Yıllar önceki o yangın gecesini, Kazım ile babanın arasındaki davanın aslını Vasfi Amca’dan öğrenebiliriz. Adımlarımızı sakin atmalıyız."

Asaf, Elif’in yeşil gözlerindeki kararlılığa baktı. Karadeniz’in fırtınası gibi hırçın ama bir o kadar da koruyucu olan bu kız, Asaf’ın bu yabancı dünyadaki tek pusulası haline gelmişti. Yavaşça başını salladı.

Yanmış konağın kapısını arkalarından kapatıp paslı kilitle tekrar kilitlediler. Dışarıda bardaktan boşanırcasına yağan yağmurun altında, Fırtına Deresi’nin coşkun sesini dinleyerek Elif’in ahşap evine doğru yürümeye başladılar. Asaf, her adımında geçmişin küllerini arkada bırakıyor, ailesinin katiliyle yüzleşeceği o güne biraz daha yaklaşıyordu.