7
GELİNLİK VE DEDEKTİF
7. BÖLÜM — PEŞİMDEKİ GÖLGE
Eski depodan uzaklaştıktan sonra bir süre daha yürüdüm.
Hava iyice kararmıştı. Londra'nın sokaklarını kaplayan sis yüzünden birkaç adım ötemi görmek bile zorlaşmıştı.
İçimde garip bir huzursuzluk vardı ama nedenini tam olarak anlayamıyordum.
Birkaç sokak ilerlediğimde arkamdan ayak sesleri geldi.
Yavaşladım.
Sesler de yavaşladı.
Biraz daha yürüdüm. Bu kez ayak sesleri yeniden duyuldu.
Arkamı dönmedim.
Beni birinin takip ettiğinden şüpheleniyordum ama bundan emin olmadan bir şey yapmak istemiyordum.
Sokağın kenarındaki bir dükkânın camından arkama baktım.
Sislerin arasında uzakta bir gölge gördüm.
Ben yürüdükçe o da yürüyordu.
İçimden derin bir nefes aldım.
Demek yalnız değildim.
Hızımı değiştirmeden yürümeye devam ettim. Bir süre sonra küçük bir sokağa girip binanın köşesinde durdum.
Ayak sesleri birkaç saniye sonra yaklaştı.
Bekledim.
Sesler bir anda kesildi.
Sokağa baktım ama kimseyi göremedim.
Sadece sis vardı.
“Kim olduğunu bilmiyorum ama beni korkutamazsın,” diye fısıldadım.
Bunu söylerken kendimi bile pek inandırabildiğim söylenemezdi.
Bir süre daha bekledikten sonra hana dönmeye karar verdim.
Odaya girdiğimde kapıyı kilitledim ve çantamı masanın üzerine bıraktım.
Tek istediğim biraz olsun sakinleşmekti.
Fakat çantayı açtığım anda bütün düşüncelerim bir anda dağıldı.
Defterim yoktu.
Çantanın içini tekrar tekrar karıştırdım. Ardından diğer gözlerine baktım.
Yine yoktu.
Edward Hale'in ölümüyle ilgili notlarım...
Thomas Whitmore hakkında yazdıklarım...
Hepsi gitmişti.
Bir an olduğum yerde kaldım.
Çantadaki diğer eşyalarım duruyordu.
Sadece defterlerim yoktu.
“Hayır…”
Masaya oturdum.
O anda eski depoda yaşananları düşündüm.
Beni orada biri takip etmişti.
Şimdi de defterlerim kayıptı.
Arada bir bağlantı olduğuna emindim.
Belki de beni bir süredir izliyorlardı.
Belki de defterleri almak için uygun zamanı beklemişlerdi.
Edward'ın zarfını hemen kontrol ettim.
Hâlâ çantamdaydı.
En azından onu almamışlardı.
Ama defterler gitmişti.
Başımı ellerimin arasına alıp düşündüm.
Edward Hale.
Thomas Whitmore.
Üç cinayet.
Aynı gizemli işaret.
Eski depo.
Ve şimdi çalınan defterler.
Bunların birbirinden bağımsız olduğuna artık inanamıyordum.
Fakat beni asıl düşündüren şey, defterleri alan kişinin araştırdığım her şeyi öğrenmiş olma ihtimaliydi.
Pencereye doğru baktım.
Sisli sokağın karşı tarafında bir gölge duruyordu.
Bu kez daha dikkatli baktım.
Hareketsizdi.
Sanki bana bakıyordu.
Gözlerimi kıstım.
Bir an sonra gölge ortadan kayboldu.
Hemen pencereye yaklaştım.
Sokağa baktım.
Kimse yoktu.
Ama artık bundan şüphe etmiyordum.
Biri beni takip ediyordu.
Ve kim olduğunu bulmam gerekiyordu.